lost highway

1.

1996 yapımı bir film . mutlaka izlenmesi gerekenlerden.

   faten   07.04.2007 18:49
   #310434
2.

tutkulu bir aşk, yetersizlik duygusu, içine düşülen derin bir kıskançlık girdabı ve gerçeklerle yüzleşememenin getirdiği kişilik bölünmesi üzerine kurulu david lynch dehasını gösterir bir başyapıt.
david lynch bu filmde bizlere bilinçaltının bilinmeyen sularında bir kaç küçük kulaç attırıyor. filmde kahraman gerçek hayatta dayanamadığı her türlü özelliğin tersine çevrilmiş olduğu bir dünya yaratır; ancak ona rahatsızlık veren duygularının objesi olan aşık olduğu kadın, bu yarattığı dünyada da peşini bırakmaz ve en sonunda gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. son dönemlerde bu konunun hollywood filmlerinde ve grange gibi yazarların kitaplarında sıkça işlendiğini görmekteyiz. ancak filmi izlediğinizde şaşırarak farkedeceksiniz ki bu film eski dönemde çekildiğini hiç hissettirmediği gibi günümüz örneklerinin de çok çok ötesinde bir performans sergiliyor..

   olma digerleri gibi   07.04.2007 19:44
   #310486
3.

gayet karışık, karmaşık, anlaması neredeyse imkansız bir filmdir, lakin david lynch dehasına şahit olmak için yeterli değildir sanıyorum, filmde kurgudan başka pek bir şey yoktur, * kurgusu ise çekilen sahneler rastgele bir torbanın içinden çekilip sıralanmış gibi durmaktadır, her ne kadar david lynch gibi bir yönetmenin illaki bir bildiği olsa da film onun filmografisine girişte pek hoş bir başlangıç olmuyor, ilk izleyişte anlayan var ise david lynch'den çok o izleyicinin dehasına şaşırmak gerekir.

   tarlabasi   07.04.2007 20:07
   #310514
4.

bon jovi albümü, 2007 çıkışlıdır.

<bkz: lost highway>
<bkz: summertime>
<bkz: make a memory>
<bkz: whole lot of leavin'>
<bkz: we got ıt going on>
<bkz: any other day>
<bkz: seat next to you>
<bkz: everybody's broken>
<bkz: till we ain't strangers anymore>
<bkz: the last night>
<bkz: one step closer>
<bkz: ı love this town>

   pul koleksiyoncusu   29.06.2007 00:37
   #508073
5.

ın my rearview mirror
my life is getting clearer
the sunset sighs and slowly disappears
these trinkets once were treasure
life changes like the weather
you grow up, grow old or hit the road 'round here
so ı drive, watching white lines passing by
with my plastic dashboard jesus, waiting there to greet us

hey, hey, ı finally found my way
say goodbye to yesterday
hit the gas there ain't no brakes on the lost highway
yeah ı'm busting loose, ı'm letting go
out on this open road
ıt's independence day on this lost highway

ı don't know where ı'm going
but ı know where ı've been
now ı'm afraid of going back again
so ı drive, years and miles are flying by
and waiting there to great us
ıs my plastic dashboard jesus

oh patron saint of lonely souls
to tell this boy which way to go
guide the car, you got the keys
farewell to mediocrity
kicking off the cruise-control
and turning up the radio
got just enough religion
and a half tank of gas come on, let's go

ı finally found my way
say goodbye to yesterday
hit the gas there ain't no brakes on the lost highway
yeah ı'm busting loose, ı'm letting go
out on this open road
ıt's independence day on this lost highway

   pul koleksiyoncusu   29.06.2007 00:37
   #508076
6.

klasik bir david lynch filmi..

ne idüğü belirsiz bir yığın zırvalık..ne konu belli, ne başı belli, ne sonu belli mal gibi bir film..

   cilgin buzdolapci   21.05.2008 16:54
   #926345
7.

vcd'sinin arka kapağında "boşuna aramayın, çünkü çıkış yok" yazan deyvit linç filmi. evet evet, linç filmi.

daha önce linç filmi izlemeyen bünyeler dakikalar geçtikçe bir şeyler yakalama, anlama ümidiyle bekleşiyor tabii filmi izlerken. aynı bünyeler film bittikten sonra "iyi de abi bu neydi şimdi?", "olay ne abi ben bir bok anlamadım?" gibi cümleler kuruyor.

linç amcam da diyor ki bunlara cevaben;
"benim kimseye bir şey anlatmak, anlaşılır olmak gibi bir amacım yok."

   kavafis   21.05.2008 18:10
   #926437
8.

fred şeyleri olduğu gibi görmek ister, kamera gibi araçlarla değil. gördüklerimiz, gözümüzün neresinden aktarılır beynin kapakçıklarındaki tarihi merceğe? sinemanın görmek ve algılamak üzerine derin bir çatışma ekseni olduğunu söylemek olasıdır, peki david lynch ne göstermeye ve neyi algılatmaya çabalıyor bu filmde?

