roman sanati

1.

orhan pamukun roman sanatıyla ilgili yazılarını okuyorum, derslerine girmeyi çok isterdim. bu fırsatı türkler'e de tanısa çok mutlu olacağız.
yazarın;romancılık, yazarlık iğneyle kuyu kazmaktır saptamasına katılıyorum. aynı zamanda yazarlara en çelişkili insanlar gözüyle bakıyorum. çelişkide kalmayı batılı bireyler korkunç olarak nitelendirirler. başka mesleklerde bu görüş doğru olabilir fakat yazarlar çelişkilerden beslenirler. gözlemlerinin gücü çelişkileri yansıtmaktaki güçleriyle atbaşı gider.

   zelisa   26.11.2010 10:28
   #2242989
2.

naipaul un hiçbir romanını okumadım, adını ilk kez duyuyorum. bu konuda cahil kalmışım, biraz utandım diyebilirim. ne müslümanlarla ilgili söylemlerini doğru düzgün kaynaklardan araştırdım, ne de romanları hakkında bilgi sahibiyim. çevirisi yapıldıysa alıp okumak isterim. üstünkörü izlediğim tartışma programlarından çıkardığım anafikir, kendisi de doğulu olan yazarın müslüman topluluklar hakkında ileri-geri konuşmuş olduğudur.
bu konuya siyasi yaklaşmak, hindistan'ın müslüman olmayan kesiminin israil ve abd'nin yönlendirmelerinin etkisi altında olduğunu yazmak kolayıma gelebilirdi. fakat adam nobelli yazar.. entelektüelliği tescilli. eski ingiliz sömürgesi hindistan halkları ingiltere'nin etkisi altında -uzun yıllar süren kimlik arayışında- arafın alasını yaşadı. arafta kalmak bazen önce kendini çok iyi tanımayı, sonra da üst kültürün diline ve edebiyatına hakim olmayı getiriyor beraberinde. bu ikilemden doğan romanlar, yereli gerçekçi dille yansıtan eserler artık dünyanın ilgi alanında. kendini iyi tanımak derken.. burada akılllara takılan soru: naipaul müslüman hint toplumunu ne kadar tanıyor? veya dünyadaki müslüman toplumlar homojenlik mi gösteriyor? toplumlar kendi genetiklerinden, geleneklerinden gelen değerlerle, dini değerleri ne kadar uzlaştırabilmiş? bütün bunları bilmeden fikir yürütemem sanıyorum.
fakat parazit kelimesine takılmış durumdayım. naipaul bu kelimeyi sarfettiyse çok yakın bir zamanda uygulaması gerçekleşecek,parazitleri yok etme üzerine kurulu bir senaryoya katkıda bulunuyor demektir.(paranoyaklık başladı)

   zelisa   26.11.2010 10:48 ~ 10:49
   #2242993
3.

batı çıkışlı sanat dalı. ülkemizde bu düzyazı geleneğinin olmayışı yüzünden tarihi büyükannelerin, dedelerin anlatılarından, binbir gece masalları'ndan dinleyerek, okuyarak; tarih kitaplarının anlamsız şişirmelerinden uzak, yazılı olmayan geleneksel sanatlar tadında öğrenmeye çalıştık kimimiz. o yüzden de demokrasiye bakışımız diğerlerinden-dogmatistlerden- farklı, yorumlarımız hafiften kendisiyle dalga geçebilen, küçük yaştaki çocuklara hayatı ciddiye almaların salık veren başöğretmen tavrı dışında bir tavır taşıyor.
bazısı da benim gibi şanslıydı. tarihi pek çok kaynaktan okuyup, öğrenme şansını yakaladı. tv'lerdeki eski tarihi tarkan ve cüneyt arkın filmlerinden, bizimkilerin sadece güzel kadınları hristiyanların karanlık dünyasından çekip, alıp müslüman yaptıkları komik sahneleri, küffarın otuzunu-kırkını yine komik tahta kılıçlarla temizlemelerini izleyerek anlamaya çalıştık batıyı. bir batılıya karmakarışık gelebilecek , gerçek hayattan kopuk kaynaklarla beslenen tarih bilincimizi roman sanatının gelişmemişliğiyle açıklayabiliyorum. yine de bu karmaşa içinde kendimiz için neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamış olmamıza şükrediyorum.*

   zelisa   15.01.2011 12:23 ~ 12:24
   #2278113
4.

bir arkadaşın söylemiyle(duyduğumdan beri düşünüyorum, bir teraziye yapılabilecek en büyük kötülük içinden çıkamayacağı bir söz yumağı söylemektir) absürd insanların meşgalesiymiş roman yazarlığı. yazarların dengeli olmadığını mı söylemeye çalışıyorsun dediğimde; evet, bence mesela kadınsa evleneceği adamın da dengede duramayan birisi olması gerekir dedi. hadi koley gelsin dedi ardından gülerek..
haa bi de dedi ki..roman da zaten absürd bir şeydir.. haydaaa!

   safinaz   01.03.2011 21:27 ~ 21:29
   #2311679
5.

''roman sanatı: kendi hikayemizi başkalarının hikayesiymiş gibi anlatabilme hüneri, başkalarının hikayesini kendi hikayemiz olarak yazma imkanıdır.
herkesin bildiği, ama bildiğini bilmediği şeylerden söz etmektir yazarlık. yazarlık okura,''bunu tam ben söyleyecektim ama o kadar çocuksu olamadım.'' dedirtebilme hüneridir.''

   zelisa   14.05.2011 15:25
   #2354399
6.

naipaul'un parazitleri yok etme üzerine söylediklerinin arap ve mağrip ülkelerinde başlayan yangınla bağlantısını kuruyorum..futuristliğimin isabet yüzdesine kendim de şaşırmaya başladım..

   zelisa   14.05.2011 15:31
   #2354405
 
reklamı kapat

yazdır