kitaplarin kisiligi

1.

her kitabın bir kişiliği vardır dostlarım. nasıl yani diyorsunuzdur.

mesala dostoyoveski'nin yer altından notları naif fakat kesin çizgileri olan yine de yumuşak bir duruşu, kişiliği vardır. sadece o kitabı mı? aslında okudukça dostoyevski de aynı kırgınlık, naiflik ve yumuşaklığı ardındaki keskin gözleri görürsünüz.

turgenyev'i babalar ve oğullar ise sevgi ve nefreti bir arada barındırır. aslında aşktan nerdeyse hiç bahsetmeyen bir aşktır. bazarov ise bir yanıyla aşık biridir.

goethe'de faust'da dahil romantizm var. almanlar romantizmi seviyor. fakat onu çiğ yemiyorlar. bizlerden farkı o. biz romantizmi arabeske dönüştürür çiğ çiğ yeriz. goethe'nin en büyük özelliği bilgece veriyor oluşu her duyguyu. bir noktadan sonra belki en ilkel güdüler şiir gibi geliyor goethe'de.

bu yüzden -özellikle bu yüzden- goethe bir şiirdir, şair değil! alman düşünürler goethe'den bahsetmemeyi kendine yediremez. bu çünkü bahsedenin en sanatsal yönü oluyor.

goethe bu yüzden, sanattır da.

nietzsche sokak kavgasıdır. marks ise dünya savaşı. ikisinin de nefesinde barut kokusu var. o halde bizzat kitapları da baruttur. camus ise evde strateji oyunlarında öttüren biri sanki. balkon çocuğu, kavgası gerçekçi söylemlerle süslü ama elinde çamur yok hiç.


schopenhauer ise kavgaya girmeyen ama eve gidince sinirini annesine bağırarak çıkarıp odasına geçip oyuncakları ile oynayarak zaman geçiren veledin ta kendisidir. kitaplarında da aynı muzurluk var. belki katılmayacaksınız ama ben öyle görüyorum.

bukowski ise 8 yaşında sigaraya başlayan çocuğun ta kendisidir. kitapları da böyledir. kitaplarında gerçekçilik varken yine de aslında saf bir oğlandır. bu yüzden zaten tüm yaşadıkları. saflar kötü yaşamlara mahkum olurlar. ama herkese göre onlar iyi yaşıyordur.

freud gözlüklü, içine kapanık biri adeta. fakat psikanaliz kitapları ya da totem ve tabu gibi kitaplarında bundan ziyade daha doğrusu bilimsel duruşundan ziyade mantık süzgeci ve edebiyat, sanat ve felsefe bilgisi ile büyüler. hani bu gözlüklü çocukların birden büyükmüşçesine laf etmesi gibi. freud'un büyük bir adam olarak ettiği laflar da insanlığı aşmıştır. ondan reddedilir. insanların tüm korkularına ışık tuttu bizatihi. karanlıkta saklanan sivilceli ergeni gün ışığına çıkardı tüm korkularına rağmen. insanların üzerine çıkması üstlerine basmayı değil içlerinden sanatsal bir naiflikle geçmesi ile mümkün oldu. kitapları bu yüzden incedir. çok ince. fakat onları kıramaz ve yoramazsınız. çünkü çok esnektir.

--------------

bunun daha sürmesini isteyecek okuyucu ve yazarlar olacaktır. ben o birkaç kişiyle bir şey paylaşıyorum ya da paylaştığımı sanıyorum ama saat itibariyle yeter..


bir kitapla başlar yazarın hikayesi sizde, sonra her kitapta onu bütüne tamamlarsınız ve en sonunda aslında her kitabın birer birer o bütünü anlattığını görürsünüz. aynı otobüste giderken yolun ortasına baktığınızda gördüğünüz o beyaz kesik kesik çizgilerin de sizi bütüne ulaştırdığı gibi. oysa her çizgi de bütünün ta kendisidir...


-yer yer cümle düşüklüğü, anlaşılmayan kelimeler v.s olduysa üzgünüm okumadan yayınlıyorum çünkü.

   darkofdirt   22.12.2012 06:20 ~ 06:25
   #2578432
 
reklamı kapat

yazdır