salkim sogut

1.

dalları yere kadar uzanan, süpürge misali ağaç.
bir de şu var nazım hikmet'ten:
<bkz: salkımsöğüt>

   plebisit   01.07.2007 07:48
   #512932
2.

<bkz: çimasen>

   helen   14.03.2008 19:42
   #870218
3.

<bkz: zülfü livaneli>

bir safaktan bir safaga
bir aksamdan bir aksama
merhaba demeden daha
bu gitmeler gitmek degil


egil salkim sögüt egil
bu benimki sevda degil
egil yagmur rüzgar egil
bu benimki sevda degil


egil dalga bükül demir
güzelligin gerçek degil
pencerem kör kapim kitli
bu bendeki seyir deg

   what dreams never come   21.03.2009 10:38
   #1264994
4.

bir nazım hikmet şiiri.

akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

ah ne yazık!
ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!

nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!

atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
atları rüzgâr kanat...
atları rüzgâr...
atları...
at...

rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

akar suyun sesi dindi.
gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!

ağlama salkımsöğüt
ağlama,
kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!

   gerekirse yazarim   06.04.2009 00:52
   #1300044
 
reklamı kapat

yazdır