otlakci

1.

ceplerine akrep girmiş insani varlıklardır. bu gün sigara almiyim mehmetten otlanırım. bugün paramı sakliyim ahmet bana nasılsa alır otlanırım ondan şeklinde düşünceye sahip kişilerdir.

   nick_neyime   06.04.2007 09:37
   #307690
2.

nerde beleş, oraya yerleşi hayat felsefesi olarak benimsemiş olan yaratıklar topluluğu.

   sensation   06.04.2007 09:40
   #307696
3.

<bkz: hey yarrağımın başı, az ye de sigara taşı>

   chiquillo   10.06.2007 13:03
   #459370
4.

-bi sigara versene hacı.
+ben bıraktım bilader.
-sigarayı mı bıraktın? sevindim be. keşke ben de bırakabilsem.
+yok bilader. ben paket almayı bıraktım.
-git bize sigara bul o zaman ibiş.

aradan 10 dakika geçer.

+ateşin var mı be bilader?
-ciğer de lazım mı? seninki eskimiştir.

   the last tiger   05.01.2009 22:24 ~ 22:25
   #1150191
5.

-haci bir sigara versene
-oha senin pakete ne oldu?
-haci benim paket bitiyoo.

   eycof   05.07.2009 13:58
   #1477257
6.

<bkz: yancı>

   mamibore   05.07.2009 14:52
   #1477354
7.

sigaranı kendisinden saklamana neden olabilecek bir kişiliktir, o derece sinir edebilir insanı..hayır, kendimden hiç beklemezdim böyle bişeyi, asıl ona bozuluyorum..

   amannebileyimya   02.12.2009 00:10 ~ 00:11
   #1767701
8.

<bkz: bir sigara ver hayatimi anlatayim>

   seryoga   24.12.2009 10:39
   #1813232
9.

mutlaka çakmakları vardır ceplerinde.
otlandığı adamın sigarasını önce yakarlar. sen bana sigara verdin, ben de sana hürmet ediyorum fikridir bu. bir sonraki otlak anının başarısı için zemin hazırlar.

   1afmacun yenir mi   24.12.2009 11:15
   #1813274
10.

