kanal tedavisi

1.

diş sinirleri tamirine verilen isim.*

   dinginlik arayan ada   26.11.2006 12:26
   #119867
2.

beyni testislerinden biriyle yer deği$tirmi$ yazar tipine anal tedavisi diye bir serbest çağrı$ım yapan di$ hedesi.

   ikiekmekbimaltepe   10.12.2006 21:22
   #138031
3.

zavallı dişçi* tüm iyi niyeti ve çabasıyla tedavi yaparken içinizden ona saydırdığınız tedavi türüdür.

   yellowledbetter   27.01.2007 00:26
   #193583
4.

zamanında tedavi edilmemiş, teşhis ve semptom izlemesinde geç kalınmış diş çürüklerinin nihayetinde hastanın beynine metastas yapması ile can acısından ölüme sebebiyet verebilen çürüklerin kurtarılabilecek umuduyla yapılan tedaviye verilen ad.

<bkz: panama kanalı tedavisi>

   yatay zeka   27.01.2007 00:28
   #193585
5.

diş kökü ve mine içindeki tüm sinirler mm. lik vidalar vasıtası ile kanırtarak alınır. ve açılan kanalın içine ilaçlı dolgu konulması ve akabinde hastanın isteği ve cukkasına bakılarak lazer doldu ile eskisinden yeni görünüme kavuşur diş. ve fakat içindeki tüm sinirler alındığından mütevellit diş rengi bir süre sonra gri-somon pembe arası bir renk alır. iş bu suretle eğer kanal tedavisi yapılan ön kesme dişiniz ise eşşek gibi para bayılıp dolar kurundan yepisyeni porselen dişe sahip olursunuz.
*

   yatay zeka   27.01.2007 00:32
   #193589
6.

bir kere kanal tedavisi yaptıracaksanız diş hekimine kendinizi zor atmışsınız ve "dişlerimle beraber kafamı koparsa umrumda olmaz" modundasınızdır. lakin muayenehaneye girerken hafiften üçbuçuk atarsınız. fakat başka çareniz yoktur. sike sike oraya gideceksinizdir. doktor şö'öle bi' bakar dişinize. sonra röntgen çektirmeye gönderir. hava soğuktur ve usul usul kar yağıyordur. dişleriniz takırdıyordur ve engel olamıyorsunuzdur. dişleriniz her birbirine çarptığında; "*mını sikiiim","ananı sikim" ve türevi sanat harikalarını sarfedersiniz. gider röntgeni çektirir gelirsiniz ki bu arada geçen eziyetleri anlatmıyorum bile. sonra girersiniz yeniden doktorun muayenehanesine. doktor şükür ki boştur. lan salak zaten şu an benim randevum tabi boş olur diyemezsiniz. zira diş ağrısından dolayı beyin fonksiyonlarınız normal zamanların %15-%20'si kadar çalışmaktadır. sonra geçer oturursunuz o malum dişçi koltuğuna. ve bildiğiniz bütün duaları okumaya başlarken o an cenabet olduğunuzu hatırlar ve bi' siktir daha çekersiniz. doktorlar yan odada olduğu için kısık sesle de olsa küfür edebilirsiniz. içeriden enteresan kelimeler geçen cümleler duyarsınız. bilmemneyjezik vs vs... sonra içeri gelir bi' doktor. dişinde enfeksiyon var iki dişinin de dolgusu düşmüş der. sen hiç iplemez bi' şekilde "neyse yapın işte doktor sizsiniz. et kemik ne varsa sizin. yeter ki kurtulayım şu ağrılardan" dersiniz. tabi dersiniz amına koyim. nasılsa kanal tedavisinin parası babanızın cebinden çıkıyordur ve sizin taşaklarınız serindir.doktor aç ağzını der. elindeki demir bi hedeyle ağrıyan dişi teyit etmek ister hayvan. bi koyar ağrıyan dişe. sizden gelen çığlık teyit işlemini fazlasıyla tamamlamıştır. attığınız o efemine çığlık kendi kulaklarınızda yankılanmaktadır artık. doktor yanındaki asistanının hazırlamış olduğu morfini 3 yerden damağınıza salar. bekle uyuşsun der. uyuşmaz amına koduğum. sonra bir tane daha. yine uyuşmaz. sonra doktor sorar. antibiyotik kullanıyor musun çok? kullanmayan ve hatta öle ota boka antibiyotik atmaktan tilt olan birisinizdir. yok dersiniz. peki.. der, "uyuşturucu kullandınız mı?" yok desen belki operasyonun gidişiyle alaklı bi sorun çıkacak, evet desen babanın kulağına gitse amına koyacak*. sonra doktor babacan bir sesle söyle çekinme hipokrat yemini var der. evet dersiniz. sonra üçüncü morrfin ve daha sonra dördüncü morfin. artık uçmaya başladığınızı düşünmeye başlamışsınızdır. ama o amına koduğum diş uyuşmamıştır. doktor artık bıkmıştır. dayanabilir misin? diye sorar. evet dersiniz. şükür az da olsa uyuşmuş gibi olduğuna inanıyorsunuzdur. biraz da "lan zaten çekiyorum bir haftadır yarım saat daha biraz daha fazlasını çeker kurtulurum" düşüncesi vardır. sonra doktor sizi ilgili operasyona hazır hale getirir*. artık ağzınız açık doktorun insafı ve becerisine bırakmışsınızdır kendinizi. çok acımaz be diye avutursunuz kendinizi. ve fakat acı başlar. dişinizi bir hede ile delmektedir doktor. gözünüzden yaşlar gelir. ağzınızdaki o 4 tane makinadan dolayı bağıramazsınız bile. sonra doktor dişinize bir vida sokar. vidayı kıvırır. gırç! şeklindeki sesin bütün hücrelerinizde yankılandığını hissedersiniz. sonra bir çekme çeker o vidayı. "ahan amına koyim beynimi çekti bu sefer." dersiniz. ama yok. vidanın ucunda sarımsı kırmızımsı bir iğrenç damar durmaktadır. ve içinizden kendinize küfür edersiniz.
-lan fenerli adamın sinirleri sarılı kırmızılı olur mu ulaaan!!!!
ve sonra devam eder doktor vida işini yapmaya. lakin beklenmedik bir durumla karşılaşılmıştır. içeriden diğer doktoru çağırır. ikisi birden ağzınıza eğilir ve bakarlar. ve diğer doktor size tarihin ayarını verir:
- kanalları çok küçük. iyice genişlet sonra devam et.
iç sesiniz feryat figandır:
- çekiceiiniz iki sinir. sokuonuz vidayı çekionuz. ne diye gururumla oynadınız. hayvanoğlu hayvanlar.
sonra kanallarınız genişletilir. ve tedavi devam eder. gözleriniz kan çanağına dönmüştür. birdaha morfinsiz su bile içmeyeceğinize yemin fln edersiniz o sinirle. ve tedavi bitmiştir ama siz de bitmişsinizdir.

