istanbul senfonisi

1.

soğuk bir istanbul akşamısın
üstün başın ayrılık
ey uzun yolların vazgeçilmez yolcusu
bu ayrılık sana
nereden kaldı

gittiğin her kent
ötekine istasyon

yalnızlık kokuyorsun
zemheriyle karışık

bütün telefonlar yüzüne kapanıyor
bütün kapılar suratına

kimliğini kaybettin
o eski garlarda
birden
bir dostun geliyor aklına
o eski garlarda
içinde ılık bir izmir akşamı
körfezde bir vapur irkiliyor
kaybolan eski yıllarda

ey uzun yolların vazgeçilmez yolcusu
derelerle aktın
yağmurlarla yağdın
rüzgarlar kuytulardan çıkarıp geldi seni
bahar geldi
sen geldin
çiçek açtı
sen geldin

seni vuracaklar çocuk
incecik gülüşünden vuracaklar
ben ondan korkuyorum

sen yüreklerin dayanılmaz sancısı
bu sevmeler sana nereden kaldı
martılarla uçtun
mahpuslarda yattın
dikenli teller
yargısız infazlar
ve bu uzun hayat...

hangi köprülerden
mayın tarlalarından

en güzel şiirimizdin
şairlerle vurdular seni

seni vuracaklar çocuk
incecik duruşundan vuracaklar
ben ondan korkuyorum..


<bkz: gulcemal durdu>

   king of the tawn   14.03.2009 17:05
   #1250965
2.

yönetmenliğini nazım hikmet ran ' ın üstlendiği 1934 yapımı belgesel.

   cruel eyes   12.09.2010 02:04
   #2163058
 
reklamı kapat

yazdır