kucukken kendi olumunu dusunup aglamak

1.

dünyanın en masum, en saf acı çekişi.

benim için her gece yatağa yattıktan sonra başlıyordu bu ritüel. ölmüşüm de, kendi cenazemi izliyorum uzaklardan.

herkes ağlıyor arkamdan. çok sevenim var, arkadaşlarım falan da gelmişler. anne-babamı düşünürken gözümün kenarından yaş süzülmeye başlıyo falan. çok üzülüyolar tabii. keşke istediği bisikleti alsaydık da ölmeseydi diyolar.

arkadaşlarım fotoğrafımı taşıyo ellerinde, sırama çiçekler bırakıyolar. en çok hande ağlıyo, bi' de tuğba, en yakın arkadaşlarım onlar ya. pelin de çok paralıyo kendini ama onunkisi hep dikkat çekmek için, biliyorum. bi' kere daha sinir oluyorum ona. gıcık.

sonra bi' de erdal var. ilk aşkım. o da çok ağlıyo, gizli gizli fotoğrafımı seviyo falan. ağlamasının bahanesi de hazır, "şimdi yakalamacılık oynarken kimi kovalıycam ben?"

bu noktadan sonra artık iç çeke çeke ağlama faslına geçiyorum, hıçkırıklarım duyulmasın diye kafamı yastığa gömerek. ağlaya ağlaya uykuya dalıyorum sonra da.

hey gidi.. bu da böyle bi anımdı paylaşmak istedim.

ayrıca: <bkz: cocukken yapilan salakliklar>

   crml   28.07.2010 01:25 ~ 03:33
   #2115385
2.

genellikle ergenlik çağında kurulan bir hayaldir.*

   affan   28.07.2010 01:52
   #2115396
3.

büyüyünce değişen nokta ağlamak yerine saçma sapan şeyler yapmak oluyor zannımca. nerede yamaç paraşütü yapan, aşırı hız yapmakla falan övünen, kendini serseri grubunun içine atıp kavga çıkaran bir insan var, orada nasıl olsa ölmeyecek miyiz, ölümlü dünya, ne zaman öleceğimiz belli değil, belki birazdan ölecem diyen bir insan var. onun gözleri kaymış, kafası töbe yarabbim allah bullak.*

   eowyn   17.07.2011 18:32
   #2400691
 
reklamı kapat

yazdır