kule cambazi

1.

çınar yayınlarından çıkan bir diğer sunay akın kitabıdır.

çocukluğunuzda oyalanmanız için elinize tutuşturulan boyalı kalemlerle üzerinde gidip geldiğiniz sayfaları bir kerecik sunay akın'a vermeyi hiç düşündünüz mü? onun büyülü sözcükleriyle çizdiği resimlerin içinde hiç kimsenin göremediği güzel bir ayrıntıydınız belki de... gün oldu, o resimlerde sizi hezarfen'in kanatlarına bindirdi; herkes o güzelim insana şaşkınlıkla bakarken, siz bulutlara yüzünüzü sürdünüz. gün oldu, batan bir denizatının haberiyle sarsılırken tüm dünya, içinizden bir parça koptu; siz hafifledikçe belki o gemi yeniden suyüzüne çıkar diye düşündünüz... ama o resimlerde kızgın bir çöle bile düşseniz, sunay akın'ın usta elleriyle verdiği gölgelere sığınabileceğinizi hep bildiniz. serüven sürüyor... haliç'te yan yana duran yedi gemi düşünün ve uzunca bir halatın o gemilerin yedi direğine gerildiğini... haliç'i o halatın üstünde geçmeyi başaran canbaz şahin olmak istemez miydiniz? ne dediniz, yükseklik korkunuz mu var? o halde, bir koyunu omuzlarına alıp ip üstünde ilerleyen ve hatta onu kurban edip mangalda pişirerek afiyetle yiyen ahmet ağa'nın muhteşem gösterisini izlemeye hayır diyemeyeceksiniz... düşlerinizde bir çizgi çekin dün ve bugün arasına, hatta yarına uzaya giden, yılları yıllara bağlayan... gördünüz mü, o çizgi üstünde sunay akın yürüyor!.. oyuncaklarla dolu bir el arabasını katmış önüne, şiirler okuyarak dengesini buluyor yaşamın. düşecek diye korkmayın sakın. bir yanı şiir, bir yanı düzyazı; hangisine düşse söz canbazı oluyor bu kez. ve ustaca beceriyor her ikisini de!

   beelzebufo   21.04.2008 12:42
   #899189
 
reklamı kapat

yazdır