kanser

1.

bir dokuya ait hücrelerin genetik ve ya çevresel etkenlerden dolayı kontrolsüz bir biçimde çoğalıp vücuda zarar vermesiyle sonuçlanan hastalık. doku orijiniyle ilgili araştırmaların neticesinde pek çok tümör çocuklarda on yaşına kadar sırasıyla azalarak hemopoetik organlar, sinir dokusu, bağ dokusu ve epitel dokularda görülmektedir.
yetişkinlerdeyse 45 yaşından sonra kanserlerin %90dan fazlasının epitelyal orijinli olduğu gözlenmektedir.

   plebisit   13.12.2006 09:41 ~ 09:42
   #141712
2.

<bkz: karsinom>

   enigmatic   16.02.2007 12:35
   #220253
3.

teşhis olarak duyulduğunda insanın hayatının gözünden akıp gitmesine neden olan hadise

   splendarchi   16.02.2007 13:10
   #220304
4.

düşmanımın başına gelmesin türünden bir bahistir...

   phurcan   18.05.2007 11:05
   #403676
5.

günümüzde çok yaygınlaşmış, ve sebebi hala belli olmayan hayati hastalık.

   hatun kisi   05.07.2007 00:09
   #521450
6.

kazım koyuncu'nun ''kanser ve konser arada sadece bir harf farkı var. hiçbir şey umurumda değil. ben yeni melek'te konserimi yapacağım. arkadaşlarım üzülmesin, her zamanki şımarık, kendini vermiş halimle çıkıp şarkılarımı söyleyeceğim." demesi sonucu varılan sonuç;konser ile arasında sadece bir harfin fark ettiği hastalık..

   wampirella   05.07.2007 00:16
   #521460
7.

<bkz: lenf kanseri>
<bkz: ilik kanseri>
<bkz: kan kanseri>
<bkz: göğüs kanseri>
<bkz: akciğer kanseri>
<bkz: karaciğer kanseri>
<bkz: mide kanseri>
<bkz: bağırsak kanseri>
<bkz: gırtlak kanseri>
<bkz: rahim kanseri>
<bkz: cilt kanseri>
<bkz: kemik kanseri>
<bkz: serviks(rahim ağzı) kanseri>
<bkz: tüp kanseri>
<bkz: göz kanseri>
<bkz: prostat kanseri>

   anathema   05.07.2007 00:56 ~ 01:31
   #521528
8.

<bkz: kontrolsüz güç güç değildir, öldürür>

   drvirgaba   05.07.2007 01:16
   #521562
9.

arkamda duran daği
kanser belasi yikti
bir el uzatun beyler
artuk bu millet bıktı

hastahane yikildi
sanki benum başuma
kanserden öldü yazun
mezarinun taşina

çoğunun gözü yaşli
herkezde vardur aci
deyin allah aşkına
yokmi bunun ilaci

sizleri bilmem ama
karadenizli yasta
doldu hastahaneler
artık almıyor hasta

doktorlarda çaresiz
şifa allahtan diyor
anla beni doktor bey
yüreğum kan ağlıyor

dayanmıyor yureğum
babam senun acina
aradum raslamadum
kanserun ilacina

   prefactus   01.08.2007 23:14 ~ 23:15
   #585561
10.

insan sağlığını, insan hayatını tehdit eden, karanlık bir bulut gibi gölgeleyen en büyük tehlike.

   broken promises   23.04.2008 23:59
   #902253
11.

izlediği yöntem ve gizemli ortaya çıkış nedeni bakımından en fantastik hastalık.

   meczup   06.05.2008 15:15
   #914001
12.

<bkz: quantum sıçraması> yla ilaçsız tedavi edilebilen hastalık.

   ecetemelkuran   06.05.2008 15:27
   #914009
13.

vucut hücrelerinin kendi kendine savaşı. kendinle savaş. hani insanın en büyük düşmanı kendisidir diyorlar ya. onun vucut bulmu hali.

   dediydi dersin   23.01.2009 00:43
   #1170379
14.

* kanserden korunmanın iki yolu vardır:

1. kanser yapan etkenlerden kaçınma (sigara, fazla yağ tüketimi, kirli hava, kötü yaşam koşulları, kömür tozu, aşırı alkol tüketimi, metil akrilat buharı, asbest, silika aliminyum alçı tozları, zararlı ışınlar, kimyasal maddeler vb.)
2. erken teşhis

kanser ne kadar erken teşhis edilirse, tedavisi de o düzeyde başarılı olur. kanserin belirtilerinden herhangi biri görüldüğünde hemen (hiç gecikmeden) bir doktora başvurmak hayat kurtarabilir.*

   asileta   28.04.2009 00:19
   #1345909
15.

belirli türleri erken teşhis ile birlikte büyük ölçüde tedavi edilebileceği gibi, çok zorlu olanları da vardır. kimsenin başına gelmemesi temenni edilse de, geçen sene annemin başından geçip, gitmiştir.

