mary and max
1.
adam elliot'ın yazdığı ve yönettiği stopmotion filmdir.
''max 44 yaşındaki obez bir new york'ludur ve mary de 8 yaşında patateslerden kolye yapıp satan, arkadaşsız bir avustralyalıdır. adam elliot, hikayenin kendi başından geçen bir mektup arkadaşlığından esinlendiğini söylemiştir.''
film 2009 yapımı olup animasyon, komedi, dram türlerindedir.
http://www.imdb.com/title/tt0978762/
not : kısmen divxplanet.com'dan alıntıdır.
raindrop 23.09.2009 21:52
#1625269
2.
stop motion tekniğinin nasıl mucizeler yaratabildiğinin kanıtı. komediyle hüznü öyle güzel harmanlamış ki, film biterken yüzde oluşan garip ifadeye ve burundaki çikolata kokusuna bir anlam aramaya başlıyorsunuz.
ceres 18.01.2010 01:53
#1862155
3.
"patateslerden kolye yapıp satan"
her yerde böyle yalanlar yaziyor. yok öyle bir sey arkadasim. kizcagiz patateslerden oyuncak yapiyor ve de kimseye sattigi falan yok. cik cik cik.
cemkirik limon dilimi 19.02.2010 16:12
#1948668
4.
stress olup sallandıkça eşofmanın ipi fıtı fıtı diye sarkan
bir max , kapıyı açtığı anda araba çarpan bir komşu, ancak kafasına vurunca
soyadını çıkarabilen kekeme bir sevgili, cepleri olmadığı için sigarasını
yakamayan bir balık, aslında balıkların sigara içtiğini lakin suyun altında
yanmadığını iddia eden bir max, yırttığı telefon rehberi kağıdından buldugu max
ile yazışan bir mary. mary'nin sorularıyla
''confuzzled'' olan max’in aylarca hastanede kalması.. buz gibi suyun
altına girip meme uçları çıkan bir takım insanlar, hiç bi sorusuna cevap
alamayan bir mary. sen hiç komunist oldun mu? daha fazla ayrıntı için doğruca gidiniz;
mary and max.
'' i once worked in a condom factory but ı have
never used one.i believe god is just a figment of my imagination.'' max'e olan hayranlığımı artıran cümleleri okudunuz.
pilkurdu 28.02.2010 01:14 ~ 01:14
#1961810
5.
izledikten sonra bir süre filmin havasında kalıp tepkisiz yaşadım. çok neşeli yada mutlu bir ruh halinde izlenemez, baştan sıkılır kapatırsınız ama içinizde bir durgunluk bir boşluk duygusu varsa güzel gidecek filmlerden. ilk başlarda sıkıcı gelsede filmin havasına alışınca etkiliyor insanı. ne hayatlar olduğunu bir de stopmotion olarak görüyorsunuz.
eowyn 25.08.2010 17:57
#2130796
7.
mary max ile küşüstükten sonra yataklara düşüp her şeyi bırakıyor ya, tam da o esnada kocası mektup arkadaşı olan adama aşık oluyor ya, hah tam orada bozuldu film işte.
okkes 25.08.2010 19:34
#2130840
8.
asperger hastalığının avustralya'lı bir bilim adamı tarafından bulunduğunu ayrıca gösteren harika bir filmdi.
jnsr12 25.08.2010 19:49
#2130845
9.
filmi izlerken verilen emeğe ve gösterilen sabra hayran kalmamak elde değil. animasyon filmlerinin pek çoğunun aksine gülmekten çok düşündürüyor.hala seyrederim ve her seyrettiğimde de aynı zevki alırım. arkadaşlığın ve dostluğun yaşının olmadığını, her yaşta insanların büyük küçük herkesten birşeyler öğrenebileceğini öyle masalsı ve öyle gerçek anlatmış ki...
truly madly deeply 25.08.2010 20:15
#2130856
10.
çekene de yazana da helal olsun arkadaşım. bu filmi de bu dünyadan izlemeden gidenlere de yazıklar olsun.
ana fikir arkadaşlık. konu basit. anlattığı basit ama nasıl anlattığı olay. hem şükrettiriyor hayatındaki güzel insanlara arkadaşım dediklerine hem de üzüyor bi gün yine yapayalnız kalacak olma gerçeğiyle.
neyse işte ya izleyin.
oryantalistoryantal 13.09.2010 23:32
#2167352
12.
son yıllarda çekilmiş en güzel animasyonlardan.
diğerlerinden bambaşka çok değişik. en büyük farkıda animasyon filmleri güldürürken bu film ağlatıyor.
"ve anlayamıyordu;diğer herkes normal sayılıyorken, neden kendisi garip sayılıyordu. insanlar inanılmaz mantıksızdı. hindistan' da çocuklar açlık çekerken insanlar neden yemeklerini çöpe atıyorlardı?neden oksijene ihtiyaçları varken yağmur ormanlarını yok ediyorlardı? ve neden asla zamanında gelmeyeceklerse otobüsler için zaman çizelgesi hazırlıyorlardı? en sevdiği fizikçiyle mutabık kaldı : sadece iki şeyde sonsuzluk vardır ; evrende ve insanın aptallığında."
gibicibicis 29.05.2011 22:19
#2364293
13.
bu kadar acıklı animasyon olmamalı dedirten..
perilousness 29.05.2011 23:38
#2364343
14.
"[to mary] you are my best friend. you are my only friend."
sheriat 29.05.2011 23:48
#2364349
15.
daha dün akşam izledim.gene bir filme daha geç kalmışım diyorum kendi kendime.çok etkileyici miydi bilmiyorum ama ben çoğu yerinde gülerek izledim tebessüm diyelim yani daha çok ama ağlayanlar da varmış. sanki türü dramatik ama bunu acındırarak değil de eğlenceli bir şekilde anlatması zaten dramatik olan.o bakımdan düşününce baya etkilendim.beni en çok 'önce kendini sev'le ilgili kısmı çok etkilemişti.bende eksik olan birşey olduğu içindir belki bilemiyorum.güzel bir animasyon,farklı olmuş.
arjuna 30.06.2011 00:21
#2389273
16.
ilk çıktığında 2-3 kez izlediğim, tanıdıklarıma hayvan gibi önerdiğim, izleyenlerin de istisnasız hepsinin sevdiği harika bir animasyondur. animeleri bir yana koyarak konuşursam; izlediğim en iyi animasyon, hepsini izledim evet.
blackrons 13.07.2012 20:10 ~ 20:23
#2534089