mumin suresi

1.

56 ve 57. âyetler hariç mekke döneminde inmiştir. 85 âyettir. sûre, adını 28. âyette geçen “mü’min” kelimesinden almıştır. mü’min inanan kimse demektir. âyette sözü edilen mü’min, firavun ailesinin; gizlice iman eden ve çevresindekileri hakka yönlendirmeye çalışan bir ferdidir. ayrıca sûre, allah’ın sıfatlarından biri olan ve 3. âyette geçen “ğâfir” kelimesinden dolayı “ğâfîr sûresi” diye de anılmaktadır. “ğâfir”, bağışlayan demektir. sûrede başlıca, allah’ın birliğini gösteren bazı delillere yer verilerek kıyametle ilgili tasvirler yapılmaktadır.

   ugokhan   15.02.2007 10:20
   #218877
2.

rahman ve rahim olan allah'ın adıyla

1. ha, mîm.
2. bu kitab'ın indirilmesi, aziz, alim olan allah'tandır;
3.günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (allah'tan). o'ndan başka ilah yoktur. dönüş o'nadır.
4. allah'ın ayetleri konusunda inkar edenlerden başkası mücadele etmez. öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
5.kendilerinden önce nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. her ümmet, kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi. hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla-dayanarak' mücadeleye giriştiler. ben de onları yakalayıverdim. artık benim cezalandırmam nasılmış?
6.senin rabbinin kafirler üzerindeki: "gerçekten onlar ateşin halkıdır" sözü böylece hak oldu.
7.arş'ı yüklenmekte olanlar ve çevresinde bulunanlar, rablerini hamd ile tesbih etmekte, o'na iman etmekte ve iman edenlere mağfiret dilemektedirler: "rabbimiz, rahmet ve ilim bakımından herşeyi kuşatıp-sardın, tevbe edenler ve senin yoluna tabi olanlara mağfiret et ve onları cehennem azabından koru."
8. "rabbimiz, onları adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da. gerçekten sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin."
9."ve onları kötülüklerden koru. o gün sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin. işte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
10.şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: "allah'ın gazablanması, elbette sizin kendi nefislerinize gazablanmanızdan daha büyüktür. çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz.
11.ediler ki: "rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin; biz de günahlarımızı itiraf ettik. şimdi çıkış için bir yol var mı?"
12."sizin (durumunuz) böyledir. çünkü bir olan allah'a çağırıldığınız zaman inkar ettiniz. o'na ortak koşulduğunda inanıp-onayladınız. artık hüküm, yüce, büyük olan allah'ındır."
13.o, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. içten (allah'a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez.
14.öyleyse, dini yalnızca o'na halis kılanlar olarak allah'a dua (kulluk) edin; kafirler hoş görmese de.
15.dereceleri yükselten arş'ın sahibi (allah), 'toplanma ve buluşma' günü ile uyarıp-korkutmak için, kendi emrinden olan ruhu kullarından dilediğine indirir.
16.o gün, orta yere çıkarlar. onlardan hiçbir şey allah'a karşı gizli kalmaz. (allah sorar:) "bugün mülk kimindir? bir olan, kahhar olan allah'ındır."
17.bugün her bir nefis, kendi kazandığıyla karşılık görür. bugün zulüm yoktur. şüphesiz allah, hesabı seri görendir.
18.onları, yaklaşmakta olan güne karşı uyar; o zaman yürekler gırtlaklara dayanır, yutkunur dururlar. zalimler için ne koruyucu bir dost, ne sözü yerine getirebilir bir şefaatçi yoktur.
19.(allah,) gözlerin hainliklerini ve göğüslerin sakladıklarını bilir.
20.allah hak ile hükmeder. oysa o'nu bırakıp taptıkları hiçbir şeye hükmedemezler. şüphesiz allah, işitendir, görendir.
