kaan ince

1.

2 şubat 1970 ankara doğumlu, ağustos 1992’de ölümü seçen şair. 22 yaşında ölüme koşan, kaybolan şair.


"özürlü bellek, bir anda çağırınca yanına yitik aşkı, yengeç ayaklı saat kulesi dümen kırar: ateş çanları. söktü gözlerimden acıyı telaşlı sular, yadsıdı yalnızlık yalnızlığını. ah bir harita zavallığıma.

gül diye diken açıyorum dalda, bak külü ıslanıyor sevginin, ikinci kez yanmasın diye. son bir kez geçiyor düşümden yüzümü kıran gölgem, bildik ayrılıkların büyüdüğü. bir daha uykusuz kaldı yeryüzü.

evrende hangi eşyanın çığlığı gözlerime vuran?

sadece bir yıldız, yoksul çocukların uçurtması, anılarına çektikleri içimde hüznümü kanatan."

***

korkunun elleri yüzümü kapatsa da
biliyorum korkumun yarısı ecel, yarısı umut
bu sevda benim, bu ölüm de
karışmayın sakın ha hiçbirimiz

bu ince sızılı yaşam benim...*

   muque   06.11.2006 12:08
   #100328
2.

gölgemde asılı duran bilemediğim sevdalar
düşlerime girmekte sessizce
kanatıyor göğüs kafesimin içinde içinde çırpınan yüreğimi
gençliğimi silemeyen yenginin hüznü
ne oldun ölüm serpiyorum seni
yalnızlıkta oyduğum, acıdan gerilmiş dağların yarıklarına

ateşe uçarken sıradan kanatlarımla...*

   muque   06.11.2006 12:09
   #100330
3.

"mektup
yarım kalmış acılar denizi pencereme konardı geceyle, savrulurdum. gözyaşı kokusuyla dolu bir kuğu, zamanın sonuna kalkan, sürgünümdü; göz mavisi duman, sessizliğim. aktım ölü deniz kızıyla gökkuşağı saklı mektubun içine, pulumuz rüzgar oldu, postacımız güvercin. civa gibi eridik kabımızda. kırmızıya gittik. hemen yokladım yüzümü yağmurun yuva yaptığı ellerimle. iyice şaşırmıştı alıcısı vapur ıslığımızın. saplandı gözlerimin ışığı yeni güne.
mermer bir kayıkla geri döndük
diğer yarısına acının,
usulca çekildi deniz,
son bulduk, yenildik.
artık yataksız bir liman yüreğim, soğuk ve loş. kırık
düşlerim. serçelerde gözlerimin buğusu. buruk içim.
böylesi bir yenilgiyi beklemediğim için
sabahın en serin ucunda bağıran ben
intihar edecekmiş gibi sıkıyorum
düşük boynuma asılı sonbaharı.
çekildi yaşanan hıçkırıklara, yaşanmayan düş kırıntılarımızla boğulduğumuz odaya. düştü saat duvardan, telefon diye çevirdim yelkovanı: imdat. akrep soktu kendini. çan sesleri, ezan sesleri, mart sesi, çatılarda kaldı gecenin gizi. unuttum mektubun içinde boğulduğumu. elveda."

yazdigi son $eydir..

   henry flower   06.01.2008 00:30
   #804044
4.

okunası bir şiirini paylaşmış olduğum şair

ka n

yüzün yakamozlanır akşam saatlerinde
kime çıkmaz piyangosu hüznün
belki de sombalığa en son
ve demir kırı bir taya
ertesi yasaktı, es vardı
bir tek uzun gecelerde

çıkrığında intihar edeceğim kuyu
zaman kuyusu, soluksuz ve ıssız
inip çıkar ölüm, durana dek yüzümdeki
sevişen kederlerle gülün gümü
adımdan çıkardım bir a
gözlerimde gezer geriye kalan

   bigbig   24.12.2011 03:19
   #2465177
 
reklamı kapat

yazdır