mumyalama

1.

mumyalama tekniklerinin amacı,ölen kişinin hayattayken sahip olduğu görünüşünü korumasını sağlamaktı.bu yapılırken önce vücut iç organlarından ve suyundan arındırılır,üzerine güzel kokular dökülür,çürümeyi engellemek için hoş kokulu ve şifalı bitkilerle doldurulurdu.daha sonra şeritler kullanılarak özenle sarılan mumya,koruyucu muskalarla kaplanırdı.

ama bu da yeterli değildi. iç içe konulan bir çok tabuta yerleştirilen mumya son olarak bir lahitin içine yerleştirilirdi.her lahitin üzerine ölen kişinin tasviri yontulurdu.iç organlarının konduğu kanoposlar,ölünün hizmetçiliğini yaptığına inanılan küçük heykeller,cenazeye göz kulak olurdu.tüm bu eşyaların üzerinde yazılar veya sembollerle dolu etiketler bulunurdu.ölünün cennete gitmesi için tanrı osiris'in mahkemesinden geçmesi gerekirdi.bu yüzden sorulan sorulardaki tuzaklara ölünün düşmemesi için tabuta bir de ölüler kitabı konulurdu.

   iskembedolmasi   25.06.2007 14:25
   #499798
2.

mumyalama işleminde emeği geçenler:

. ölü yıkayıcılar,
. mumyalama işlemini gerçekleştirenler,
. ketenden kişi başına nerede ise bir km uzunluğunda kefen bezini yapanlar,
. bu keteni yetiştiren çiftçiler,
. mumyanın işlemlerinde kullanılan kimyasal maddeleri ve baharatları değişik ülkelerden getiren ve satanlar,
. mezar kazıcıları,
. mezar duvarlarını süsleyiciler ve duvar ressamları,
. rahipler,
. ölüler kitabı yazarları,
. adak kurban satıcıları vs.. gibi bir çok sosyal grup vardı.

mumyalama kalitesi de çok çeşitliydi; firavunlarınki en özel olanı, asillere uygulananlar o zamanların ileri yöntemleri olmasına karşılık halka daha basit işlemler uygulanıyordu..

bir mumyalama işlemi nasıl yapılır:

. vefat eden kişinin cesedi üç gün bekletilir, bu süre içinde bağırsak ve vücuttaki bakteriler yavaş yavaş organik yapı taşlarını yemeye ve bozmaya başlarlardı.

. daha sonraki üç günde ise, vücut potasyum banyosuna yatırılırdı.

. nihayet birinci haftadan itibaren vücudun cisimleri çıkartılmaya başlanırdı. ama işleme geçmeden önce vücudun değişik deliklerinden yani burun, kulak, makattan potasyum ile terebentin verilerek organların bozulmadan şekillenmesi sağlanırdı.

. bu arada yanaklar çökmesin diye ağız içi nil yatağının çamuruyla doldurulur, göz yerine çakıl taşı, etrafı alçı kaplı soğan çekirdeği veya cam konurdu.

. burundan bir çengelle girilip beyin parçalanır ve parça parça çıkarılıp atılırdı. beynin korunmamasının nedeni eski mısırlılar’ ın beyine önem vermemelerindendir..

. eski mısır’da yaşam kalpten girer, kalpte yaşar, kalpten çıkardı. eski mısırlılara göre, düşünce merkezi de yine kalpti. bu nedenle kalp çıkarıldıktan sonra mumyalanıp tekrar yerine konulmasına rağmen, beyin hiçbir şekilde saklanmamıştır, beyin önemsenmediğinden dolayı, hiyerogliflerde bile yer almamıştır.

. batın organlarını çıkarabilmek için mesaneden kalbe doğru bir kesi yapılır ve çıkartılan bağırsak, mide, karaciğer gibi organlar işlem gördükten sonra kanope adı verilen büyük vazolara yerleştirilir, bu vazolar da mumyanın yanına konurdu.

. bu enzisyonla çıkarılan kalp genelde tekrar mumyalanıp yerine konurdu. ama bazen kalp kanope’ye yerleştirilir, vücudun kalp boşluğuna da altın bir skarabe heykeli konurdu.

. ölünün penisi de aynı şekilde mumyalanır ve tekrar yerine yerleştirilirdi ki öbür dünyada da kişi üreme fonksiyonlarına devam edebilsin.

. karın organlarının çıkarıldığı boşluk, kimyon, karabiber, sarımsak, soğan ile harmanlanmış samanla doldurulur ve karın derisi palmiye ipliği ile dikilirdi.

. kafa, kol, bacaklar, önce ayrı ayrı bandajlanır, daha sonra ise hep beraber keten kumaş ile sarılırdı.

. öbür dünyada insanlar, işlevlerini rahat yapabilmeleri için bu dünyada sakat veya bir uzvu kesik olanlar mumyalanırken o uzvun tahtadan veya alçıdan protezi ile mumyalanırdı; böylece öbür dünyada fiziksel işlemlerini eksiksiz yapabileceklerine inanırlardı.

. keten mumya bandajının içini de her biri değişik koruma sembolleri olan ziynet eşyaları ile doldururlardı. çünkü bu heykelciklerin öteki dünyada seyahatleri sırasında kendilerini her türlü saldırıdan ve kötülüklerden koruyacaklarına inanırlardı.

. daha sonra ise mumya, iç içe geçmiş dört tabutun içine konurdu. en içteki tabutun kapağı açıldığında gök tanrısı nut veya ana tanrıçalardan izis kapakta ölüyü kucaklayacakmış gibi beklerdi. bu tabut ikinci bir tabuta, ikinci tabutta üçüncü bir tabuta yerleştirilirdi. her üç tabutta ahşaptan yapılmış olup andropoiddiler.. daha sonra bu üç tahta andropoid tabut, yine andropoid yapıda ama bu sefer taş bir lahitin içine yerleştirilirdi. tüm bu işlemler gerçekleşirken de tahtadan yapılma anübis maskeli ölü rahipleri işlemlere eşlik eder, gerektiğinde yardımcı olurlardı.

. arkeologların yorumlarına göre amaç; ölen insan bir ipek böceği kozası gibi sarıp sarmalanmakta ve öbür dünyada bu kozadan yani mumyadan çıkıp uçacak bir kelebek gibi hayatına devam etmesi umulmaktaydı...


turgay tuna'dan alıntıdır.

edit: kısmen alıntıdır..kısmen!!

   anathema   22.12.2007 02:55 ~ 03:11
   #781936
3.

- abi bu mum yalama olmuş.
- napalım kader.
- içelim bu akşam abi.
- içelim aq.

   abesveistigal   22.12.2007 03:07 ~ 03:07
   #781954
4.

iç organlarına, zaman içerisinde çürümemesi için hammaddesi kına olan bir karışım sürülür.

mısır'da mumyalamanın yapılma nedeni ölümden sonraki hayata inanmlarından kellidir. ayrıca ölünün yanına değerli mücevherler konulmasının da sebebi budur.

bu mumyalar keopsların içine konur ki bugün hala sırrı çözülememiş keopsların içine süt koyunca yoğurt oluyormuş. merak ediyorum ki mumya diye koyduğumuz şeyler de zaman içinde karşımıza ne diye çıkacak.

   cincibir goz   05.04.2009 17:01 ~ 12.05.2009 21:41
   #1298741
 
reklamı kapat

yazdır