21. onlar, yeryüzünde gezip-dolaşmıyorlar mı ki, böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını bir görsünler. onlar, kuvvet ve yeryüzündeki eserleri bakımından kendilerinden daha üstün idiler. fakat allah, onları günahları dolayısıyla (azapla) yakalayıverdi. onları allah'tan koruyacak kimse olmadı.
22. çünkü gerçekten onlar, resulleri kendilerine apaçık belgeler getirirdi; fakat onlar inkar ederlerdi. bu yüzden allah, onları (azapla) yakalayıverdi. şüphesiz o, kuvvetli olandır, cezalandırması şiddetlidir.
23. andolsun, biz musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik;
24. firavun'a, haman'a ve karun'a. ama onlar: (bu,) yalan söyleyen bir büyücüdür" dediler.
25.böylece, o, katımız'dan kendilerine bir hak ile geldiği zaman, dediler ki: "onunla birlikte iman edenlerin erkek çocuklarını öldürün; kadınlarını ise sağ bırakın." ancak kafirlerin hileli-düzeni boşa çıkmakta olandan başkası değildir.
26.firavun dedi ki: "bırakın beni, musa'yı öldüreyim de o (gitsin) rabbine yalvarıp-yakarsın. çünkü ben, sizin dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum."
27.musa dedi ki: "gerçekten ben, hesap gününe iman etmeyen her mütekebbirden, benim de rabbim, sizin de rabbinize sığınırım."
28.firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü'min bir adam dedi ki: "siz, benim rabbim allah'tır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? oysa o, size rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor. buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru sözlü ise, (o zaman da) size va'dettiklerinin bir kısmı size isabet eder. şüphesiz allah, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez."
29."ey kavmim, bugün mülk sizindir, yeryüzünde hüküm sahibi kimselersiniz. fakat bize allah’tan dayanılmaz bir azap gelecek olursa bize kim yardımcı olabilecek?" firavun dedi ki: "ben, size yalnızca gördüğümü (kendi görüşümü) gösteriyorum ve ben sizi doğru yoldan da başkasına yöneltmiyorum."
30.iman eden (adam) dedi ki: "ey kavmim, ben o fırkaların gününe benzer (bir günün felaketine uğrarsınız) diye korkuyorum."
31."nuh kavmi, ad, semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir gün). allah, kullar için zulüm istemez."
32. "ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum."
33. "arkanızı dönüp kaçacağınız gün; sizi allah'tan koruyacak yoktur. allah, kimi saptırırsa artık onu doğruya yöneltecek bulunmaz."
34."andolsun, daha önce yusuf da size apaçık belgeler getirmişti. o zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz. sonunda o, vefat edince, demiştiniz ki; "allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez." işte allah, ölçüyü taşıran, şüpheci kimseyi böyle saptırır."
35. "ki onlar, allah'ın ayetleri konusunda kendilerine gelmiş bir delil bulunmaksızın mücadele edip dururlar. (bu,) allah katında da, iman edenler katında da büyük bir öfke (sebebi)dir. işte allah, her mütekebbir zorbanın kalbini böyle mühürler."
36.firavun (alayla) dedi ki: "ey haman, bana yüksek bir kule bina et; belki o yollara ulaşabilirim,"
37."göklerin yollarına. böylelikle musa'nın ilahına çıkabilirim. çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum." işte firavun'a, kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu. firavun'un hileli-düzeni, 'yıkım ve kayıpta' olmaktan başka (bir şey) olmadı.
38.iman eden (adam) dedi ki: "ey kavmim, siz bana tabi olun, ben sizi doğru yola iletip-yönelteyim."
