munacaat

1.

ismet özel'in "erbain" şiir kitabında bulunan şiirlerini bir kenara koyarsak yayınladığı en etkileyici şiirlerinden birisi.

bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı
ölmedim genç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
heves ettim gölgemi enginde yatan
o berrak sayfada gezindirsem diye
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.
vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için
halbuki aşk,başka ne olsundu hayatın mazereti
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
vay ki gençtim
ölümle paslanmış buldum sesimi.

hata yapmak
fırsatını adem’e veren sendin
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana
gençtim ve ben neden hata payı yok diyordum hayatımda
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
tanıdım ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.

çeşme var,kurnası murdar
yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi.

gençtim ya,ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur,dalların hışırtısı da
gözyaşı,çiğ tanesi,gizli dert veya verem
ne fark eder demişim
bilmeden farkı istemişim.
vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!
yola madem
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım
hava bozar,yüzüm eğik giderdim yine
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
yola devam ederdim.

gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın
onunla ben
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.
bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.

oysa bu sürgün yeri,bu pıtraklı diyar
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık
ah,bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık
gönendi dünya bundan istifade
dünya bayındırladı:
bir yakış,bir yanış tasarımı beride
öte yakada bir benî adem
her gün küsülü kaldık.

bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan
artık bu yaşa erdirdin beni,anladım
gençken almadın canımı,bilmedim
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer
çiğ tanesi sanmak ne cüret,gözyaşıymış
insanın insana raptolduğu cevher.

şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?


ismet özel

   resul balay olmak   26.12.2006 20:00
   #157472
2.

allah'a* yalvarma, yakarma şiirlerine denir.

   wunderbar   17.12.2007 18:11
   #775212
3.

ibrahim şinasi'nin şiiri.

hak-teala azamet aleminin padişehi
la-mekandır olamaz devletinin taht-gehi

hasdır zat-ı ilahisine mülk-i ezeli
bi-hudud anda olan kevkebe-i lemyezeli

eser-i hikmetidir yerle göğün bünyadı
dolu boş cümle yed-i kudretinin icabı

izzet ü şanını takdis kılar cümle melek
eğilir secde eder piş-i celalinde felek

emri vech üzre yer eyler gece gündüz hareket
değişir tazelenir mevsim-i feyz ü bereket

pertev-i rahmetinin lemasıdır ayla güneş
tab-ı hışmından alır alsa cehennem ateş

şerer-i heybet-i ulviyyesidir yıldızlar
anların şulesi gök kubbesini yaldızlar

kimi sabit kimi seyyar be-takdir-i kadir
tanrı'nın varlığına her biri bürhan-ı münir

varlığın bilme ne hacet küre-i alem ile
yeter isbatına halk ettiği bir zerre bile

göremez zatını mahlukunun adi nazarı
hisseder nurunu amma ki basiret basarı

vahdet-i zatına aklımca şehadet lazım
can ü gönlümle münacat ü ibadet lazım

neşe-i şevk ile âyâtına tapmak dilerim
anla var hâlik'ıma gayrı ne yapmak dilerim

ey şinasi içimi havf-ı ilahi dağlar
suretim gerçi güler kalb gözüm kan ağlar

eder isyanıma gönlümde nedamet galebe
neyleyim yüz bulamam ye's ile afvım talebe

ne dedim tövbeler olsun bu da fi'l-i şerdir
benim özrüm günehimden iki kat bed-terdir

nur-ı rahmet niye güldürmeye ruy-ı siyehim
tanrı'nın mağfiretinden de büyük mü günehim

bi-nihaye keremi aleme şamil mi değil
yoksa alemde kulu aleme dahil mi değil

kulunun za'fına nisbet çoğ ise noksanı
ya anın kahrına galib mi değil ihsanı

sehvine oldu sebeb acz-i tabii kulunun
hem odur alem-i manide şefi'i kulunun

beni afvetmeğe fazl-ı ilahisi yeter
sanma hâşâ kerem-i na-mütenahisi biter

   peynir gemisi   22.04.2008 14:48
   #900432
4.

ismet özel'in fikir hayatında geçirdiği gel-gitleri düşününce, (ki birçok kişi bu sebepten onu dönek olarak nitelendirmektedir) daha başka bir anlam kazanan, güzel şiiri.

kendi sesinden dinlemek için: http://www.ismetozel.org/...ws&file=article&sid=717 .

   fingolfin   04.09.2009 00:08
   #1579531
5.

kişinin allah karşısında kulluğunun farkında olarak, edeple kendi eksiklik ve noksanlıklarını itiraf edip allah'tan kısık sesle,gizlice yardım istemesi anlamına gelir. edebiyatımızın her döneminde birbirinden güzel örnekleriyle vazgeçilmez bir nazım şeklidir.

   ayakli gazete   18.04.2011 00:43
   #2340883
 
reklamı kapat

yazdır