moral bozuklugu ve ustesinden gelme

1.

moral bozukluğu üstesinden gelme adına kısaca bir çözüm üretmek istiyorum.

moral bozukluğu genellikle bir beklentiyle oluşur. umut onun önünü açar kesinliğe yaklaştığı her an olmama durumu acıyı artırır ve her kesinlik büyük bir risk taşır.

basit ve günlük örneklerle açıklamaya çalışalım:

- şu aralar maddi durumum yetersiz şunları şunları almam gerekiyordu alamıyorum

yanıt: bunlar senin olmazsa yaşayamayacağın şeyle mi? gerçekten eğer böyleyse sorun moral bozukluğu değil daha ciddi hayati bir problemdir. ama hissettiğin bir moral bozukluğu ise bu sadece bir algı problemidir.

- şu kızdan/erkekten hoşlanıyorum deli gibi off bana hiç bakmıyor!!

yanıt: duygular tek kişilik gelişir. doğan gereği aynı anda, anlaşıp: "birbirimizi sevelim biz "diye gelişmez. veya sizden ayrılmış olsun kişi ve moralinizi dipte düşünelim. peki ne bekliyordunuz? sonsuza dek sürebilme ihtimali her ilişki başına yüzde kaçtır? aynı zamanda ona bunları hissedebildiğinize göre bir başkasına hissetmek neden imkansız olsun. demek istediğim aynı ölüm gibi duyguların bitmesi veya ilişkilerin bitmesi onların bir parçasıdır. ve sonunda mutlaka birinden biri bitecektir yada en iyi haliyle çok nadir görülen en azından duygular azalsa dahi en azından kişiler birbirlerine acı çekmeden katlanabilir.


örnekler çoğaltılabilir.


asıl sorun her moral bozukluğunda ve o kaybetmiş ruh halinde her şeye genel bakamama sorunudur. bu olmuştur fakat hayatınız içinde küçük bir andır o. hele dünyada var olan hayatları düşününce gerçekten bu en kötüsü olabilir mi? dün izlediğim bir belgeselde ikinci dünya savaşı sırasında kendi mezarını açan yahudileri gördüm. açıyor. ardından vuruluyor. bu bile belki çok kötü değildir. dünya vahşetle ve korkuyla dolu. ama biz ne diyoruz: " yaaa neden bu böyle oldu :("

tutnulacak tek dal vardır bu sadece sizsiniz. ve her ne oluyorsa mutlaka bu sizinle ilgili ve yine sizin gücünüz altındadır.


son olarak, ben istemedikçe kimse bana zarar veremez. bu söz bir çıkıştır...

   darkofdirt   18.07.2010 22:55
   #2110259
2.

yazilanlari okudum ve doğan cüceloğlu'nun sözlüğümüzde yazar olduğuna karar verdim. içimdeki çocuğu seviyom şu an.

   plebisit   18.07.2010 23:00
   #2110265
 
reklamı kapat

yazdır