39."ey kavmim, gerçekten bu dünya hayatı, yalnızca bir meta (kısa süreli bir yararlanma)dır. şüphesiz ahiret, (asıl) karar kılınan yurt odur."
40. "kim bir kötülük işlerse, kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun, dişi olsun- bir mü'min olarak salih bir amelde bulunursa, işte onlar, içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler."
41. "ey kavmim, ne oluyor ki ben sizi kurtuluşa çağırıyorken, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."
42."siz beni allah'a (karşı) inkar etmeye ve hakkında bilgim olmayan şeyleri o'na şirk koşmaya çağırıyorsunuz. ben ise sizi, üstün ve güçlü olan, bağışlayan (allah')a çağırıyorum.
43. "imkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. şüphesiz, bizim dönüşümüz allah'adır. ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar."
44."işte size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. ben de işimi allah'a bırakıyorum. şüphesiz allah, kulları pek iyi görendir."
45. sonunda allah, onların kurdukları hileli-düzenlerinin kötülüklerinden onu korudu ve firavun'un çevresini de azabın en kötüsü kuşatıverdi.
46. ateş; sabah akşam, ona sunulurlar. kıyamet-saatinin kopacağı gün: "firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun" (denecek).
47. ateşin içinde, iddialar öne sürüp karşılıklı tartışırlarken zayıf olanlar, büyüklenen (müstekbir)lere derler ki: "gerçekten biz, size uymuş (teb'anız) olan kimselerdik. şimdi siz, ateşten bir parçasını olsun, bizden uzaklaştırabilir misiniz?
48.büyüklenen (müstekbir)ler derler ki: "biz hepimiz (ateşin) içindeyiz; gerçekten allah, kullar arasında hüküm verdi (artık)."
49.ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "rabbinize dua edin; azaptan bir günü (olsun) bize hafifletsin."
50.(bekçiler:) "size kendi resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. onlar: "evet" dediler. (bekçiler:) "şu halde siz dua edin" dediler. oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.
51. şüphesiz biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz.
52.zalimlere kendi mazeretlerinin hiçbir yarar sağlamayacağı gün; lanet de onlarındır, yurdun en kötüsü de.
53. andolsun biz musa'ya hidayeti verdik ve israiloğulları'na kitabı miras bıraktık.
54.(ki o,) temiz akıl sahipleri için bir hidayet rehberi ve bir zikirdir.
55.şu halde sen sabret. gerçekten allah'ın va'di haktır. günahın için mağfiret dile; akşam ve sabah rabbini hamd ile tesbih et.
56.şüphesiz, kendilerine gelmiş bulunan hiçbir delil olmaksızın, allah'ın ayetleri konusunda mücadele edenlere gelince; onların göğüslerinde kendisine ulaşamayacakları bir büyüklük (isteğin)den başkası yoktur. artık sen allah'a sığın. şüphesiz o hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
57.elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. ancak insanların çoğu bilmezler.
58. kör olanla (basiretle) gören bir olmaz; iman edip salih amellerde bulunanlarla kötülük yapan da. ne az öğüt alıp-düşünüyorsunuz.
59. şüphesiz kıyamet-saati, yaklaşarak gelmektedir; bunda hiçbir kuşku yok. ancak insanların çoğu iman etmiyorlar.
60. rabbiniz dedi ki: "bana dua edin, size icabet edeyim. doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir.
61- allah, kendisinde sükun bulmanız için geceyi, aydınlık olarak da gündüzü sizin için var etti. şüphesiz allah, insanlara karşı (sınırsız) bir fazl sahibidir. ancak insanların çoğu şükretmiyorlar.
62- işte bu, sizin rabbiniz allah'tır; herşeyin yaratıcısı'dır; o'ndan başka ilah yoktur. öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?
