saatleri ayarlama enstitusu

1.

<bkz: hayri irdal>

   whisper   26.04.2007 16:13
   #352619
2.

batı kültürünün bir edebiyat ürünü olan roman için genellikle batı’da oluşan sınıf kavgalarının ve özellikle bujuva sınıfının kaynaklık ettiği söylenir. olaylara bakarken onları meydana getiren insan veya toplumun psikolojik ve sosyolojik boyutlarını kavrayan, tarihten, mitolojiden, destanlardan, felsefe ve hikâyeden faydalanan bu edebiyat türü, türkiye’ye de bunalımlı bir devirde girdi. geçmişimizde sınıf kavgaları ile ferdiyetçilikten meydana gelen, ferdi kendi aramını yaşamaya sevkedecek bir düzen yerine cemaatçı bir mazi bırkamıştık. islâm düşüncesinin yönlendirdiği türk fikir ve sanat hayatı edebiyatı , bir silah olarak kullanmaktan ziyade bir hünes, en nihaye bir irşat vasıtası olarak değerlnedirmişti. tanzimat’tan sonra fikir ve yaşayışta görülen taklitçi batılılaşma hareketleri, sanat hayatına da etki ederek paralelinde batı’nın edebiyat türlerini de beraberinde getirdi. ilk roman örneklerimiz yine geleneksel düşünce şeklimizin tesiri ile kıssadan hisse veren, bazı faydalı bilgileri aktarani, adeta batı romanına fatihçi bir tavırla yaklaşan eserlerdir. türk romanının batılı çizgi ile kesişmesinde halit ziya, bir merhale sayılabilir. romancılarımızın en büyük meselesi, bir tür olarak romanı türkiye ve türk insanına mazisinden getirdiği, halen yaşayan düzen ve değerler çerçevesi içinde uygulamaktı. ikiyüz yıldır sürdürülen batılılaşma hareketleri içinde vuku bulan iktisadî, içtimaî ve kültürel değişmelerin insanımıza getirdiği yeni boyutlar bir bakıma batı romanı çizgisini kovalayan türk romancıların işlerini kolaylaştırmıştır. ancak bu arada türk romanı kavramı ortaya atılarak, buna birtakım temellendirmeler getirmek yolu da denenmiştir. bir asra yaklaşan türk roman geleneği, büyük bir zaman dilimi içinde kendi insanının yapısına ters düşen bir edebiyat türü içinde oluşturulmaya çalışırken olumsuz örneklerin yanında sıçramalar yapan eserler de ortaya çıkmıştır.
alegorik bir hicivdir bu roman. zaman, mekan, insan, toplum, bürokrasi, menfaatler, ölüm, yalnızlık, iletişim, sabır, mutluluk gibi kavramlar üzerine okumalar vardır. romanda mekan olarak istanbul seçilmiştir. zamanlama ise lineerdir.çocukluğundan alıp yaşlılığına kadar akmaktadır.klasikle modern emine ile pakize karakterleriyle bütünleşmiştir.emine’yle birlikteyken gerçeklerin içinde zahirde fakir ama mutlu adamı oynamaktadır.oysa pakize’yle beraberken yalanla dolu havayı teneffüs eden zengin fakat mutsuz bir adam olmuştur.tarihi menkıbelerle zenginleştirilmiş içerik okuru doldurur.(örneğin ; aziz paşa’ya tepside sunulan hediye).tasvirler şapka çıkarttırır (örneğin ;cemal bey,topal ismail)
gözlemlerle dolu bir romandır.arka sıralarda oturur sınıfı seyrederdim diyen yazar adeta bu romanıyla tahkiye ve sinematografi gücünü ispat ediyor.osmanlıca kelimelerin ağırlıkta olması anlamayı güçleştirirken uzun cümleler okuma hızını yavaşlatıyor.gözlemleriyle peyami safa’ninkileri -örneğin ; yalnızız- andıran roman , hayri irdal karakteri ve olay örgüsüyle kısmen george orwell’in 1984’üne benzer.winston smith’in 101 no’lu odadan çıktıktan sonra , “ artık büyük birader’i seviyorum” itirafıyla hayri irdal’ın “artık s.a.e.’nü sorgulamıyorum hatta seviyorum” deyişi yakınlık arz eder. ayrıca olayların dışında kalmayı yeğleyen tek kişinin oğlu ahmet oluşu düşündürücüdür atlı karanca alegorisiyle her şey özetlenir. nihayetinde özgünlüğü ve kalitesiyle güzel kitaptır okunması tavsiye edilir.

