kopek sahibi olmak

1.

ben bunu anlatamam. gerçekten. anlatmaya çalışayım.

üniversitede okuyorsunuz ve bir öğrenci evinde kalıyorsunuz. son sene ve artık sonuncusu diye düşündüğünüz, taşındığınız altıncı ev olan güzel, bahçeli, geniş bir evde kalıyorsunuz. eviniz giriş katı ve üstünüzdeki katta ev sahibiniz oturyor. okula giderken ev sahibinizin annesi yaşlı bir teyzenin ayaklarının dibinde yuvarlanan bir tüy yumağı yaratık,organizma dikkatinizi çekiyor. öğreniyorsunuz ki o bir köpek ve sokakta bir başına kalmış,terkedilmiş. kaderimde bu köpek var hissi. işte o his bu köpeği alabilir miyim sorusunu sorduruyor size ve köpeği alıyorsun. ne içer ne yer nelerden hoşlanır internet ansiklopedi araştırıyor, veterinerlere sorup bilgi alamaya çalışıyorsun. sanki bebeğin olmuş da gözünden sakınır gibi...çok şirindi... ama bu kadar şirinlik fazlaydı aşık etti kendini bana ve ev arkadaşlarıma kısa bir süre sonra. sarımsı,altın rengi tüyleri vardı ve kangal'ın küçüklüğüne benzetiyordum ama büyümüş hali normal köpeklerden daha kısa oluyormuş. her sabah bir yürüyüş ve taze süt. bu köpeğin bir ismi olmalıydı. hayata kötü bir başlangıç yapmıştı ama yenilmemeliydi sahibine de benzemeliydi. evet o savaşçı olmalıydı ismi ''ares'' olabilirdi. ve oldu. zaman geçmiş iki hafta dolmuş ve bağlarımız sıkılaşmaya başlamıştı. sabah beni gördüğünde deliriyordu artık. bir gece ona çok uzun bir ayrılık gibi geliyordu. bazı geceler bana da. onu yıkadığım zamanlar da gece yatağıma alıyordum aynı yastıkta uyuyorduk. film izlerken yanıma gelip patilerini kucağıma doğru atıyordu.kucağıma aldım ve uzandı kucağımda benimle birlikte film izliyordu. allahım nasıl bişeysin sen diyordum içimden. bir ayı geçmiş ve sokaklarda parklarda gezip dolaşmaya başlamıştık. öyle güzeldi ki yemin bile ederim kızlar çalıştıkları yerlerden ''çığlık atarak çıkıyor ve köpeğimi seviyorlardı. benden yakışılıydı ve zaten benim için kimse çığlık atmamıştı. her iyi şey gibi bu da bitecekti. okulum bitiyor ve çanakkale' den istanbul' a dönüyordum. onu verecek kimsem yoktu istanbul'da. ailemin köpeklere olan ilgisi de aşikardı. onlarca telefon yok kimse o sorumluluğu almıyordu. ev arkadaşlarımdan birinin mezun olmasına iki sene daha vardı. o bakarım dedi. hem güvenebileceğim birisiydi. karar verildi. zaman da geldi. ayrılmalıydım. sabahtan öğlene kadar oyun oynadık. sonra yorulduk. tüylerini okşadım,karnını okşadım. o da yanaklarımı yaladı biraz. ayrılma zamanı gelmişti ve ben bir canlı için hüngür hüngür ağlamaya başlamıştım. nasıl odlu nerden geldi birden şarıl şarıl yaşlar akıyor dudaklarım titriyordu. ares bana bakıyordu eğlenceli bir hali yoktu eskisi gibi anlıyordu sanırım. zaten valizlerle kapıdan çıkarken ince bir sesle çığlıklarından anlaşılıyordu. elveda aresim! senin o saf sevgini kimse de görmedim.

   ocean dream   22.02.2009 03:35 ~ 03.04.2009 00:32
   #1209039
2.

eger golden retriever gibi tatlı köpeğiniz varsa diyecek bişey bulamıyorum..*

   amelie   22.02.2009 03:42
   #1209047
 
reklamı kapat

yazdır