63- işte, allah'ın ayetlerini inkar edenler böyle çevriliyorlar.
64- allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. işte sizin rabbiniz allah budur. alemlerin rabbi allah ne yücedir.
65- o, hayy (diri) olandır. o'ndan başka ilah yoktur; öyleyse dini yalnızca kendisi'ne halis kılanlar olarak o'na dua edin. alemlerin rabbine hamd olsun.
66- de ki: "bana apaçık belgeler gelince, sizin allah'tan başka taptıklarınıza kulluk etmekten kesin olarak menedildim ve alemlerin rabbine teslim olmakla emrolundum."
67- o'dur ki, sizi topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo) yarattı; sonra sizi bir bebek olarak çıkarmakta, sonra güçlü (erginlik) çağınıza erişmeniz, sonra da yaşlanmanız için size (belli bir ömür vermektedir). sizden kiminin daha önce hayatına son verilmektedir; adı konulmuş bir ecele erişmeniz ve belki aklınızı kullanmanız için (allah sizi böyle yaşatır).
68- dirilten ve öldüren o'dur. bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca: "ol" der, o da hemen oluverir.
69- allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenleri görmüyor musun; nasıl da döndürülüyorlar?
70- ki onlar, kitab'ı ve elçilerimizle gönderdiğimiz şeyleri yalanladılar. artık yakında bileceklerdir.
71- boyunlarında demir-halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler;
72- kaynar suyun içinde; sonra ateşte tutuşturulacaklar.
73- sonra onlara denilecek: "sizin şirk koştuklarınız nerede?"
74-"allah'ın dışında (taptıklarınız)." dediler ki: "bizi bırakıp-kayboluverdiler. hayır, biz önceleri (meğer) hiçbir şeye tapar değilmişiz." işte allah, kafirleri böyle şaşırtıp-saptırır.
75- işte bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarıp-azmanız ve azgınca ölçüyü taşırmanız dolayısıyladır.
76- içinde ebedi kalıcılar olarak cehennemin kapılarından girin. artık mütekebbirlerin konaklama yeri ne kötüdür.
77- şu halde sen sabret, hiç şüphesiz allah'ın va'di haktır. sonunda ya onlara va'dettiğimiz (azab)in bir kısmını sana göstereceğiz ya da senin hayatına son vereceğiz. nihayet onlar bize döndürülecekler.
78- andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp-anlattık ve kimini anlatmadık. herhangi bir elçiye, allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir. allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.
79.allah o'dur ki, kimine binmeniz, kiminden yemeniz için size (bir yarar olmak üzere) davarları var etti.
80. onlarda sizin için yararlar vardır. onların üstünde göğüslerinizde olan bir hacete (ihtiyaca ve arzuya) ulaşırsınız; onların ve gemilerin üstünde taşınırsınız.
81. size kendi ayetlerini gösteriyor; artık allah'ın ayetlerinden hangisini inkar ediyorsunuz?
82. yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını bir görsünler. onlar, kendilerinden (sayıca) daha çoktu ve yeryüzünde kuvvet ve eserler bakımından daha üstündüler. fakat kazandıkları şeyler, (azaba karşı) onlara hiçbir şey sağlayamadı.
83.resulleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, onlar, yanlarında olan ilimden dolayı sevinip-böbürlendiler de, kendisini alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşatıverdi.
84. bizim dayanılmaz-azabımızı gördükleri zaman, dediler ki: "bir olan allah'a iman ettik ve o'na şirk koştuğumuz şeyleri de inkar ettik."
85. ama bizim dayanılmaz-azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. (bu,) allah'ın kulları arasında sürüp-giden sünnetidir. işte kafirler burada hüsrana uğramışlardır.