hiç de söylediği ve düşünüldüğü gibi lynch’in anlatmak gibi bir kaygısı yoktur denemez. lynch, postmodern parçalamanın, amerikan fabrikasyon mantığının, modern çatışma devrelerinde prizsiz kalan, kablolarını arayan yapayalnız varlığın uçsuz bölünmesini hedefler çoğu filminde.

lost highway de de bunu cinsellik, müzik, renkler ve suç ögeleri ile birleştirmiştir. donuk ve lekeli görüntülerin ardındaki çığlık çığlığa bir belirsizlik ve bu belirsizliğin sürekli temas ettiği bir algı bozulması: david lynch algılamanın ortadan kalkarak tıpkı cronenberg de erişilen yeni et kavramına benzer yeni algı, algı nesnesi olmayan algıya yönelir. yani klasik tıp enformasyonunda nesnesi olmayan aksiyon olan halüsniasyonu doğrudan görünür hale sokarak şuurla tanışmayı sona erdirir.

lynch, bir çaprazlamadır. bedene giydirilmiş iskelet, onda sadece basit bir problem olarak kalır. öz, daima dışa ve içe doğru yoğunlaşarak bozulur. tıpkı lost highway de fred in bir genç bir orta yaşlı, kadının ise bir sarı bir de siyah saçlı hallerinin rizomik hayatları gibi.

   absurd bey   07.07.2008 22:43 ~ 22:48
   #968019
9.

<bkz: the art of the ridiculous sublime: on david lynch s lost highway>

   general aura   26.07.2008 18:24
   #984798
10.

<spoiler oladabilir>

sanat filmi. bi sikim anlaşılmıyor, 50 kere izlesen hiç bi sikim anlamazsın hocu o derece.

bak şimdi, yukarıdaki paragraf fred oluyor, yani filmin ana karakteri.

insanlar ikiye ayrılır, hayalgücü olanlar ve olmayanlar. hayalgücü olmayan filmi izledikten sonra ilk cümlede takılır kalır. bi sikim anlaşılmıyor, ne gudik film.

ama hayalgücüne geçiş yaptığın zaman, ki filmin amacı bir bakıma zaten o, milyonlarca form iliştirebilirsin filmdeki karakterlere, davranışlara, sahnelere. şöyle; nasıl ki bir kesim allaha inanır müslümandır, melekler şeytanlar falan filan kafada fır döner, ama kimisi de inanmaz, diyalektiktir şudur budur öldükten sonra birşey kalmaz geriye der, belki de filmin en güzel yanı bu, herkes kendi kafasına göre, yaşam tarzına, düşünce biçimine göre yorumlayabilir bu filmi.

nacizane, genel düşünce yapısına göre açıklamak gerekirse olay şu:

pete denen hergele, fred'in hayal dünyasında kendini oynadığı başrol. alice karısı, dick laurent şeytan, kaşları olmayan gizemli amcam da tanrı.

biraz kelebek etkisi tadı var, hayal dünyası da olsa fred'in kafasındaki her kurgu boka sarıyor, olmuyor. şeytanı yok etmek istiyor, tanrıdan yardım alıyor ancak gerçek dünya ile harmanlandığında hapse girmesi, bedel ödemesi gerekiyor, ve tabi tüm bunları kafada kurgulayan fred kafayı yiyecek raddeye gelebiliyor.

kişilik bölünmesine atıfta bulunulmuş, sanatsal açıdan güzel, izlenmeye değer film.

kısaca adam sana x'i, y'yi, z'yi veriyor, sen değer atıyorsun.
</spoiler oladabilir>

   cenkin gunlugu   09.10.2008 01:21 ~ 01:22
   #1051079
11.

olum bu david lynch'in anası babası yok mu? lan onlar anladı mı bu filmden bir şey. o sanat seviciler var ya, izliyorlar böyle sikimden sikimden filmleri bir bok anlamıyorlar, sonra birbirlerinede anlamadıklarını itiraf edemeyip "oo çok şahane usta yine dehasını konuşturmuş" gibisinden saçma salak övücü konuşmalar yapıyorlar. şimdi biri kalkıpta adamın tarzı sinir bozarak germek hatta korkutmak diyenler nahımı yesin benim. eraserhead diye bir filmi daha var bu adamın sürekli endüstriyel bir gürültü ve hiç susmayan garip bir yaratıkımsı çocuk.

neyse sözün özü david lynch bu film ile kolpalığını bir kez daha ilan etmiş ve biz sinema severlere boşu boşuna bir 2 saat 8 dakika harcatmıştır.

david lynch sözüm sana n'ber?


edit: cenkin günlüğü' ne malca bir karşı çıkma olmuş, yeni okudum lan.
edit2: cenkin günlüğü sözüm sana n'ber?

   okkes   20.11.2008 15:59 ~ 16:00
   #1090980
12.

