l amant

1.

ilk ask olarak gosterıme gırmıs jean jacques annaudun 1991 yapımı fılmıdır.

1920 li yılların sonunda lıselı fransız bır kız , mekong nehrındekı bır vapurda zengın bır cınlı ıle tanısır ve onun bırlıkte yolculuk teklıfını kabul eder.sonrasında genc kız adamın garsonıyerıne gıdecek ve ılk askı orada yasayacaktır.ırklar arası surtusmenın, para ve statu gıbı degerlerın sekıllendırdıgı bu tutku dolu ılıskı, cınlı badam ıcın omur boyu unutulmayacak ask anlamını tasıyacaktır.

unlu yazar marguerite duras ın fransanın en onemlı edebıyat odulu olan prix goncourt'a layık gorulen ve kendı yasa oykulerınden ızler tasıyan romanından , bas dondurucu guzellıkte bır uyarlamadır.

   ederleziavela   06.03.2007 20:12
   #251344
2.

marguerite durasin 70 yasinda yazdigi ve yayinlandigi donemde dunya capinda ilgi gormus bir cok dile cevrilmis olan vladimir nabokovun lolitasini yer yer andiran romani.

romanin ana konusunu 15 yasindaki bi' kizin cinsel aski ilk kesfedisi ve kendi humbertini bulmasi anlatiliyor. yalin ve duru anlatiminin yaninda yazarin kitabin yayimlanmasinin ardindan kitapta kendi hayatindan da kesitler sundugu ve alintilarda bulundugunu aciklamasi kitabi daha da ilgi cekici hale getirmisti. oyle ya yazarda 17 yasina kadar vietnamda yasamis ve muhtemelen ayni bicimde bi' aski kendi ozel hayatinda da tatmisti.

kitabin lolita benzerligini temel de kendisinden yasca buyuk bi' erkekle cinsellik yasayan genc kiz olgusu olusturmuyor. malumunuz kadin eski turkcemizde emir veren yoneten disi anlamina gelmektedir.. ve her iki romanda da goze carpan kadinliga adim atan iki genc kizin da erkege hukmetmesi ve disardan bakildiginda babalik yaptigi ya da erkeklik rolune soyundugu zannedilen her iki kahramanin da aslinda iliskinin yonetim kisminda pek de etkilerinin olmadigidir.

hersey bu iki kadinin yonetimi altinda olup bitmistir. ve her ikisi de bedenimi alabilirsin ama ruhumu asla ilkesine birebir mutabik kalmislardir..

uslubuna asik oldugum yazarin diger belli basli romanlarindan ornek vermeden gecmeyeyim :

<bkz: un barrage contre le pacifique>
<bkz: la maladie de la mort>

   king of the tawn   28.03.2009 12:44
   #1279493
3.

güzel film. filmde yakaladigim olgulardan biri de, insanin kadin olsun erkek olsun acayib sekilde burnu büyük bir yaratik olup, elindeki seye sahip cikmak yerine "ehe mehe beni seviyo yeaa" diyerek kendine gereginden fazla güvenme gafletine hayli cabuk düsmesi. sonra üzülecegin belliyse, bastan sen de kabullen. illâ bir kaybetme ortami mi saglanmali ki, sen de farkina varasin bu insan benim icin cok kiymetliydi diye.

filmin adami izlemeye zorlayan bir cekiciligi var. gözünüzü ayiramadigini sahneleri var, ki bunlar sevisme sahnelerinin disinda kalan kisimda, evet.

bir diyalog spoiler'i yapalim:

-acikcasi seni sevmekten korkuyorum
+sevme, bu daha cok isime gelir. diger kadinlara nasil davraniyorsan, bana da öyle davran

***

   cemkirik limon dilimi   05.04.2009 17:54
   #1298951
 
reklamı kapat

yazdır