   wunderbar   18.11.2007 22:43 ~ 22:43
   #730508
3.

orijinal okunuşu şöyledir:

1. ha mım

2. tenzılül ktabi minellahil azızil alım

3. ğafiriz zembi ve kabilit tevbi şedıdil ıkabi zit tavl la ilahe illa hu ileyhil mesıyr

4. ma yücadilü fi ayatillahi illellezıne keferu fe la yağrurke tekallübühüm fil bilad

5. kezzebet kablehüm kavmü nuhıv vel ahzabü mim ba'dihim ve hemmet küllü ümmetim bi rasulihim li ye'huzuhü ve cadelu bil batılı li yüdhüdu bihil hakka fe ehaztühüm fe keyfe kane ıkab

6. ve kezalike hakkat kelimetü rabbike alellezıne keferu ennehüm ashabün nar

7. ellezıne yahmilunel arşe ve men havlehu yüsebbihune bi hamdi rabbihim ve yü'minune bihı ve yestağfirune lillezıne amenu rabbena vesı'te külle şey'ir rahmetev ve ılmen fağfir lillezıne tabu vettebeu sebıleke vekıhim azabel cehıym

8. rabbena ve edhılhüm cennati adninilletı veadtehüm ve men salehü min abaihim ve ezvacihim ve zürriyyatihim inneke entel azızül hakım

9. vekıhimüs seyyiat ve men tekıs seyyiati yevmeizin fe kad rahımteh ve zalike hüvel fevzül azıym

10. innellezıne keferu yünadevne le maktüllahi ekberu mim maktiküm enfüseküm iz tüd'avne ilel imani fe tekfürun

11. kalu rabbena emettenesneteyni ve ahyeytenesneteyni fa'terafna bi zünubina fe hel ila hurucim min sebıl

12. zaliküm bi ennehu iza düıyellahü vahdehu kefartüm ve iy yüşrük bihı tü'minu fel hukmü lillahül aliyyil kebır

13. hüvellezı yürıküm ayatihı ve yünezzilü leküm mines semai rizka ve ma yetezekkeru illa mey yünıb

14. fed'ullahe mhlisıyne lehüd dıne ve lev kerihel kafirun

15. rafıud deracati zül arş yülkır ruha min emrihı ala mey yeşaü min ıbadihı li yünzira yevmet telak

16. yevme hüm barizun la yahfa alellahi minhüm şey' li menil mülkül yevm lillahil vahıdil kahhar

17. elyevme tücza küllü mefsim bima kesebet la zulmel yevm innellahe serıul hısab

18. ve enzihüm yevmel azifeti izil kulubü ledel hanaciri kazımın ma liz zalimıne min hamımiv ve la şefııy yüta'

19. ya'lemü hainetel a'yüni ve ma tuhfis sudur

20. vallahü yakdıy bil hakk vellezıne yed'une min dunihı la yakdune bi şey' innellahe hüves semıul besıyr

21. e ve lem yesıru fil erdı fe yenzuru keyfe kane akıbetüllezıne kanu min kablihim kanu hüm eşedde minhüm kuvvetev ve asaran fil erdı fe ehazehümüllahü bi zünubihim ve ma kane lehüm minellahi miv vak

22. zalike bi ennehüm kanet te'tıhim rusülühüm bil beyyinati fe keferu fe ehazehümüllah innehu kaviyyün şedıdül ıkab

23. ve le kad erselna musa bi ayatina ve sültanim mübın

24. ila fir'avne ve hamane ve karune fe kalu sahırun kezzab

25. fe lemma caehüm bil hakkı min ındina kaluktülu ebnaellezıne amenu meahu vestahyu nisaehüm ve ma keydül kafirıne illa fı dalal

26. ve kale fir'avnü zerunı aktül musa vel yed'u rabbeh innı ehafü ey yübeddile dıneküm ev ey yuzhira fil erdıl fesad

27. ve kale musa innı ustü bi rabbı ve rabbiküm min külli mütekebbiril la yü'minü bi yevmil hısab

28. ve kale racülüm mü'minüm min ali fir'avne yektümü ımanehu etaktülune racülen ey yekule rabbiyellahü ve kad caeküm bil beyyinati mir rabbiküm ve iy yekü sadikay yüsıbküm ba'dullezı yeıdüküm innellahe la yehdı men hüve müsrifün kezzab

29. ya kavmi lekümül mülkül yevme zahirıne fil erdı fe mey yensuruna mim be'sillahi in caena kale fir'avnü ma ürıküm illa ma era ve ma ehdıküm illa sebıler raşad