mobius strip ve klein $i$esi nosyonlarini hayvanlar gibi kullanan bir yonetmenin elinden cikmi$ olmasi filmi buraya getirmedi; slavoj zizek bile film hakkinda bacagim kalinliginda -sonra kisaltildi- kitap yazarken bunun boyle olmadigini biliyordu..
misanthrope canli formuna donu$umun sayrisal seslerin etkisindeki sindirimselligi, ki bu sesler david bowie ve bobby vinton denebilir, lynch filmlerinin bilindik aurasini in$a ederken, insandaki herostrat gen de harekete gecerek filmi film olmaktan cikarip, jean baudrillard'in simulacrum nam "zamana bagli- kerhen nesne etiketlenmesi"nin algilanmasina yonelttigini de savlamak gerekebilir.

bir sikim anlamadiysan/anlatamadiysam ozetle;
imajlarin reel algilani$ini, hayal dunyasinda belli bir yere oturtabilen usta bir yonetmenin, be$eri algiya fazla gelen filmidir bu siktigim.

acalim: bir $eridin 180 derecelik bir aci ile kivrilmasi ve sonra iki farkli uc noktanin yuvarlanarak birbirine birle$tirilmesinin sonucudur mobius $eridi.. lynch filmlerindeki tersten, sondan-ba$a/ba$tan-sona hareket eden olay orgusunun beslendigi kaynak da budur. bunu, film noir'in dogasina eklemleyip servis ettiginizde elinizde bir lost highway olacagi anlamina gelmez elbette bu. fallik (hani saksafon caliyordu ya) nesneyi alacan, freud'a gonderme yapacan, ooh. "ek: freud diye bir sey yoktur."yonetmenin "dick laurent is dead"i filmin ba$langic ve biti$ noktalarina koymasi, bagcigi saglamla$tirmak icin ortaya koydugu bir parmak gibi du$unulmelidir. yoksa, six men getting sick ile 1967 yilina damgasini vurmu$ (o yil ba$ka onemli bir olay olmami$tir. stop.) bir manyak; oskar kokoschka hayrani ekspresyonist bir deli lynch. delinin degnegi de lost highway i$te.

   henry flower   20.03.2009 04:20
   #1262899
13.

<bkz: silenzio>

   n2m yok   20.03.2009 04:24
   #1262901
14.

muhtemelen yönetmenin kendisine de sorulduğunda "canım istedi yaptım, hiçbir şey sizin düşündüğünüz gibi değil, haybeye anlam yüklemeye kalkmayın" gibi bir açıklama yapacağını düşündüğüm, bir kez daha david lynch'in en iyi filminin the elephant man olduğunu düşündüren,1997 tarihli film.

   triste   22.01.2010 18:56
   #1877594
15.

yarrak gibi bi film. hani çok karmaşık ya ''vaaav'' falan hani. lynch usta falan.

3 yıl önce sevdiğim bi arkadaşım önermişti bunu. o da vaav olmuştu. daha sonra aynı heyecanla önerdiği diğer filmleri de izleyince, onun aslında anlamadığı şeylere hayranlık duyduğunun farkına vardım.

olay şu aslında;

-en sevdiğin film?
-lost highway.
-vay lost highway ha.
-evet
-sen de karmaşık, zor bir insansın yani
-yani işte.
-büyük adamsın valla.

duymak istedikleri bu yani.

   pedesa   22.01.2010 19:14
   #1877645
16.

çıplak karılar gördüm. bu bana yeter.

   dick advocaat   29.03.2011 20:00
   #2326825
17.

sinemada baş yapıt, bir david lynch filmi. "böyle sağlam bir kurgu, müthiş oyunculuk ve eşsiz soundtracklarla bezenmiş bir film daha var mı acaba?" diye soruyor insan. ciddi manada psikolojik bir karakter analizi yapan filmde, baş karakter olan fred'in kendi karısını öldürmesiyle başlar ve hapse atılana değin bunu idrak edemez, ilk başlarda "şizofren mi lan bu herif?" diye düşündüğümüz fred'in birden hapishanede başa çıkamadığı uykusuzluk sorunu ile başka bir karaktere dönüşmesini görürüz. film gardiyanların: "bu adam fred değil" dedikleri kareden sonra daha müthiş bir boyut kazanır. fred, pete olmuş, daha doğrusu zihninde ona dönüşmüştür. ve fred iken sahip olamadığı her şeyi pete iken elde edecektir. başta iktidarsızlık problemi olmak üzere.. sonra da esas adamımıza ulaşmayı başarmıştır. ve muhteşem son! gerçekten de filmin neredeyse tüm sahneleri, tekniği, sahneye uygun film müzikleri ve oyuncuların büyük başarısı insana "bu nedir ya?" dedirtiyor.

   manicdepressive   10.01.2012 02:27
   #2470451
18.

----- spoiler -----
adamın biri var; karısını falan öldürüyo
----- spoiler -----

   jack ecstein   23.07.2012 16:48
   #2536564
19.

david lynch'in güzide psikolojik bir filmi.soundtrack'i ise efsanedir.

   iriliufakli   23.09.2012 22:17
   #2556888
 
reklamı kapat

yazdır