roman “büyük ümitler, küçük hakikatler, sabaha doğru ve her mevsimin bir sonu vardır” adlı 4 bölümden oluşmaktadır.

ahmet hamdi tanpınar’ın sembolist anlatım tarzı romanlarına zaman zaman sirayet eder. ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri seçmiştir. romanları zengin hayatları hikâyesinden taşarak türkiye meselelerine kendine has yorumlar getirir. medeniyet değiştirme girişimlerinin insanımızı soktuğu çıkmazları araştırırken yaptığı tahliller, insanımız ve toplum yapımız açısından dükkate değer hükümler taşır. saatleri ayarlama enstitüsü toplumumuzun bu değişme süresi içindeki durumunu, fertten yola çıkarak topluma varan teknikle anlatıyor.
başkarakter hayri irdal , muvakkit nuri efendinin yanında çırak olarak başlar işe. saatlerle uğraşmayı seven ama bu mesleği icra etmek istemeyen biridir. nuri efendinin ölünceye kadar yanında ilmi,dini ve felsefi sohbetlerini hiç usanmadan dinler.babasıyla tekkeye gider musıki söyler. seyit lütfullah’a takılır define avına merak salar.büyür askere gider. tunuslu abdüsselam efendi , konağın son sakinlerinden emine’yi hayri’ye nikahlar.abdusselam efendi ölümüne yakın muvazenesiz vasiyetler bırakınca hayri’nin başı belaya girer. mahkemelerde önce şahid sonraları sanık sandalyesinde oturur. bu da yetmez akıl hastanesine tedaviye gönderilir. sonunda mahkemeden beraat eder hasteneden taburcu olur ve emine’ye kavuşur. posta telgraf’ta işe girer. emine’yi kaybeder. iki yetimle başbaşa kalır.ispiritizma cemiyetinde çalışır. sonraları buradan ayrılıp cemal beyin şirketinde katip olarak işe başlar. cemal bey kendisini kovunca bir süre işsiz kalır ta ki şehzadebaşındaki kahvede doktor ramiz’in onu arkadaşı halit ayarcı’yla tanıştıracağı güne kadar. halit ayarcı hayat hikayesini dinleyince hayri irdal’ı çok sever. kafasında saatleri ayarlama enstitüsü fikri peydah olur. enstitüyü kurar ve müdür yardımcılığı görevine hayri’yi getirir. hayri irdal’ın hayatı bundan sonra tamamiyle değişir.fakirlik ve kırgınlık günleri geride kalır. inanmadığı bu işe zoraki girmiştir. sonuçları şaşırtıcı olunca müsterih olmasa da bu oyunu devam ettirme yoluna gider çünkü herkes bunu istemektedir. ve bir gün gelir haşmetli enstitü tasfiye edilir. realiteler ortaya çıkar.


*

   witchorexia nervosa   12.12.2007 05:49
   #766188
3.

en kısa zamanda kaydolmak istediğim ilim irfan yuvasıdır. yani ne zaman ileri alınır ne zaman geri alınır, hangisinde daha çok uyumuş oluyoruz, gün ışından nasıl daha çok faydalanıyoruz, ayarı bozulmuş bünyeyi nasıl yeni ayarlanan saate uyduruyoruz vb. soruların cevaplarını işin ehlinden öğrenebilmek en güzel bişeydir.

   tanja   25.10.2009 00:29
   #1690336
4.

<bkz: ahmet hamdi tanpınar>

   nickini vermeyen yazar   13.11.2011 14:37
   #2454238
5.

toplumun, kişilerin ve sebep sonuç ilişkilerinin içine derinlemesine girebilme ve teknik roman birliğinin kurulabilmesi eserde gözümüze çarpan ilk özellikler. yani tanpınar’da kişilerin ruh dünyası dostoyevski denli analiz edilmekte; tanpınar toplumu tek elde balzac kadar ustaca görebilmektedir ve bunları roman ille de roman kurgusunu mükemmel kurarak verebilmektedir. ayrıca, handiyse tüm büyük romancıların ortak özelliği olan mizah (tabi ki anlatımın içine uygun ölçüde yedirilmiş bir mizah) tanpınar’da stendhal kadar ince ya da dickens kadar bilinçli bir şekilde mevcuttur.

   nukleer fare   09.02.2013 12:18
   #2586682
 
reklamı kapat

yazdır