freudun nevrotik bir hayvana benzettiği insanoğlunun neredeyse her tutumunda bir tür örtbas edilmiş cinsel semptom arayışının psikanalitik edebiyat eleştirisini hazırlayan bir etmen olduğundan söz ettik.
burada içinde olay barındırmayan tamamen baş karakterin tinseline dayanan bir durum öyküsüne psikanalitik bakış açısıyla değineceğiz. kuramımızda bastırma ve açığa çıkarma hatta yüceltmenin yerinin ne denli mühim olduğuna yeniden dikkat çekelim. modern edebiyat üzerindeki etkisi göz ardı edilemez boyutta olan freudun yüzyılı aşkın bir zamandır tartışılıyor olduğunu ve cinsellik gibi hala tabulardan olan bir konuyu kaynak alması bakımından bir yüzyıl daha tartışılabileceğini de ekleyelim.
esendalın otlakçısı mahmut efendi kahve ortamında herkesten cıgara otlanan biridir, birinci ağız anlatıcısının beyanatına göre bir ilhami bey vardır; fakat o hiç olmazsa kahve arkadaşlarından cıgara otlandıktan sonra güzel söz söyler ortalığı neşelendirir, mahmut efendide bu vasıf da yoktur. cıgarayı alıp sardıktan sonra bir de arsızlıkla ben bu zıkkıma para vermem diyebilecek kadar rahat adamdır. anlatıcı nihayetinde mahmut efendiyi paylar suçunu kabul etmeyen mahmut efendi bir de zeytinyağı gibi üste çıkar 'görüyorsunuz ya bir cıgara sardım diye bu laflar. sanki kıyamet koptu.' serzenişinde bulunur. anlatıcı zıvanadan çıkmak üzere iken karşı peykede oturan miralay esat bey bir işaret çakar ve sonra:
-mahmut efendi gel ben sana bir tütün vereyim nasıl beğeneceksin, diyerek olası kavgayı önler. mahmut efendi aynı rahat ve üstün haliyle gider esat beyden de bir cıgara otlanır.
anlatıcı benden uzak ol bundan sonra der fakat ertesi sabah evine gelip özür dileyen mahmut efendiyi de ne çare ki kovamaz buyur eder ve bir de cıgara ikram eder...
otlakçının bu umarsız geniş hali bize ne pek yabancı ne de çok tanıdıktır. her gün defalarca sigara otlanıyor oluşu bunu bir kabahat olarak görmediği gibi bir de bu zıkkıma para vermem diye böbürlenmesi bizleri şaşkına çevirir. sonrasında yaptığına isyan edilince 'sanki kıyamet kotu alt tarafı bir cıgara otlandık.' savunması diyecek söz bırakmaz.
otlakçı mahmut efendi tütün almayı adet edinmemiştir lakin tütün almayı adet edinmiş olanlardan cıgara otlanmayı adet edinmiştir. bu nedenle yaptığı ona gayet münasip ve yerinde bir hareket görünür. freudun 'haz ilkesinin gerçeklik tarafından bastırılma süreci' diye adlandırdığı süreç anlatıcımızı zıvanadan çıkarmaya yeten süreçtir. mahmut efendi yüceltilmiş egosuyla son derece rahat bir biçimde ve alenen otlakçılık yaparken, bastırdığı duygusuyla anlatıcımız bir de 'cimrilik' payesine nail olur. örneğin anlatıcının ilk başta ilhami bey örneğini vermesi gerçeği beklentilerle karşılaştırmak olarak düşünülebilir. ilhami bey de mahmut efendi gibi otlakçıdır lakin sevimli sempatik hareketleriyle hiç değilse yaptığı işin ayıbını unutturabilmektedir.
kendisine çıkışan anlatıcıya 'bari başkalarının yanında söyleme seni ayıplarlar! bir cıgaralık tütün için bu kadar lakırdı ediyorsun.' diyebilen otlakçı freudçu düşüncedeki erkek anlayışına tezat mı tezattır. zira sorumluluk duygusundan yoksundur ve başkalarının emeğiyle elde edilmiş bir eşyayı umarsızca rahatlıkla sahiplenebilmektedir. anlatıcımız ise tipik aile reisi ve baba rolü üstlendiği için önceki akşam kendisini olur olmaz sözlerle zıvanadan çıkaran mahmut efendiyi sırf evine kadar özür dilemeye geldi diye hiç düşünmeden affetmiş ve hatta ona bir tabaka dolusu tütün ikram etmiştir..
işte bu freudun sözünü ettiği 'arzuların sınırlayıcısı ego'dur. anlatıcının egosu öfkesine galip gelmiş ve yeniden karanlık tarafını bastırarak karşısındakinin hatasını görmezden gelebilmiş ve evine kadar özür dilemeye gelen mahmut efendiye dargınlığını unutmuş onu ağırlamakta kusur etmemiştir..
freudun her karakteri cinsellikle ilişkili bir bakış açısıyla değerlendirdiği veya bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savunduğunu düşünmek yanlış olur. zira psikanaliz bilinçaltında toplumun bireyi nereye koyduğuyla da ilintilidir. freuda göre insan ruhunu oluşturan üç parça vardır: doğal dürtüler, toplumun ve babanın otoritesi, arzuların sınırlayıcısı süper ego.
anlatıcımız ilk etapta doğal dürtüleriyle sonra miralay esat beyin ve toplumun otoritesiyle en nihayetinde de arzularını sınırlayan 'süper egosuyla' hareket etmiş olmasına karşın mahmut efendi baştan sona doğal dürtüleriyle hareket eder ve otlakçılık huyunun baki olduğunu gözler önüne serer..
buradaki zıtlıklar aslında bize psikanalitiğin kendisini vermektedir, otlakçı mahmut efendinin ertesi sabah özür dilemeye gitmesi toplum otoritesi gibi görülse de önüne sürülen tabakadaki bütün tütünü hiç çekinmeden cıgaraya sarması hala doğal dürtülerinin tesirinde olduğunu ispatlar..
anlatıcı ise hikayesine nokta koyarken kendi psikanalitik bakışını kendi gerçekleştirir:
'siz olsanız ne yaparsınız? özür dileyen bir adam. kalkıp evinize kadar da gelirse.. benim yüzüm tutmaz. buyurun dedik..'

   esad demirci   04.04.2011 03:00
   #2329061
11.

o rahat tavırları yok mu bunların, deli eder insanı.

   ucuz kalem   29.12.2012 02:20
   #2579348
12.

<bkz: yaygara varoslar >

   tanriyi yikan adam   29.12.2012 17:22
   #2579367
13.

bizim minibüs durağında bi tane tip var abi öyle böyle değil adamı resmen dövdüler bu yüzden gitti kendini döven adamdan 10 dk. sonra moralim bozuk diye sigara istedi böyle yüzsüzlük sefillik olurmu layyn.

   etemsel   29.12.2012 21:48
   #2579382
14.

mezarcı nam-ı öteki. bu amcıklardan en çok üni. kampüslerinde bulunur, asalak gibi yaşarlar, saçtaki bitten farkı yoktur ibnelerin, evet ibne bile olabilir bunlar çok sinsidirler dikkat pls.

   blackrons   29.12.2012 23:15 ~ 23:15
   #2579400
 
reklamı kapat

yazdır