<bkz: uzun olduğu için okunmayan entryler>
<bkz: okunmayı hakediyor bu>

   flam   27.01.2007 00:46 ~ 00:48
   #193611
7.

dentofobi dişçi korkusunun başlıca sebebi.

   yatay zeka   27.01.2007 01:00
   #193636
8.

gün itibariyle yaşanan deneyim sonucu anlaşılmıştır ki abartıldığı kadar olmayan operasyondur * * *. söz konusu operasyonun en eziyetli kısmı uyuşturma safhasıdır. evet doğru okudunuz, uyuşturulduktan sonra, bir iki istisnai sızı dışında, hiç bir şey hissetmezsiniz. lakin insanların beynine öyle bir yerleştirilir ki bu kanal tedavisi meselesi, hasta bu korkuyla hiç acı çekmeyecekken, psikolojik ağrı denen şey gerçekleşir. tedavinin uzunluğu, diş ve diş kökü durumuna göre değişir. bu meselede erken tanı çok önemlidir. iltihap diş köküne ne kadar çok yayılmış ise tedavinin süresi de buna paralel olarak artar, dişin kurtarılabilme ihtimali azalır. uyuşturulma dışında çekilebilecek en şiddetli sızı, ki o da uyuşturulurken çekilen sızıdan çok çok azdır, ihtihaplı kökteki sinirlerin alınması sırasındadır.

sonuç olarak; eğer kötü durumda olduğunu düşündüğünüz ancak kanal tedavisi yaparlar diye korktuğunuz bir dişiniz varsa, korkmayıp bir an önce dişçiye gitmenizi tavsiye ederim. çünkü iltihaplanmanın sonraki safhası kangrendir ki o durumda diş kurtarılamaz, çekilir. ve şu bir gerçektir ki çekim sırasında çekeceğiniz ağrı ve sızı, kanal tedavisinden daha fazla olabilir. buna ek olarak dişinizi de kaybedersiniz. siz siz olun diş hekiminden ya da kanal tedavisinden korkmayın, çürüklerden korkun. gidin, kendinizden emin bir şekilde koltuğa oturun, rahatlayın, vücudunuzu serbest bırakın ve hekimin sorularına cevap verin, gerisi ise çocuk oyuncağı. yalnızca anestezi sırasında iğne yapılırken canınız yanabilir, o da anestezi olduğu için çok kısa sürer. *

   yadigar ucanpehlivan   20.11.2007 19:56 ~ 19:57
   #733740
9.

