nene hatun

1.

türk kadınının gücünü azmini kararlılığını merhametini vatan sevgisini simgeleyen kurtuluş savaşının en önemli kahramanlarından biri...

   lafminator   11.03.2007 15:47 ~ 09.01.2009 22:58
   #258778
2.

nene hatun lisesi vardır bir de. lgsye* girip iyi puan yapanlara mektuplar gönderip burslar bilgisayarlar yatlar katlar verir**

   suonetar   16.03.2007 19:12 ~ 19:12
   #267384
3.

şimdi olsaydı diyesi geliyor insanın ama o başörtüsü ile hiç bir yere gidemeyeceğinden kahrından ölürdü herhalde boşver bugünü görmediği iyi olmuş diyorsun sonra.

   cloudy   16.03.2007 19:14
   #267387
4.

anam,ninem yine kazandık bu zaferi yine anıyoruz sizi yine dualar ediyoruz ne kadar az gelsede size...yine savaşıyoruz çanakkalede kafkas da yine eziyoruz düşmanın kafasını düşman içimizde olsada bu millet bunlarıda ayıklayacaktır.
siz rahat uyumaya çalışın.mekanınız cennet olsun,kabriniz nurla dolsun,hak katında mertebeniz şehitlik olsun...

   lafminator   18.03.2007 13:54
   #271633
5.

anakarada bir cadde.

<bkz: nene hatun salata>

   diesel   20.06.2007 21:41
   #485833
6.

konyada bir parka verilen ad.

   blossom   20.06.2007 21:44
   #485841
7.

günümüzde x baba türbesine gidip onu bunu oraya buraya sürten, dualar eden kadınlarımızı düşününce aslında o zamana göre ne kadar çağdaş bir kadın olduğunu düşündüğüm muhteşem insan. allah huzur içinde yatırsın.

   metallicblack   20.06.2007 21:51
   #485867
8.

<bkz: meme hatun>

espriyi ben yapacaktım, komik olacaktım, herkes beni sevicekti, oof off. benden önce başkası yapmış, bakınız bari.

   plebisit   01.09.2008 02:16
   #1020315
9.

bir diğer kadın kahraman için:

<bkz: kara fatma>

   petra   01.09.2008 02:18
   #1020317
10.

alıntı...
nene hatun

tarihimize "93 harbi" adıyla geçen türk-rus savaşında erzurum'un aziziye tabyası'nda gösterdiği kahramanlıkla adını tarihe kazandıran türk kadını. 1857 yılında erzurum'da doğdu. tam doksan sekiz yıl orada yaşadı. bir kahramanlık sembolü olarak tanındı ve anıldı. ömrünün son demlerini "üçüncü ordu'nun annesi" olarak geçirdi. 1955 yılında "yılın annesi" seçildikten sonra 22 mayıs 1955 günü erzurum'da zatürreden vefat etti.

türk-rus harbi'nin kanlı ve karanlık günleriydi. 1877 yılı kasım ayının 7'sini 8'ine bağlayan gece civarda bulunan iki ermeni köyünden gizlice harekete geçen kalabalık bir çete sinsi sinsi yaklaşıp erzurum'un meşhur aziziye tabyası'na girmeyi başarmıştı. tabyayı savunan bir avuç türk askeri derin uykuda idi. yataklarında bastırıldılar ve uykuda kılıçtan geçirildiler. arkadan gelen rus kuvvetleri de hiç bir direnme görmeksizin aziziye tabyası'na yerleştiler.

bu kahpe baskından yaralı olarak kurtulan bir asker koşa koşa erzurum'a varıp kara haberi yetiştirdi. minarelerden sabah ezanı yerine "moskof aziziye'ye girdi!" sesleri yükselmeye başladı. bir anda bütün erzurum duymuştu bu kara haberi. ve bir anda bütün erzurum şahlanıvermişti. tüfeği olan tüfeğini kaptı olmayan eline ne geçirdi ise tırpan kazma kürek sopayı alıp sokaklara döküldü. erkekli kadınlı bütün erzurum halkı aziziye'ye doğru koşmaya başladı.

