nilgun marmara

1.

zelda nilgün marmara (1958 - 1987)

kugularin ölüm öncesi ezgileri siirlerini birakarak 13 ekim 1987 de bekleme salonunu teketti. ne beklenmeyen ne de garip bir varolustu bu. zaten 29 yilini, hayatini, siirlerini ve rüyalarini ölümün kiyilarinda yasadi. yerlesik yabanciginin acisini hissetti daima.

tutunamadi zelda. anlayamadi, anlamlandiramadi, alisamadi, varolamadi, katlanamadi. ugrasti yazmaya calisti. sayfalara kustu 29 yillik kisa yolculugunun gunluklerini...

kayip bir yolculugun hiç anlamsiz, trajik dizeleri kaldi geriye. hissedebilenlerin hiçte yabanci olmadiklari kelimelerle dolu siirler, metinler ve bir de kirmizi-kahverengi bir defter... yitiris, tiksinti, kaybolus, kopus, ölüm!

"azimsanamayacak kadar ölmüsüm / azimsanamayacak denli ölüyüm... geliyorlar, bu evde dogan yeni bir ölümü görmeye; kosarak, düse kalka yuvarlanarak, sürünerek... nasil olursa olsun; görmek için bu eski dostlarinin yeni cesetlerini ve göstermek için kendi dirimlerinin kivilcimlarini geliyorlar. ölüm sessizligi, toz ve küf kokan evden ayrildiktan sonra seviniyorlar canliyiz diye."

hiçbir anlami yok hakkinda konusmanin yada cozmeye calismanin.
icine dustugu bu yasami sahiplenemeyen bir kucuk kizin varolus cigliklariyla tunellerde yiten yasaminin dingin melodileri sadece....

"ve simdi yollarinda yasamin
çiglik tünelleri kazimak
ve susmak'i
yazmak
kalmistir
isaretleyenlere..."

* *

   whisper   30.07.2006 12:47
   #19321
2.

"nilgün ölmüs. besinci kattaki evinin penceresinden kendini asagi atarak canina kiymis. ece ayhan söyledi.
çok degisik bir insandi zelda. aksamlari belli saatten sonra kisilik, hatta beden degistiriyor gibi gelirdi bana. yüzü alarir, bakislarina çok güzel, ama ürkütücü bir parilti eklenirdi. çok da gençti. sanirim, otuzuna degmemisti daha.
ece ile gergedan için yaptigimiz aylik söyleside ondan söyle söz ettim: bu dünyayi baska bir hayatin bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu.
dönüp baktigimda bir aci da buluyorum nilgün'ün yüzünde. o zamanlar görememisim. bugün ortaya çikiyor."

cemal süreya

   whisper   30.07.2006 12:50
   #19322
3.

<bkz: düşü ne biliyorum>

   whisper   30.07.2006 12:51
   #19324
4.

<bkz: beklemek>

   whisper   30.07.2006 12:54
   #19327
5.

"zarfını ben açardım sana yazdığım mektupların" cezmi ersöz cümlesinin ithaf edildiği kuğu ezgili, delikli uykulu kadın. bekleme odasının kısa soluklu misafiri

   duscevirmeni   14.01.2007 02:09
   #180812
6.

"ey iki adımlık yerküre
senin bütün arka bahçelerini gördüm" diyecek kadar aykırı şair.
marjinal ölümü seçmiş.

   si_yu_ya   02.05.2007 23:38
   #368904
7.

nilgün marmara hayatın dünyevi kısmından istifa eden, yüce kişilikli, birtanecik şair.

öylesine ölümü istemiştir ki, intihar ederken ona tanık olanlar aşağı düşerken bir tek çığlık bile atmadığını anlatmışlardır hep.

çok fazla sevdiği, tezini bile onunla ilgili hazırladığı sylvia plath onun esin kaynağı olmuştur. hem yazınsal ilham perisi hem de ölümünün ilham perisi..

nilgün marmara nın dizelerini anlamak herkese göre değildir. çoğu için depresif hasta bir şairdi öldü gitti den ibaret tir. daha büyük bir çoğunluk ise kimdir tanımaz bile. ancak su bir gerçektir ki nilgün marmara ülkemizden geçmiş en kaliteli şairlerden biridir.ve evet intihar etmeseydi de aynı şekilde efsane olacaktı.. en azından benim için..

''ey iki adımlık yerküre, senin bütün arka bahçelerini gördüm ben..''

   starbreeze   18.07.2007 12:13 ~ 15.08.2007 02:55
   #552280
8.

''bütün yalnızlıklarınızın ilenci
korusun çoğulluklarınızı
cinnet koyun erdemin adını
maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin...'' dizelerinin sahibi muhteşem şair.

   seyym   13.08.2007 12:50
   #607009
9.

