onsoz

1.

kitaplari actigimizda ilk karsimiza cikan, cogu insanin okumadigi * yazarin diger eserleri, kendisi ve elinizde olan esere giris yapma adina var olan yazidir.

   muque   17.05.2006 08:15
   #7080
2.

yazarın okuyucuyla paylaşmak istediği *kişisel görüşlerinin bulunduğu bölüm.

   yesil66   17.07.2007 13:23
   #549895
3.

<bkz: mukaddime>

   tiki avcisi   24.11.2008 01:22
   #1093645
4.

<bkz: prolog>

   muselem   24.11.2008 01:24
   #1093648
5.

ilk baskiya önsöz, besinci baskiya önsöz, yirmisekizinci baskiya önsöz seklinde uzar gider. bazi kitaplarda ** önsözü gecip de kitaba gelene kadar üc dört mola verirsiniz.

   cemkirik limon dilimi   24.11.2008 01:25
   #1093650
6.

bu bir veda havasından biraz fazlası


hiç bu kadar gitmemiştim.

adını da almadım yanıma.
ceplerime uzak doldurdum
bütün tereddütlere yetecek kadar.
aklından geçmeyecek yollar çizdim kendime.

bilerek not bırakmadım.

ayrılık
her zaman, okunduğu gibi yazılmaz.

yanı başına bıraktığım boşluk,
okunabilen bütün ayrılıkların
önsözüdür.

taylan deprem güzellemesi

   tirmali yorum   03.01.2009 20:05
   #1146046
7.

oğuz atay'ın önsöz olayına [ona göre bönsöz] gergin olduğunu, bunu derrida ile beraber hıncahınç eleştirdiğini bildiğimizden, önsözlerin anlamsız olduğunu dile getirebiliriz. fakat, önsöz bu iki üstadın eleştirilerine rağmen önemini koruyor, ha biz önsözlere gereken önemi göstermekle yükümlüyüz.

benim de gergin olduğum konu bu. yazarın "hayatı ve eserleri" üzerine yapılmış, nesnelliğin içinde öznellik kırıntıları barındıran her türlü yazı, canımı sıkıyor. yazarla arama giren, yazarı belli bir sosyal zemine iten herhangi bir yazıyı dikkate almıyorum. albert camus'yü ii.dünya savaşı ile alakalandıralanları hiç mi hiç sevmiyorum, camus'nün ii.dünya savaşı'ndan ne kadar etkilenmiş olabileceği hakkında bir fikir beyan etmek, onun varoluşçu yapısını açıklamaya yeter mi? camus'nün eserleri bize bu konu hakkında yeteri kadar ipucu vermiyor. fakat idam'ı hedefine almış, bu konu üzerine fikir beyan etmiş olması onun nasıl bir dünyada yaşadığını, o dünyadan nasıl etkilendiğini açıklayabilir mi? belki önsözler şu konuda yardımcı olabilir: anne frank'ın günlükleri'ni okurken ii.dünya savaşı'nın bir ergen üzerine etkilerini 'savaş'ın korkunçluğu dışında, bir ergenin hayal dünyasının kısıtlanmasında arayabiliriz. ama anne frank yaşamış olsa, ona yazılan önsözlerin temel konusu savaş olacaktı burası kesin.

ben olgunlaşmış bir yazar üzerine yazılan önsözleri, o yazarın özgünlüğünü nereden aldığına dair olarak görmüyorum. önsözlerdeki şairane, hayranlık dolu betimlemeler de nitekim 'silah zoruyla' yapılmış gibi geliyor bana. stendhal'a yazılan bir önsözü okuduktan sonra, kızıl ve kara'yı okurken zevkin doruğuna varacağımı sanıyordum, e sonuç? ne o bahsedilen 'mükemmel yazar' ne de 'çağını aşan kitap'la karşılaşmıştım, daha önceki rus edebiyatı maceram karşısında stendhal oldukça becereksiz kalmıştı nazarımda. ama o önsöz 'oku' diye cebrail gibi fısıldayarak nereye varıyor? yayınevinden sipariş edilmiş önsözleri anlama rehberim var artık. haha. hangi önsöz sipariş, hangisi 'hmm ilginç'miş anlama yetisine ulaşabildik sonunda, artık daha fazla hüsran yaşamayacağız bu konuda.

