mihail aleksandrovic bakunin

1.

tanınmış bir rus anarşisttir. anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir ve “anarşizmin babaları” olarak anılan düşünürlerden biridir.

bakunin moskova’nın kuzeybatısında, torzok ve kuvşinovo arasındaki piramukhino köyündeki aristokrat bir ailenin çocuğudur. 14 yaşındayken topçuluk üniversitesinde askeri eğitim aldığı st. petersburg’a gitti. eğitimi 1832 yılında tamamlandı ve rusya imparatorluk muhafız alayı’na düşük rütbeli bir subay olarak atandı ve minsk’e, gardinas’a, litvanya’ya (artık belarus) gönderildi. babası bakunin’in askeri ya da sivil göreve devam etmesini istiyorduysa da, o 1835 yılında ikisini de terk ederek, felsefe okumayı umut ettiği moskova’ya geçti.

bakunin moskova’da eski üniversitelilerden oluşan bir grupla arkadaşlık kurdu ve ardından sistematik bir idealist felsefe çalışmasına başladı. özellikle de schelling, fichte ve hegel’e yoğunlaştı. başından beri o ve arkadaşları çalışmalarını, o dönem modern bilimin başkenti sayılan berlin’e bir seyahat yaparak tamamlamak istiyorlardı. bakunin’in ailesi bu yolculuğun masraflarını karşılamayı reddetti; ama sonunda yumuşadılar ve 1840 yılında yolculuğa çıktı.

o sıralar bakunin’in planı üniversitede profesör olmaktı (arkadaşlarının deyimiyle “doğruluğun rahibi”). fakat daha sonra “sol hegelciler” adı verilen radikal öğrencilerle karşılaştı ve onlara katıldı. berlin’deki sosyalist harekete dahil oldu. buradan proudhon ve george sand’le karşılaşacağı, polonyalı sürgünlerin lideriyle tanıştırılacağı paris’e geçti. paris’ten isviçre’ye seyahat etti. burada bir süre kalarak sosyalist hareketlerde etkin olarak bulundu.

isviçre’deyken, bakunin rusya hükümeti tarafından rusya’ya çağrıldı ve çağrıyı reddetmesi üzerine mallarına el konuldu. 1848 yılında paris’e döndüğünde, rusya’ya karşı ateşli bir saldırı başlattı ve bu bakunin’in fransa’dan sürülmesine neden oldu. 1848’in devrimci hareketleri kendisine demokratik ajitasyon yapan köktenci bir kampanyaya katılma fırsatını verdi ve 1849 mayısındaki dresden ayaklanmasına katılması nedeniyle tutuklandı ve ölüm cezasına çarptırıldı. bununla birlikte idam hükmü ömür boyu hapse çevrildi ve rus yetkililere teslim edildi. hapsedildi ve 1855 yılında doğu sibirya’ya gönderildi.

bakunin amur bölgesine gitmek için izin talep etti ve buradan kaçmayı başararak japonya’ya, ardından da 1861 yılında amerika birleşik devletlerinden ingiltere’ye geçti. geri kalan yaşamını batı avrupa’da, özellikle de isviçre’de sürgünde geçirdi. 1869 yılında sosyal demokratik birliği kurdu. bununla birlikte birinci enternasyonal’in uluslar arası bir organizasyon olduğu ve yalnızca ulusal organizasyonların üyeliğe kabul edildiği bahanesiyle bakunin’in kurduğu birlik birinci enternasyonal’e alınmadı. oluşturulduğu yıl dağılan bu birliği oluşturan çeşitli gruplar daha sonra enternasyonal’e ayrı ayrı katıldılar.

1870 yılında bakunin lyons’taki başarısız bir ayaklanmaya önderlik etti. ayaklanma daha sonra paris komünü için örnek teşkil etti. karl marx ve friedrich engels daha sonra bu komünü onayladılar ve onu proletarya diktatörlüğünün bir örneği olarak tanımladılar; bununla birlikte marx lyons’taki ayaklanmanın erken ve maceracı bir ayaklanma olduğu görüşündeydi. çünkü başarısızlıkla sonuçlanmıştı. aynı zamanda da bakunin'in etkinliğinde olması böyle bir değerlendirmeyi getirebilirdi.

bakunin’in 1872’deki lahey kongresi’nde marx’ın üstün gelmesiyle enternasyonal’den tasfiye edilmesi, marksist düşüncenin devletin nihai çözülmesinden önce kurulmasını öngördüğü işçi devleti görüşü ile bakunin’in böyle bir ara basamağa gerek olmadığına dair görüşü arasındaki uyuşmazlığın açık bir temsili oldu. marx’ın (dehasını kabul ederek) yaptığı sınıf çözümlemesini ve kapitalizme ilişkin öne sürdüğü ekonomik teorilerini kabul etmekle birlikte, devlet ve otorite hakkındaki görüşlerini de son derece aciz, yetersiz buluyordu. marx’ın küstah ve kibirli olduğunu ve yöntemlerinin komünist devrimi tehlikeye atacağını düşünüyordu. bakunin yahudi kökenli olduğu için marx’a saldırarak anti-semitist olduğunu da açığa vurdu diyenlerde vardır. fakat ilginç olan marx'ın redaktörlüğünü yaptığı neue rheinische zeitung'da bakunin'in rus ajanı olduğunu iddia eden bir haberin ciddi imiş gibi yayınlanması ve avrupada tüm burjuva basınının ve bunlara hakim yahudi kökenlilerin bu sözde haberi sık sık tekrarlamaları karşısında bakunin anti-semitist sayılabilecek ifadeler de kullanmıştır. bu haber özellikle marx'a çok yakın utin (daha sonra çardan özür dilemiş ve rusyada yaşamasına izin verilmiştir) tarafından sürekli gündemde tutulmuştur.

bakunin 1873 yılında lugano’da bir köşeye çekildi ve 13 haziran 1876’da bern’de öldü.

   google   23.06.2008 05:33
   #953865
2.

"ne zaman sömürü söz konusu olsa, burjuvazi çabucak dayanışma içine girer."

   resul balay olmak   01.12.2009 14:04
   #1766355
3.

bilgisayar ve iletişim meraklısı lost karakteri.

   barbaros varol   01.12.2009 14:06
   #1766360
4.

voltaire'in "eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" sözüne karşılık "voltaire'in sözünü tersine çevirerek diyorum ki, eğer tanrı gerçekten varsa, onu yok etmek gerekir " demiştir.

   babeuf   07.09.2010 19:55
   #2154804
5.

müridi olunabilecek birkaç sakallıdan biridir.

   laplace   08.07.2012 17:59
   #2532439
 
reklamı kapat

yazdır