...
simdi'si yitik
bundan yazıyor
yazıyor enine boyuna
icini ve dısını ve yeri
ve gögü ve suyu,
bindigi kadırga
o inince batıyor**

ayrıca daktiloya cekilmis siirler'i söyle biter;

...cocuklugun kendini saf bir bicimde akısa bırakması ne guzeldi.yiten bu iste!!

   perispri   13.08.2007 23:10
   #608536
10.

pavor noctornus ya da delikli uykular demi$ muntehir.. ablam..

   henry flower   15.01.2008 02:53
   #817854
11.

''ben hakimim masum bey,hayat hep yüzünle seviştik,tersinin hatırı kaldı.'' diyen, erken kaybedilen..

   emmagoldman   22.01.2008 22:31
   #828738
12.

bir an, hiç beklenmedik bir anda, belki kendisi bile beklemiyordu, kendisini pencereden atarken sesini bile çıkartmayan insan.

   oturan kedi   31.01.2008 00:54
   #842938
13.

"maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin...''

   peynir gemisi   17.10.2008 13:02
   #1058431
14.

yabancıların en yakınıydın sen, gibi bir mısranın sahibi.

   demarke   12.12.2008 13:02
   #1115118
15.

sylvia plath'in yazılarını çeviren, harikulade eserler veren ve 1987'de 29 yaşında * diyerek kendi isteğiyle yaşamına son veren yazar.

kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,
yalpalayan hayatımın kara çarşaflı
bekçi gizleri.

ne zamandır ertelediğim her acı,
çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,
-bu şiir -
sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,
dost kalmak zorunda bana ve
sizlere!

çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,
uykusunu bölen derin arzudan.
büyüsünü bir içtenlikten alırsa
kendi saf şiddetini yaşar artık,
-bu şiir -
kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,
ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,
sevda ile seslenir sizlere!

   see can me war   13.03.2009 16:09
   #1248810
16.

küçük iskender, lale müldür, ece ayhan gibi yazarları etkileyen inanılmaz satırların sahibi büyük insan.

"hayatın neresinde dönülürse dönülsün kardır."

   sophiesophie   07.09.2009 14:32 ~ 14:32
   #1586107
17.

burada daha ne kadar öleceğim?

yeryüzüyle gökyüzünün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde?

ben size alışamam.tehdit: koltuğunuzun bedeninizle dolmaması.

tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu,

gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzünüzün yokoluşu.

ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada..

öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması günlere,

hiç karşılıksız...

ağlıyorduk. ben bu ıslaklığı tanıyordum, düşümde böyle düşünüyordum

size dokunurken. siz bu ıslaklığı tanıyordunuz, düşümde böyle düşünüyordunuz.

nasıl biliyorduk, nasıl? her ışıltılı anın acı yükünü, ülkemizin sonsuzca yumuşayarak kuraklıktan kurtulduğunu: bu gözyaşlarının susulmuş her çığlık, beklenmiş her sevinç için, onun için bu kadar akıcı, saran ve parlak.

delilik sevgilim, bir sözcük üzerine kurulmuyor,

var olanı dürtüyor, eşeliyor, o bölgede yer ediniyor.

bir sabah, bedenimin tüm hücrelerini ele geçirmiş bir acıyla uyanıyorum,

bundan böyle, nereye baktığı bilinmeyen gözlerinizle her karşılaştığımda

katlanacak bir acıyla.

onu sürükleyeceğim. sürükleyeceğim ki, açığa çıkarılamayacak,tanımlanabilir gün ve gecelere mal edilemeyecek bir sevi karabasanından aldığım pay, saygısını bulsun içkin dünyasında belirsiz "ben" in.

yaslı yüreğimin utangaç itirafı: "sizi sevmekte ölüyorum"

   maria puder   10.10.2009 03:59
   #1656756
18.

“pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin,
olduğum gibi ölmeliyim, olduğum gibi…
tüy, kan ve hiçbir salgıyı düşünmeden,
kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın!
doğramalıyım bu tiksinç vücudu beynimle!" ..

   bir maniniz yoksa annemler size gelecek   10.10.2009 08:11
   #1656781
19.

''tadının damagımda kaldıgını sanmıştım yanılmışım,tadın damarlarımda kalmış''

biraz daha yazmaya devam etseydin de bizi mahrum etmeseydin senden.

   punkgeisha   29.09.2010 00:53 ~ 00:53
   #2187421
20.

"hayatın neresinde dönülürse dönülsün kardır." diyerek,
sahi gerçekten zararda mıyım? diye düşündürttü.

   angusdagnabit   30.10.2010 19:03
   #2222313

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

görseller

yazdır