samanizm

1.

bilinen en eski dinlerdendir.

   hagakure   28.11.2006 13:00
   #121998
2.

büyücü, sihirbaz anlamına gelen şaman kelimesinden türemiş olan şamanizm, sibirya halklarının inanışlarını anlatan bir deyim olarak kullanılır.
şamanizm tam anlamıyla bir din sayılmasa da yayıldığı yerlerde dinin yerini aldığı gözlemlenmiştir. kuzay asya halkları şamanizmi, gökteki ülgen ile yeraltındaki erlik ve bunlara bağlı ruhlara dayanan bir din olarak kabul ederler.
şaman ve dolayısıyla şamanizmin ortaya çıkışına dair sibirya’da türlü efsaneler anlatılır. nioradze başlangıçta bireysel şamanlığın varlığından söz eder. ona göre şamanistler bütün doğayı iyi ve kötü ruhların etkisi altında gördüklerinden, ilkel bir insan kötü güçlere karşı korunabilmek için, ruhlarla ilişki kurmanın çarelerini aramıştır. buna bakarak, ilk zamanlarda şamanlığın yalnız yetenekli, belli kişiler tarafından değil, herkes tarafından yapılmış olduğu söylenebilir. aynı yazara bakılırsa, ilkel bir insan ancak kötü ruhların etkisinden tek başına kurtulamayınca, daha güçlü kişiliğe sahip olan kişilerin yardımına sığınmak zorunda kalmış ve bu da aile şamanlığına doğru atılan bir adım olmuştur. genellikle ailede gerek kişiliği ve yaşı, gerekse deneyimi ile başta gelen aile reisi şamanlık yapmıştır. nitekim bazı yazarlar da, koryak ve yakutlarda bu tür şamanlıktan söz etmişlerdir. nioradze’ye göre, ancak daha sonraları özel yetenek ve yatkınlık sahibi kişiler, belirli bir eğitim devresinden sonra, şamanlığı bir meslek halinde uygulamaya başlamışlardır. şamanizmin kökeni sorununu esaslı bir araştırmaya tabi tutarak bu inanışın ruhsal ve etnik niteliklerini aydınlatmaya çalışan ohlmarks’a göre, şamanizm, halkın ruhundaki sinirsel hastalık yatkınlığı ve eğilime dayanan ve yarı din seviyesine çıkarılan canlı bir gelenektir. bu gelenek, özel ruhsal güç ve yatkınlıkla donanmış olan kişiyi, yani şamanı, kimi kişisel sıkıntı ya da toplumsal felaketlerin ortaya çıkışında, yapay uyutma ve kendi kendine telkin yoluyla, çeşitli şiddette cezbe haline sokup, sıkıntı ya da felaketin nedenini ve ona karşı alınacak tedbirleri ruhlardan sorup öğrenmekten ibarettir. şamanizmin esasını bir tür cezbe durumu oluşturmakla birlikte, her cezbe durumu da şamanizm sayılamaz.
bu yazara göre, belirgin biçimiyle kutup bölgesinin doğal olmayan koşulları içinde ortaya çıkan şamanizm, başka ilkel halklardaki cezbe durumundan, tedavi ve kehanet yöntemlerinden şu özelliklerle ayrılır:

1. din tarihi bakımından; yardımcı ruhların şaman ile olan ilişkisini, her ayinin başında onların çağırılmasını ve nihayet ruhlar dünyasına giden şamana rehberlik etmek konusundaki önemli görevlerini göz önünde tutmak gerekir. aslında şamanizmin esasını, bu inanışın dayandığı ruhlar dünyası teşkil eder.
2. etnografya bakımından: şamanizm yayıldığı her yerde, hemen hemen aynı şekilde yapılan birtakım hazırlık ve eylemlerin bütünü olarak ortaya çıkar (ayin yerinin düzenlenmesi, davul ve başka çalgılarla yapılan müzik, ruhların sesini taklit vb. gibi).
3. toplumsal özellikler bakımından: şamanlar, gerçek kabile reislerinin bulunmadığı kuzey kutup kültürlerinde büyük bir mevkiye sahiptirler. nitekim buryat kabilelerinde şamanların eski beyler olduğu söylenir. ayrıca bu kültürlerde şamanlık eylemi, ortak toplumsal yaşamda canlı ve esaslı bir yer alır.
4. nihayet ruhbilim bakımından: gerçek şamanizmin cezbe durumunda, örneklerine başka yerlerde kolay kolay rastlanmayan büyük bir şiddet göze çarpar.