tabi ki, sigara, alkol, hormonlu gıdalar, fast food gibi kanseri tetikleyebilecek etmenlerden uzak durmak önemli olsa da, günümüz modern çağında özellikle hormonlu gıdalardan nasıl uzak durulabilir orası da ayrı bir tartışma konusu.

bir de, annemin elinde gördüğüm bir kitapta göz misafiri olduğum üzere, kemoterapi hızla geçerliliğini yitiren, fakat yine de 1. sırada gelen tedavi yöntemiymiş, daha iyi ve insana daha az zarar veren tedavi yöntemleri gelişmekteymiş. böylece hastalar kemoterapinin yan etkilerinden kurtulacaklarmış.*

   limonozite   09.05.2009 01:16
   #1368745
16.

çok nadir bir durum olsa da anne kanserse, karınındaki bebeğe de geçebilen hastalık.

   bucin   14.10.2009 17:55
   #1670158
17.

bir hikaye...

o bir kanser hastası.dünyada üç kişiden birinde görülen değişik bir kanser türü.hem kasları hem kemikleri eriyor.ama sadece yüzünde.hastane yapacak bir şey kalmadığı esanada o'nu evine geri gönderiyor.aldılar getirdiler.sol yanağında bir sivilce büyüklüğünde bir yara vardı.iki gün sonra o yara fındık büyüklüğüne,bir hafta sonra ceviz büyüklüğüne,on gün sonra portakal büyüklüğüne ulaşmıştı.kızı bir sabah kahvaltısını ettirmek için uyandırmak istediğinde o'nun uyanık olduğunu ve yüzünün ızdıraptan tanınmayacak bir şekil aldığını gördü.son zamanlarda hep aynı acılı ifade olduğundan aslında normal hali ile tanınamazdı heralde.elindeki tepsiyi bıraktı babasını doğrulttu arkasını yastıklarla besledi tam o esnada adamın yüzündeki yarada ince tel gibi bir şeyin hareket ettiğini fark etti.yara kurtlanmıştı.dehşet içinde kaldı.ne yapacağını bilemedi.''yemeğini yedireyim de eşimle konuşayım,hastaneye götürelim.''diye geçirdi içinden.bu ızdıraba nasıl dayanıyordu babası?yemeğini yedirdi.zaten katı şeyler yiyemiyordu sütün içine reçel,muz,yumurta vs karıştırıp püre haline getirip yedirebiliyordu.adam tuvalete gitmek istedi.götürdüler.adam elini yıkamak istedi,elini yıkarken aynaya baktı ve yüzünde dolaşan kurdu gördü.gözlerindeki ruh acısı tarif edilemez haldeydi.''şimdi seni doktora götüreceğiz,endişelenme baba'' dedi.

hastane o'nu acile aldı,pansuman 15 dk sürdü.yüzünü sarıp geri gönderdiler.kızı kapıdan izledi tüm yapılanları.önce yarayı oksijenli su ile temizlediler sonra steril bir maşa ile yaratıkları temizlediler ve yarayı sardılar.kızı hava alması lazım dedi.doktorlarsa bir süre sarılı kalsın dediler.

iki gün sonra dayanamadı sargıyı açtı kızı.yara kurt kaynıyordu.babasını bir daha o ilgisiz insanların eline teslim etmeyecekti.eczaneye gitti.oksijenli su aldı.yarayı iyice temizledi.bir cımbız aldı.cımbızı alkolle yaktı.tekrar alkolle temizledi.tek tek kurtları topladı.yarayı oksijenli su ile temizledi.sarmadı açık bıraktı.yara kurtlandı kız temizledi,yara kurtlandı kız temizledi ve en sonunda kurtların kökünü kurttu...

o hala yaşıyor.o hala kanser.sırtında morfin bandı ile yaşıyor.bir deri bir kemik halde yaşıyor.sadece 33 kilo.suratının sol tarafı hiç yok.yanak yok,elmacık kemiği yok,dişleri meydanda iskelet gibi...sağ tarafına yan yatıyor ve sol açık olan yerden şırınga ile sıvı yiyecekle enjekte edilerek yaşıyor.sıcak günlerde evde kapalı kalmasın diye bahçeye cibindirikli bir yatak yapıldı ve gece gündüz orda yatıyor.bir nebze daha rahat tabiki..kimse yanına gidemiyor.korku filmlerinde bile rastlanmayacak bir surata sahip.yara henüz beyne kadar ilerlememiş.beyne sıçrarsa ölüm olayı gerçekleşecek zaten.ama o yaşıyor.o birilerini görmek istese de,birileri bu ibret sahnesine tanık olmamak için o'nu görmek dahi istemiyor.herkesten uzak,sadece kızını görerek yaşıyor.eğer buna yaşamak denirse.biz hala kırılan tırnaklarımıza,alamadığımız lap-toplara,bizi aldatan ve terk edip giden sevgililerimize,çocuklarımıza alamadığımız bisikletlere,işsizliklere,ona buna şuna hayıflanalım....

