kendi dogrunu mutlak dogru sanmak

1.

doğru matematikde kullanıla bir terim olamanın yanı sıra yapılan işler ve davranışların kişi görecesine göre olması gerektiği gibi yapıldığını da belirten bir kavramdır.

mesela ''yaşlıları bayramda ziyaret etmekle çok doğru bir iş yaptın'' cümlesindeki doğru görece bir kavradır. ''çok doğru söylüyorsun'' bu da kişinin beğenisi tamamlayan bir cümles söyendiğini ve söyleyen kişinin kendi düşüncesinde doğru ifadelerde bulunduğu anlatılmak istenmiştir.

bir sağ partinin diğeri sol partinin üyesi olduğu iki kişiyi ele alalım.

sağ partili diyor ki; ''laik olmak; her dine eşit davranmaktır. öyleyse müslümanların hocaları maaş alırken neden alevilerin dedeleri de maaş almıyor? allah'ın dinini devlet dairesi dışında yaşa ne demek? %95'imüslüman bir ülkeden dinsiz bir devlet modeline geçmek allah-islamiyet inancına ters düşmüyor mu? her zamana gönderilmiş bir dini devlet dairesinde mesai saatleri içinde kabul etmemek ne demek?

sol partili de diyor ki; ''devlet bir dini tutarsa olmaz. laiklik eşitlik demektir onun için devlet dairesine hiçbir din giremez. yani eşit muamele görür dinler. devlet dairesinde islamın gereği başörtü takmak isteyen veya dini vecibelerini yerine getirmek isteyene evinde karışmaz devlet ama devlet dairlerinde karışır. yoksa diğer dinlere de bu tölaransı vermesi gerekir.

bu iki ayrı görüşlere sahp olan kişiler, bir tv programında karşılaştıklarında kendi doğrularını ''mutlak'' doğru kabul ederek karşısındakilere ve izleyicilere empoze etmeye çalışacaklardır. çünkü iki tarafında at gözlüğü vardır. çoğu insanda olduğu gibi. yalnız şu bir mantık gereğidir ki ''mutlak doğruya en yakın olan bir doğru vardır'' ama hangisi?

at gözlüklerini çıkaramazsınız zordur. ama en azından kendi doğrunu empoze ettirmek için hakaret etmeyin, olmayan şeyleri olmuş gibi göstermeyin, karşı düşünceden birinin yaptığı şey yüzünden genelleme yapmayın, saygı gösterin saygı görün.

tek çözüm; demokrasi.

bunu da işine gelmediği zaman yok kabul edemezsin. modernim diyen insanın demokrasiyi kabul etmemesi akıl karı bir iş değildir. millet ve hükümet başörtülü öğrenci alınsın diyorsa alınması gerekmektedir. sana göre doğru ya da yanlış. eğer yanlışsa ve kalabalık bunu istiyorsa şu bir gerçektir ki; senin düşünceni temsil edenler bu zaman kadar düşüncesi etrafına insan almayı becerememişledir.

kendinle çelişmemek için demokrasiyi kullanın.

   ocean dream   25.02.2009 12:29
   #1213247
2.

ikinci dereceden bir denklem ele alalım.

x2-2x-3=0

bu denklemin kökleri ise:

x=3 ve x=-1

sağcısı diyorki denklemin kökü 3'tür. solcusu ise diyorki hayır -1.

hiçbiri yanlış değil ve ikisi de doğru.

her insanın yetiştiği ortamdan çevreden aldığı belli mantık kuramları vardır. öncelikle insan bunu benimsemeli kafasını kuma sokup mutlak bu dememelidir. ve karşısına çıkan her problemi farklı bir çözümü olduğunun farkına varmalı, varmalıki erdem denilen sıfata layık olabilsin.

denklemi kurmanın bir amacı vardır ve o amacın bir çözüm kümesi vardır, bir mantık probleminin bir kaç çözümü olsada problemde verilen ve istenilene bir ya da bir kaç çözüm yolu ile gidilebilir, işte bu evrenselliktir. bu neden çok mantık yolu olabilir ama karşılaşılan probleme göre 3 ya da -1 yolu ile gidilmelidir. ona işte ancak erdemli bir insan karar verebilir.

   ekoko   25.02.2009 13:06
   #1213372
3.

sağcı ve solcu denklem aralıklarını aynı bulabilir matematiğin gereği olarak ama aynı görüşe sahip değillerdir dünya görürşü olarak. aynı çözüm yoluna başvurmayabiliyorlar çoğu zaman siyasi konularda. işte burda sözü edilen durum gerçekleşiyor. kendi doğrunu mutlak sanmak.

çözüm kümesi=( demokrasi)

ergenekon farklı çözümlerinden dolayı çok erdemli bir grup demek ki.

   ocean dream   25.02.2009 13:16
   #1213384
 
reklamı kapat

yazdır