*

   zanedus   28.11.2006 13:14
   #122020
3.

türklerin islamiyetten önceki dinleri olup, haluk bilginer tarafından çok güzel oynanmıştır.
<bkz: hacivatla karagöz neden öldürüldü>

   ederlezi   28.11.2006 13:19
   #122028
4.

samanların kutsallığına inanıştır.
<bkz: sakla samanı, gelir zamanı>

   ugokhan   28.11.2006 13:20
   #122032
5.

berehmen ve buda dinleri gibi, peygamberlerin getirdiği hak dinlerin, asırlar boyunca, cahiller tarafından bozulması, değiştirilmesi ile meydana gelmiştir.

   enigmatic   16.12.2006 20:42
   #146145
6.

türklerin, tatarların ve kızılderililerin inanç sistemi.

   serguzest   05.03.2007 10:10
   #248979
7.

eski türk inanışı. doğayla barışık ve uyumlu yaşamanın gereksiniminden doğmuştur. genel kanının aksine tek tanrılı bir inanç sistemidir (her adı geçen tanrı değildir, kutsal ruhlardır) anadolu'nun bazı köylerinde halen bu inançtan kopmamış insanlar vardır. bazı arıza tiplerin atalarının inancına hakaret etmesi ayrıca kepazeliktir. (<bkz: kaşgarlı mahmut>)

   erlik   29.05.2007 13:33
   #432054
8.

ineklerin kutsallığına inanan dinin bir tarikatı.

   drciwan   29.05.2007 14:07
   #432137
9.

şamanizm ilkel kavimlerde görülen, ruhlarla insanlar arasında aracılık yaptığı ve hastaları iyileştirme gücüne sahip olduğu kabul edilen şamanlar çevresinde yoğunlaşan inanç sistemidir. ata ruhlarına ve doğa varlıklarına tapınmaya dayanan eski bir asya dinidir.

on üçüncü yüzyılda avrupalı gezginlerin mançu-tunguz halklarından duydukları şaman kelimesi daha sonra sibirya sihirbazlarına verilen bir isim olarak yaygınlaşmıştır. şamanizm ise genellikle sibirya kavimlerinin din inançlarını ve bu inançlara bağlı olarak dini merasimlerini ifade eden bir terim olup, kuzey asya halkları arasında yaygın olan şaman kelimesi etrafında kurulan, çoğunlukla dini karaktere sahip inançları ve bir takım
faaliyetleri ifade için kullanılır. çok geniş bir alana yayılan şamanlık, türk moğol eski kültür tarihinde önemli yer tutar.