bir insan evladının hayat boyunca başına gelebilecek en kötü durumlardan birisi.* yıllar yılı yenilen nutellalar, magnum duble çikolatalı dondurmalar ve bilumum gazlı içecek gibi dişin anasını ağlatan maddelerin dişin tamamen çürütmesinin ardından gecelerce boyu çekilen diş ağrılarından sonra, artık dayanamayan ve dişçiden ölesiye korkan bünyenin doktora gitmesiyle başlayan doktor ve hasta arasında geçen iki kişilik çetin mücadeledir. ya diş çekilecek ya da kanal tedavisi olacaktır. çünkü o dişten umut kesilmiş varlığı sadece ve sadece düşmana dilenesi ağrıdan ibarettir.

dişçinin marifetine göre 3 veya 4 seansı kapsayan bu tedavide yöntem, dişin içindeki kanallarda bulunan sinirleri alarak dişin mevcut işlevinin sona ermesidir. yani o sinirler alındıktan sonra, diş orada sadece figüran olarak kalıyor, ne çürümeye devam ediyor ne ağrısı oluyor ne de başka bir şey. öyle bi diş işte yani. kendi halinde, hiçbir şeye dokunmayan, mazlum mu mazlum, acıyı çekip kenara sinmiş, melül, sevimli, ununu elemiş eleğini sahibinin götüne sokmuş bi diş.*

ilk seansta kulaklara kadar varan bir hissiyatsızlık sağlayan uyuşturucudan sonra ivedilikle kanallar açılır, sinirler alınır. takribi 45 dakika boyunca o ağız açık kalacak başka bir yolu yok. kazayla kapatsan, nefes alsan derin derin, öksüresin gelse imkanı yok. o kanallar açıkken oraya tükürük giderse, kaldır at kendini. bitti yani o kadar uğraştığın. tükmüğün içindeki mevcut olan asidik bilmemnelerden dolayı, o bölgeye giderse sıçırtırmış insanı. her ne kadar uyuşuk olsa da ağızın içinde meydana gelen her boku hissedebiliyorsun acı duymasan da. önce küçük bir iğnemsi şeyi kanallara batırıp alabildiğine çeviriyor uzun bi süre dolma gibi iki parmağını ağzın içine sokarak. epey bi cebelleştikten sonra, çok ince solucanımsı sümükümsü olan siniri çıkarıyor, çıkarmanın sevinciyle gözünüzün önünde sallıyor bi' güzel. neredeyse kalkıp halay çekme kıvamına geliyoruz hep birlikte.

ikinci ve üçüncü seanslarda dişin sinirleri tamamen alındığından hiçbir şey hissetmiyorsunuz. yani uyuşturmaya da gerek kalmıyor. sadece o anlarda her an acıyacakmış gibi geldiğinden bünyede adrenalin sirkülasyonu had safhada oluyor. normal şartlarda iki, fazlası üç, stresella gibi insanüstü kişilerde de dört kanal mevcut oluyor. ikinci seansta kanalların içine milimetrik hesaplar yaparak bakır-kromdan yapılmış çubuklar yerleştiriyor. süresi ilk seansa göre daha kısa olan bu aşamada doktor sayko oluyor çünkü o boyutları almak çubukları yerleştirdikten sonra ucu yakılan bir demirle bakır-kromdan yapılmış çubukları düzleştirmek tedavinin en can alıcı noktası. bir gece dinlenmeye bırakılan çubukların yamuk yapıp yapılmayacağı bekleniyor.

ertesi gün akıllı uslu çubukları özümseyen dişe cillop gibi dolgu yapılıp, serüvenin sonuna geliniyor. zılgıtlar çekiliyor, uzun zamandır yenmesi özlenen her şey o gün içinde öküzce yeniliyor. bir dişi çekip yerine yapay bir diş yapmaktansa mevcut olanın kurtarılmasının haklı gururundan doktora hayvan gibi para bayınılıyor. aradan kısa bir zaman sonra doktora iki katı fazla para verip acı acı kazıklandığını öğrenen hasta, ikinci kanal tedavisini yapması için yana yana güvenebileceği doktor arıyor.

bu hikayedeki sosyal mesajlar.