yine de özensiz önsözleri bile okuyorum, çünkü içerisinde bir izlek var. o izleğin peşinden koşmayı seviyorum, kitabı bitirdiğimde önsöze tekrar dönmemin sebebi de bu. bir albümü dinledikten sonra da aynı tribe giriyorum, hakkında okuduğum yazıların ne kadarının gerçeği yansıttığını kıyaslayarak anlamaya çalışıyorum. kişilerin beğenilerinin ne denli üzerine düşündükleri eserin içeriğini yavanlaştırıyor onu da görüyorum. nietzche'nin shopenhauer'e kıçını dönmesini düşündükçe, nietzche'nin daha önce shopenhauer hakkında yazdıklarının beni ne kadar etkileyeceğini kestiremiyorum. nietzche'nin erken dönem eserlerini okurken, bolca şopen'i yücelttiğini gördükçe gülüyorum. önsözlerin nietzche'nin perspektivizm görüşünden ne kadar yara aldığını da belirteyim. belirteyim de artık bestseller'in önsözlerini okuma gereği duymayalım.

önsözün de artık zevkler ve renkler tartışılmaz olgusuna takıldığını düşünmek açıkçası rahatsız ediyor. daha objektif bir önsözün varlığı benim gibi takıntılı okurlara, ya da yine benim gibi kolay etkilenen okurlara ne gibi avantajlar sağlar bilemiyorum. günlerdir, black clouds & silver linings hakkında değerlendirmeleri okuyorum, şu anda albümün kafamda yarattığı imaj şu "dt standartlarında, az biraz yenilik, yer yer amacını aşan atraksiyonlar vs". daha albümü dinlemeden bu kanılar mevcut, ahah, dinlediğim anda ne tepki vermem gerektiğini açıkçası ben de kestiremiyorum. biliyorum ki bu eleştiriler şu anda beni elbette büyük oranda etkisi altına aldı, tıpki önsözler gibi bu eleştirilerin 'doğru mu yanlış mı' olduğunu düşünürken, benim albüme odaklanmam epey zaman alacak. önce kafamdaki 'başkalarının beğenilerinin etkisini' temizlemem gerekecek. ben her kitapta, her albümde bu cebelleşmeyi yaşıyorum ya artık sinirim bozulmaya başladı.

camus'ye önsöz yazmayın bir daha.

   kaamos   02.05.2009 16:42 ~ 21:05
   #1355468
8.

eserin niçin ve ne amaçla yazıldığını belirtmek için kitabın başına eklenen yazı. bu bölümde yazar ya kitabın özetini verir veya hangi nedenle yazdığını açıklar. eskiden, "sebeb-i telif-i kitab" (kitabın yazılışının sebebi) sözü kullanılırdı. tanzimat'tan sonra edebiyatçılar, mukaddeme başlığı altında yazdıkları önsözlerde edebiyat anlayışlarını belirleyici açıklamalar yaptı. namık kemal'in celaleddin harzemşah, recaizade mahmud ekrem'in zemzeme, abdülhak hamid tarhan'ın makber mukaddemeleri bunlardandır.

   resul balay olmak   22.12.2009 20:04
   #1810018
9.

"isterdim ki gelecek güzel sofraların çeşnisi için kurusun diye kilere asılan bir ayva dalı gibi gibi sallantısız halde sen bul beni. belki ortalığa yaymış olduğum çürümüşlükten tiksinmezdim de o hiç yaşamadığım aklına gelirdi: halden anlar bir dost tarafından kucaklanırdım; ruhum ısınırcasına, dudaklarıma konmuş sinekleri kovalarcasına."


hasanali yıldırım.

   king of the tawn   19.06.2010 21:20
   #2092357
10.

yeni, gülşen klasiği. mükemmel...

http://www.izlesene.com/...-yeni-klip-2010/2271761

severse soldan, silerse sağdan inersin hoppa dönerse gözüm.
çok eğlenceli zannımca.

   sendenoncegeldim   23.07.2010 13:56
   #2112702
11.

leopar desenli kilotuyla beyinlerde yer eden gülşen ve şarkısı.

"ve daha bunlar ne ki göreceklerinin yanında anca kalır önsözü" ohhş.

bi de humalı gibi bişey.

   oryantalistoryantal   25.08.2010 00:45 ~ 00:57
   #2130560
12.

çok gereksiz bir kavram. ne diye bi kitbın başına başka bi yazarın sikindirik yazısı konur ki. ne yani ben okuyunca anlayamayacak mıyım kitabı.

özellikle cevat çapan adlı sözümona edebiyatçının bir daha hiç bi zaman girişmemesi girişse de o sayfaların yırtılı atılması gereken boş beleş sözler topluluşu.

oğuz atay'ın deyimiyle bönsöz.

   cumle muhendisi   07.12.2010 23:58
   #2251491
 
reklamı kapat

yazdır