30. ve kalellezı amene ya kavmi innı ehafü aleyküm misle yevmil ahzab

31. misle de'bi kavmi nuhıv ve adiv ve semude vellezıne mim ba'dihim ve mellahü yürıdü zulmel lil ıbad

32. ve ya kavmi innı ehafü aleyküm yevmet tenad

33. yevme tüvellune müdbirın ma leküm minellahi min asım ve mey yudlilillahü fe ma lehu min had

34. ve le kad caeküm yusüfü min kablü bil beyyinati fe ma ziltüm fı şekkim mimma caeküm bih hatta iza heleke kultüm ley yeb'asellahü mim ba'dihı rasula kezalike yüdıllüllahü men hüve müsrifüm mürtab

35. ellezıne yücadilune fi ayatillahi bi ğayri sültanin etahüm kebüra makten ındellahi ve ındellezıne amenu kezalike yatbeullahü ala külli kalbi mütekebbirin cebbar

36. ve kale fir'avnü ya hamanübni lı sarhal le allı eblüğul esbab

37. esbabes semavati fe attalia ila ilahi müsa ve innı le ezunnühu kaziba ve kezalike züyyine li fir'avne suü amelihı ve sudde anis sebıl ve ma keydü fir'avne illa fı tebab

38. ve kalellezı amene ya kavmit tebiuni ehdiküm sebıler raşad

39. ya kavmi innema hazihil hayatüd dünya meta'uv ve innel ahırate hiye darul karar

40. men amile seyyieten fe la yücza illa misleha ve men amile salihüm min zekerin ev ünsa ve hüve mü'minün fe ülaike yedhulunel cennete yürzekune fıha bi ğayri hısab

41. ve ya kavmi malı ed'uküm ilen necati ve ted'unenı ilen nar

42. ted'unenı li ekfüra billahi ve üşrike bihı ma leyse lı bihı ılmüv ve ene ed'uküm ilel azızil ğaffar

43. la cerame ennema ted'unenı ileyhi leyse lehu da'vetün fid dünya ve la fil ahırati ve enne meraddena ilellahi ve ennel müsrifıne hüm ashabün nar

44. fe setezkürune ma ekulü leküm ve üfevvidu emrı ilellah innellahe basıyrum bil ıbad

45. fe vekahüllahü seyyiati ma mekeru ve haka bi ali fir'avne suül azab

46. ennaru yu'radune aleyha ğudüvvev ve aşiyya ve yevme tekumüs saatü edhılu ale fir'avne eşeddel azab

47. ve iz yetehaccune fin nari fe yekulud duafaü lillezınestekberu inna künnü leküm tebean fe hel entüm muğnune anna nasıybem minen nar

48. kalellezı nestekberu inna küllün fıha innellahe kad hakeme beynel ıbad

49. ve kalellezıne fin nari li hazeneti cehennemed'u rabbeküm yühaffif anna yevmem minel azab

50. kalu eve lem tekü te'tıküm rusülüküm bil beyyinat kalu bela kalu fed' ve ma düaül kafirıne illa fı dalal

51. inna henensuru rusülena vellezıne amenu fil hayatid dünya ve yevme yekulül eşhad

52. yevme la yenfeuz zalimıne ma'ziratühüm ve lehümül la'netü ve hehüm suüd dar

53. ve le kad ateyna musel hüda ve evrasna benı israilel kitab

54. hüdev ve zikra li ülil elbab

55. fasbir inne va'dellahi hakkuv vestağfir li zembike ve sebbıh bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkar

56. innellezıne yücadilune fı ayatillahi bi ğayri sültanin etahüm in fı sudurihim illa kibrum ma hüm bi baligıyh festeız billah innehu hüves semıul besıyr

57. le halkus semavati vel erdı ekberu min halkın nasi ve lakinne ekserannasi la ya'lemun

58. ve ma yestevil a'ma vel besıyru vellezıne amenu ve amilus salihati ve lel müsi' kalılem ma tetezekkerun