şehrin kenar bir mahallesindeki mütevazi bir evde oturan taze bir gelin vardı. bir gün evvel ağabeyi hasan cepheden ağır yaralı olarak eve getirilmiş ve bir kaç saat önce bu taze gelinin kolları arasında ruhunu teslim etmişti. kocası cephede idi. minarelerden yükselen "moskof aziziye'ye girdi" seslerine seferber olup koşanların uğultuları karışıyordu. taze gelin bu kara haberi duymuş gibi hemen ağlamaya başlayan üç aylık bebeğini emzirip uyuttu. usulca onu beşiğine bıraktı ve heyecan dolu bir sesle:
- seni bana allah verdi ben de seni allah'a emanet ediyorum yavrum diye mırıldandı.
sonra şehit kardeşinin döşeğine seğirtti. ölüyü alnından öptü:
- seni öldüreni öldüreceğim ben de dedi kin dolu bir sesle.
ve masanın üzerinden satırı kapmasıyla kapıdan dışarı fırlaması bir oldu. o da çılgınca aziziye'ye doğru koşmakta olan kadınlı erkekli taşlı sopalı kalabalığın arasına karıştı.

bütün erzurum o dadaşlar diyarı şahlanmştı. erzurum halkı bir sel gibi akıyordu canından aziz saydığı aziziye tabyası'na doğru.
aziziye'ye yerleşmiş olan moskof tabyaya yaklaşmakta olanlara karşı yaylım ateşine geçince bir hayli erzurumlu kırıldı. onların kırılışını görmek ayakta kalabileni büsbütün şahlandırmış ve tabyanın demir kapılarına gülle gibi yüklenen kalabalık bir anda içeri doluvermişti. demir kapılar bile dayanamamıştı bu olağanüstü iman karşısında.

aziziye'de boğaz boğaza kanlı bir dövüş başladı. balta tırpan kazma ve sopası olmayan pençeleriyle moskofun gırtlağına yapışıyordu. o toplu tüfekli ordu tam bir bozguna uğramıştı bu şahlanış karşısında. türk demeye dili dönmeyen moskof askerleri osmanlı'yı da kısaltıp sadece "osman"a çevirmişlerdi. başı dara gelen "osman teslim" deyip canını kurtarmaya bakıyordu.
başka bir zaman olsaydı türkün merhameti galebe çalardı belki. fakat bu zaman diğer zamanlardan çok farklıydı. aziziye'nin dışında ve içinde kadınlı ihtiyarlı çocuklu yüzlerce erzurumlu kanlar içinde yatıyordu. onlara ateş açanlar acımışlar mıydı? ne "osman" dinleyen oldu ne de "teslim"e kulak asan... taze gelin de elinde satırı karşısına çıkan moskof'un kafasına suratına indiriyordu. şehit düşen ağabeyisinin acısını bin moskof'u öldürse içine atamazdı...

2.000'e yakın moskof askeri öldürülmüş ve aziziye kurtarılmıştı. düşmanın geri kalan kısmı selameti atlarına atlayıp kaçmakta bulmuştu. onları takip etmek için erzurumlu'nun atı yoktu. fakat kaçan atlıyı kovalayan yayalar yine de onu yakalayıp haklamayı biliyordu.

yaralılar arasında taze gelin de vardı. elinde satırı ile döğüşürken aldığı bir yaranın etkisiyle o da kanlar içinde yere yıkılmıştı. fakat yaralı olarak baygın bulunduğu zaman dahi elindeki kanlı satırını sıkı sıkıya kavramış bırakmıyordu hırs dolu pençelerinin arasından...
adı nene idi taze gelinin. o günden sonra o da bütün erzurum'un tanıyıp saydığı kişiler arasına katıldı. doksan sekiz yıllık ömrü boyunca bütün erzurumlulara moskof'un aziziye'de nasıl tepelenişini anlattı. fakat kendinden bir kaç kelime ile bahsetti.
ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret eden nato başkomutanına "ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. bugün de gerekirse aynı şeyi yaparım" demiş ve amerikalı generali kendine hayran bırakmıştı...

alıntı..

   harun demir   21.06.2009 05:42
   #1454497
 
reklamı kapat

yazdır