1) dişlerinizi fırçalayın.
2) dişlerinizi fırçalayın.
3) dişlerinizi şimdi hemen fırçalayın.
4) kalk çabuk dişini fırçala!
5) kalksana!!
6) az çikolata ye.

   stresella   27.02.2010 23:03
   #1961611
10.

kendisine güvenip de bakmadığınız dişleriniz için sonraısnda çok pişman olursunuz. bu tedavi orjinal vücut yapınızı değiştirmek demektir. tedavisi yapılan o dişten bir daha ahyır gelmez. dikkatli olunmalı.

   bdisaster   28.02.2010 14:41
   #1962112
11.

günlerdir cektiğim ağrıya artık dayanamamam sonucunda saat 22:30 suları tanıdık olan diş doktorumuzu aradım.özel bi hastanenin doktoruydu.neyse efendim gittik gece gece.bi laf vardır dişçinin merdivenleri cıkarken ağrı geçer diye.yalan...bi dirhem geçmedi.oturdum koltuğa.mütiş şekilde dişçi korkum vardır zaten.baktı kanal açmamız lazım dedi.tamam dedim.fısfısı sıktı,tükür dedi...ben tükürdüm kafamı kaldırdım oha adam iğneyi hazır etmiş.vurmaya başladı iğneyi.ben şimdi acıyacak birazdan acıyacak derken tansiyon eksilere düştü.kalktım dolaştım istersen sonrada yapalım ama iğnenin etkisi geçince tekrar ağrır dedi.bende başlıyalım dedim.dişi açmaya başladı bende en ufak bi acı bile olmadı gayet iyi uyuşmuştu.sinirleri öldüren bi ilaç koydu geçici dolgu yaptı 3 gün sonra gel dedi.buraya kadar her şey normaldi asıl mesele ikinci seansta başladı.

tekrar gittim bu kez iğneden de korkmadım.iğneyi vurduktan sonra 10 dk bekleyelim iyice uyussun dedi.bekledim az bi uyusma oldu.dudağımda falan zerre uyuşma olmadı.yarım doz daha vurdu biraz uyusmaya basladı dedim.doktor da tamam o zaman uyusana kadar dolguyu temizleyelim dedi.dolguyu temizledi bi iğneyi büktü içine su sıkıcam dedi.amanınn o iğneyi sokunca beynim nasıl zonkladıysa anlatamam onu.ben bağırınca doktor bi doz iğne daha yaptı.tekrar soktu gene aynı zonklama.
-o zaman tekrar ilaç koyalım iki üç gün sonra tekrar gel dedi.

iki gün sonra tekrar gidicem.benim asıl anlamadığım: ilk seansta tek dozla deli gibi uyusan diş şimdi neden uyusmadığı.neyse üçüncü seansta görücez artık.

   bitterlemon   22.05.2010 14:41
   #2069105
12.

sevdiğim tedavi. her çürüyen dişe yaptırıp bi de kaplattın mı ölenece gider. sinirden arndırılan kanalın içine koydukları çelik vida sayesinde diş artık çeneye kenetlidir. kesinlikle düşmez.

   adanalinacak   22.05.2010 14:52 ~ 14:54
   #2069118
13.

an itibari ile 2.dünya savaşından kalma televizyonuma uyguladığım cerrahi yöntem. ama led televizyonumuz da var fakir değiliz he belirtiyim onu sakın fakir sanmayın yaşayamam.

   blackrons   13.02.2013 02:35
   #2587219
14.

hekimi en çok zorlayan rutin operasyonlardan. uyuşturucu yetersizliği,hasta mızmızlanması,ağız yorulması,dahası işlem bitince akşamına dişi ağrıyan hastanın bik bik söylenmesi. "ilk gün ağrıması normal,sinirleri koparıyoruz boru mu lan!" diye anlatsan da gider orada burada "ağzımın içine etti,bu dişçilerin alayı şöyle böyle" diye söylenirler. ağrıyan dişlerini anestezisiz çekeceksin bunların,bak bakalım bir daha yapıyo mu! ama naapacan işte,hekim ahlakı.
<bkz: sözlüğe içini döken yazar>

   ben guluyo muyum   13.02.2013 02:43
   #2587220
15.

beyninizi yoldan çıkarır. intihar ettirir doktorun anasına kadar gidebilir.

   abiseninyuzunenoldu   13.02.2013 02:57
   #2587224
16.

bir dişçiden tedavi sırasında yüzümdeki korku ve acıyı görmesiyle "her acının sonunda başarı ve mutluluk vardır bunlar yoksa da eğer en azından acıya dayanmayı öğrenirsin" lafını duymama sebebiyet vermiştir.

   this is the girl   28.10.2013 22:10 ~ 22:11
   #2607810
 
reklamı kapat

yazdır