kadrolasma

1.

bir iktidarın devlet kurumlarına kendi yandaşlarını yerleştirmesi hadisesi. canım yurdumda bolca yapılır bu evet.

   asbb   20.12.2006 00:32
   #149461
2.

<bkz: osmanlının kazandığı toprakalara kalıcı hakimiyet adına müslümanları yerleştirmesi>*

   burakadam   20.12.2006 00:34
   #149464
3.

iktidara geçmiş birinin hısım-akrabayı işe güce sokmasıdır. herkes karşı çıkar ama kimse o işe girenin yerinde olduğu zaman -nedense- ağzını açıp da bişey söyleyemez. çıkarlar doğrultusunda kişinin iyi ya da kötü olarak tepki verdiği hededir.

   bikalkgityaa   20.12.2006 00:37
   #149467
4.

<bkz: akp>

   paranoyakk   25.12.2006 23:44
   #156477
5.

<bkz: sozlukteki kadrolasma>

   pul koleksiyoncusu   25.12.2006 23:45
   #156481
6.

-hele hele milli eğitimde çalışıyorsanız herdaim karşınıza çıkan pis bir durum
-yeter artık olmaz ki bu kadar da yapılmaz ki dedirten inim inim inleten pis durum

   dibace   26.12.2006 00:25
   #156573
7.

anayasa mahkemesi,yök,cumhurbaşkanlığı,ordu... alın size asıl kadrolaşma.

   sudankorkmayanjason   17.05.2007 13:02
   #401451
8.

cumhuriyet kurulduğundan beri chp nin yaptığı en iyi iş.

   infitar   17.05.2007 13:54
   #401547
9.

garip bir kavramdır türkiyede. tıpkı bilimdaşları gibi hep istenildiği taraftan bakılır. aslında anlamı bir bölgede, kurumda veya bir toplulukta istenmeyen bir iç bölünmenin oluşmasıdır.

fakat türkiyede başa geçenlerin altına veya üstüne atanlar sonucunda oluşan yapılanmaya verilen addır.

aslında 1500 senelik anadolu tarihinde veya bakıldığında bilmem kaç milyon yıllık insanlık tarihinde en anlaşılabilir davranıştır.

mantığı aynı kalmak kaidesi ile sadece görevdekiler farklılaşmaktadır.1700 lerden sonra saray içindekilerin, 1800'lerde meşrutiyet meclislerindekilerin, 1900 lerde ittihatçılarla bolşeviklerin, 1920 lerde kuvayi milliyecilerin hatta milli mücadele döneminde atatrük ün, 1950 ye kadar chp'in, 50-60 arası dp'nin, 80'e kadar komünistlerin, 80'den sonra tekrar sosyelist ve karşıt olarak islamcıların yaptığı en basit en bayağı devlet geneleneklerindendir.

mantığı basittir, elbette elinde yetki olan kişide kişi olmasından velhasıl olarak bir düşünceye sahiptir. bu sahip olduğu düşüncenin doğruluğunu savunmakta ve düşüncesinin gereğince kendine düşeni yapmak istemektedir.bu cihetle de görev arkadaşı ve astı olarak pek tabi ki kendi çevresinden insanları, nadirende reklam açısından karşı taraftan kendine yakın kişileri seçer.

buraya kadar anlaşılmayan pek birşey yok sanırım.buradan sonrası aslında daha basit, nasıl ki ecevit zamanında inönünün tabanındakilere birşeyler vaadederek chp'yi ele aldı ise, nasıl ki demirel 7 kere gelirken bazılarını da yanında getirdi ise, nasıl ki atatürk milli mücadele de karabekir'e, ali fuat paşa'ya, inönü'ye güvendi ve sonrasında onları mükafatlandırdı ise günümüzdeki de bunun aynısıdır.

iktidardaki otorite elbetteki yetkisini kendi işlerini daha kolay yapabileceği kişilerden yana kullanmak ister.

fakat memleketimin acı bir gerçeğidir ki; bunu isteyen yani kadrolaşmayı yapan üst kadroların istediği biri olunca kimse ses etmiyor fakat istenmeyen yeni biri gelince gazeteler durmaksızın "insafsız kadrolaşma" çerçeveli manşetleri basıyor da basıyor.

son iktidarın kadrolaşma yapmadığını söylemek imkansız ama kadrolaşma yapmak istemeyen bir yönetimden bahsetmekte imkansız. hatta son iktidarın öncekilere rağmen daha adil bile olduğunu söyleyebilirim.

örnekse , teziç ile özcan kıyaslayalım.teziç'in yakın çevresine yücel aşkın'a samsun rektörlerine ve son çıkan kayıtlarına bakalım, nerelerle ne ilişkiler kurduğunu görelim.
bir de özcana bakalım, çıktığı yer onu atayanların görüşüne genelde uymayanların bulunduğu odtü, sevilen bir hoca ve ileri derecede dinci bir insan değil.

bence fazla adil.sonuçta baktığımızda; ülkemde öcü imiş gibi görülen ama aslında her yerde herkesin yaptığı(sınıf başkanı bile sevdiğine az çarpı koyar hatırlayın) fakat muhafazakar kesim yapınca göze batan, haklı taraf tutma.

atlamayın efendim yönetici taraf olur mu diye. tabi ki olur , taraf olmazsa niye ona oy versinler ki, yani onun gibi düşünmese niye onu seçsinler ve diğer türlü düşünenleri seçmesinler.elbetteki taraflaşma, bunun sonucunda da kadrolaşma demokrasinin, cumhuriyetin, meşrutiyetin, monarşizmin, feodalitenin vazgeçilmez bir parçasıdır.

   tosbaa   15.03.2008 16:02
   #870807
10.

#2248453

   bart simpson   03.12.2010 17:05
   #2248517
 
reklamı kapat

yazdır