59. innes saate le atiyetül la raybe fıha ve lakinne ekseran nasi la yü'minun

60. ve kale rabbükümüd'unı estecib leküm innellezıne yestekbirune an ıbatetı seyedhulune cehenneme dahırın

61. allahüllezı ceale lekümül leyle li teskünu fıhi ven nehara mübsıra innellahe le zu fadlin alen nasi ve lakinne ekseran nasi la yeşkürun

62. zalikümüllahü rabbüküm haliku külli şey' la ilahe illa hüve fe enna tü'fekun

63. kezalike yü'feküllezıne kanu bi ayatillahi yechadun

64. allahüllezı ceale lekümül erda kararav ves semae binaev ve savveraküm fe ahsene suveraküm ve razekaküm minet tayyibat zalikümüllahü rabbükam fe tebarakellahü rabbül alemın

65. hüvel hayyü la ilahe illa hüve fed'uhü muhlisıyne lehüd dın elhamdü lillahi rabbil alemın

66. kul innı nühıtü en a'büdellezıne ted'une min dunillahi lemma caeniyel beyyinatü mir rabbı ve ümirtü en üslime li rabbil alemın

67. hüvellezı halekaküm min türabin sümme min nutfetin sümme min alekatin sümme yuhricüküm tıflen sümme li teblüğu eşüddeküm sümme li tekunu şüyuha ve minküm mey yüteveffa min kablü ve li teblüğu ecelem müsemmev ve lealleküm ta'kılun

68. hüvellezı yuhyi ve yümıt fe iza kada emran fe innema yekulü lehu kün fe yekun

69. e lem tera ilellezıne yücadilune fı ayatillah enna yusrafun

70. ellezıne kezzebu bil kitabi ve bima erselna bihı rusülena fe sevfe ya'lemun

71. izil ağlalü fı a'nakıhim ves selasil yüshabun

72. fil hamımi sümme fin nari yüscerun

73. sümme kıyle lehüm eyne ma küntüm tüşrikun

74. min dunillah kalu dallu anna bel lem nekün ned'u min kablü şey'a kezalike yüdıllüllahül kafirın

75. zaliküm bima küntüm tefrahune fil erdı bi ğayril hakkı ve bima küntüm temrahun

76. üdhulu ebvabe cehenneme halidıne fıha fe bi'se mesvel mütekebbirın

77. fasbir inne va'dellahi hakk fe imma nüriyenneke ba'dallezı neıdühüm ev neteveffeyenneke fe ileyna yürceun

78. ve le kad erselna rusülem min kablike minhüm men kasasna aleyke ve minhüm mel lem naksus aleyk ve ma kane li rasulin ey ye'tiye bi ayetin illa bi iznillah fe iza cae emrallahi kudiye bil hakkı ve hasira hünalikel mübtılun

79. allahüllezı ceale lekümül en'ame li terkebu minha ve minha te'külun

80. ve leküm fiha menafiu ve li teblüğu aleyha haceten fı suduriküm ve aleyha ve alel fülki tuhmelun

81. ve yürıküm ayatihı fe eyye ayatillahi tünkirun

82. e fe lem yesıru fil erdı fe yenzuru keyfe kane akıbetüllezıne min kablihim kanu eksera minhüm ve eşedde kuvvetev ve asaran fil erdı fe ma ağna anhüm ma kanu yeksibun

83. felemma caethüm rusülühüm bil beyyinati ferihu bima ındehüm minel ılmi ve haka biham ma kanu bihı yestehziun

84. felemma raev be'sena kalu amenna billahi vahdehu ve kefarna bima künna bihı müşrikın

85. fe lem yekü yenfeuhüm ımanühüm lemma raev be'sena sünnetellahiletı kad halet fı ıbadih ve hasira hünalikel kafirun

   ramiz   09.08.2008 14:10
   #998497
 
reklamı kapat

yazdır