mektup yazip gondermemek

1.

platonik aşk yaşayanlarda oldukça sık rastlanılan bir durumdur bu aslında. kişi aşık olmuştur. deliler gibi seviyordur. uğrunda ferhat misali dağları delebilecek gücü kendisinde hissediyordur. lakin sevdiceğine bir türlü açılamaz. içindeki fırtınaları, depremleri, tsunamileri bir türlü dile getiremez. tüm bu duyguları tek başına yaşamak durumundadır. kişi bunları bir şekilde dışa vurması, sevdiceğiyle paylaşması gerektiği noktasında alır eline kalemi kağıdı ve başlar içini dökmeye...
kişi öyle bir duyguya kapılmıştır ki; dünyada tek o bayın/bayanın yaşadığına, onun kusursuz olduğuna, hiç tuvalete gitmediğine, hiç kulağını karıştırmadığına, hiç kötü kokmadığına, hiç burnunu karıştırmadığına dair duyumsamalar geliştirir. nitekim aşkın getirmiş olduğu bu duyguların neticesinde kişi karşısındaki şahsı yerlere göklere sığdırılmayacak bir melaike, tuvalete gitmediği gibi yanlışlıkla gittiği durumlarda da elmaslar çıkartan bir varlık olarak görür.
sonrasında gelsin sevdiceğine methiyeler, güzellemeler, koçaklamalar. yazar da yazar. bir çanta dolusu mektup biriktirir kişi.bir gün bunları göndereceğinin hayalini kurarak. lakin o bir gün hiç bir zaman gelmez.
bir de bakar ki; o gözlerinde yıldızları barındıran sevdicek gider elleri sever.
kişi giden sevgiliye mi üzülsün, yoksa aşkını ilan edecek cesareti toplayamadığı için kendine mi kızsın bilemez. bir çanta mektubu döker önüne. artık yapacak son şey kalmıştır.

gider mutfaktan çakmağı getirir....

   nickinisevsinler   08.01.2011 01:22
   #2273015
 
reklamı kapat

yazdır