   black magic woman   01.02.2010 18:27
   #1908292
18.

sözlükte geçirdiği 776 günde 0 entry giren 2. nesil yeni yetme ayrıca da kimselere fakettirmemeiş kendini.

   hayallerkahyasi   01.02.2010 18:30
   #1908296
19.

halami benden alandir.
bu yetmiyormus gibi bir de dolayli yollarla hayatimi degistirmis, kotu yapmistir..
bastan 1-0 yenik hale getirmistir..

   sakin i behist   19.05.2010 20:51
   #2066327
20.

4 yaşım: ilk kanserimi verdim. o zaman daha meşhur değildim. yeni başlamıştım şarkı söylemeye hırıltılı sesimle. tazece teşrif edenler oyuncak ayı(yumoş), zebra, kurbağa ve şirinler olmuştu. ve tabiyki yastığım. yas tutmayı keşfediyordum yaşladnıkça. hepsi eşlik ediyordu sözlerime. şarkılarımı ezbere biliyorlardı. çok konuşmuştum onlarla. bir ben birde onlar söylüyordu. yinede tamamlanamıyordu içimden alınan hücrelerin yerini.

ilikokul: turneye çıkıyorduk aile bilmese de. bir öğretmen, çocuğu, eşi ve daha küçük kardeşi. ve çocuğun her kanserinde biriktirdiği hayranları. eşyalar her yaş alışta şehirden şehire taşınıyordu. mobilyalar her şehirde biraz daha yıpranıyor, onlar farketmese de çocuğun içini yansıtıyordu. kırılmaya yüz tutmuş sandalyeler, çarpık bacaklı masalar, kromozom kaplama harika sesli masallar her defasın da farklı bir komyona yükleniyordu. tam eklenecekken mekana koparıyordu zaman ivedilikle tanışmışlıkları geride; hemde katlandırırarak.

ortaokul: ergenlik öncesi sessizlikle beraber nakloluyordu eğitim ve parmaklardan süzülen yaratma hissi. sessizliğin ilhamı ikinci kanserin habercisi idi. idil bret tınısına dost bir ulak yoldaydı, fısıldayacaktı beyaz önlüklerin arasın da tarihi. pop über kültürler vardı doksanlardan sıyrılırken çocukların hafız asında. ikonlar belirlenmişti; şarkılar ve parlayacaklar. hiç bir rengi barındırmayan beyaz değil, siyahtı. siyaha yürürken büyüyen siyatik bünye koltuk değnekleriyle verecekti ikinci kanserini.

15 yaş: ikinci kanserime eşlik ettim. ikinci bir kişilik yaratmıştı çoktan duvarlarla kaplı beynim. en öndeydi izlerken ve hepsinin önüne geçmişti. en önde güçlü bir yıldızın ışığı gibiydi izlerken; artık diğerlerini göremiyordu; karanlıkta ışığa tutulunca heykelleşen bir tavşandan farksız. ana rahminde gram gram büyümenin sebebiydi şarkıda geçen. ve angramıydı tekliğine eklenik gözleri. herkes ağlarken o sadece ışığa bakıp şarkı söylüyordu. ilk defa ışıkta gölgesini gördü; sillüetine seslenen şaman gibi.

21 yaş: her sözün inkarı. deist ıkıntılardan ilham alma zamanı gibiydi çok cuk için. cuk diye oturmuyordu her şey. sorgu zamanıydı; gelişi güzel siz vargılar. oysa şaman hala en derinde kargılarını taşıyordu tınıların son kanserine. perest değildi artık yaratabilecekti başlangıcın sonunu ya da sonun başlangıcını. yeni tarifler öğreniyordu, mantar yemek sebep olmasa bile son uç oluyordu. eline ayağına muazzam düşünme gücünü iten.

25 yaş: son kanserim. renkleri ayırdedebiliyordu. kanser alanı doluyordu her yeni hücre ile. bir anda hepsi özleyeceği renkleri gösterdi dansederek sahnedeki adama. çocuk gibi baktı her birine siyah yoktu. çocuk gibi baktı hep çağıran ilhamı gelmemişti ilk defa. sonun başlangıcını yaratmıştı. yargısız infazını göre-bilmek; sol anahtarına asılmış notalarla konuşabilmek; içinde yürüyen siyahı unutabilmek "bilmek" ekiyle mümkün olmuyordu. ses izi takip etti sözleriyle. son kanseri siyahın hiç olmamış gölgesiyle; gözlerine paralel evrende kaybolup gitti. zamandan, mekandan kopuk bir eskiz gibi.

   hannibal   21.07.2010 16:27 ~ 16:38
   #2111559

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

yazdır