çin kaynaklarından anlaşıldığına göre eski orta asya şamanizminin temelleri gök tanrı, güneş, yer, su, atalar ve ocak yani ateş kültleriydi. bu bağlamda asya halklarının inandığı şamanlığın temelinde insan ve doğanın birlik ve beraberliği ve de uyumu düşüncesi yer alır. evren, dünya, insan, hayvan ve bitkiler alemi bir bütün olarak düşünülür. dünya ve gök, yaratma eylemini birlikte iş birliği halinde gerçekleştirmektedir. bunlar bütün varlıkların yaratıcısı olmalarından ötürü kutsaldır. işte bu yüzden asya'nın göçebe halklarında gökle yer su'yu sayma ve bunlara saygı gösterme, bu göçebe halkların inanışlarının özünü oluşturuyordu. dağın eteğinde ya da zirvesinde, nehrin yada gölün kıyısında, yolun ya da atın bağlandığı direğin yanında bir göçebenin kutsamayla eylemleri, tüm yaşamın ortak bir bilinci paylaştığı doğaya dönüktür. şamanlıktaki bir diğer inanışta, insan neslinin sonsuz bir şekilde devamlılığı düşüncesidir. şamanist olan birisi kendini baba, dede ve atalarına ait olan bir hayatın devamı olarak görür, bunları bilir ve sayar yani atalar kültü hakimdir. bununla birlikte söz konusu insan aynı zamanda kendi geleceğini de sonraki nesillerde görmektedir ki bu durum varoluşun ana anlamıdır. bundan dolayı bu insanın görevi çocuk ve torunlarına toplumun en iyi yanlarını aşılayarak yetiştirmek ve hayata hazırlamaktır.

şamanizm en eski inanç sistemidir. türklerin, moğolların ve asya göçebelerinin eski dinidir. inançlarına göre bir yanda gök yüzünü mesken tutmuş iyilik tanrıları, bir yanda yer altının karanlığına gömülmüş kötülük tanrılarının ve ağaçta, taşta, dağda, suda, ateşte, ayda, güneşte uyuyan ruhların varlığına inanırlar. bu tanrı ve ruhlarla insanlar arasında aracılık yapan kişilerdir şamanlar. eski türklerde iyi ruh "bay ülgen", kötü ruh "erlik" diye adlandırılmıştır. "bay ülgen" aynı zamanda iyi ruhların başında bulunan, onlara emir veren bir tanrıdır.
tanrı ve en büyük semavi ruh, semanın en üst tabakasında bulunan insan şeklinde bir varlık olarak tasavvur edilmiştir. gökte yaşadığına inanılan bu en büyük ruh, insanları, ovaları, ateşi, yeri, güneşi, ayı, yıldızları yaratmış, kainatın nizamını saşlamıştır. yine şamanist kavimlere göre, gökte ve yerde meydana gelen çeşitli tabiat olayları, birtakım ruh ve tanrıların eseri idi. hastalık gibi ölüm de, onlara göre, kötü ruhların bir eseri sayılıyordu.

ağaçlara, taşlara, su kaynaklarının etrafına bez bağlamak şamanizm'de önemli bir ritüeldir. gökteki tanrılara beyaz, yer-su ruhlarına kırmızı, yer altı tanrılarına ve ruhlarına ise siyah bez parçaları kullanılıyordu. bu yolla, tanrılara dilek ve isteklerini ilettiklerine inanıyorlardı.

moğolistan'ın dört bir yanında yol kenarlarında bulunan taş yığınları kutsal sayılır. bu taş yığınlarına ovo denir. bu yığına taş, votka şişesi, para ve kumaş gibi şeyler bırakmanın şans getireceğine inanılır. ovonun etrafında dönüp dua etmek aynı zamanda güvenli bir yolculuğun da garantisidir.

şamanizm, hastayı olduğu kadar şaman-şifacıyı da içeren büyük bir zihinsel ve duygusal maceradır. şaman, destansı yolculuğu ve çabaları aracılığıyla hastasının normal, sıradan, içinde kendini hasta olarak tanımladığı gerçekliği aşmasına yardımcı olur. şaman, hastalarına, hastalıklara yada ölüme karşı giriştikleri savaşta duygusal ve ruhsal olarak yalnız olmadıklarını gösterir. şaman, derin bir düzeyde kendi özel güçlerini hastasıyla paylaşır ve onu, başka bir insanın ona yardımcı olmak için kendisini feda etmeye hazır olduğuna ikna eder.

uygarlaşmış dünyada yaşayan bizlerin "büyücü doktor" olarak adlandırdığımız şamanlar, kendilerinin ve topluluklarının üyelerinin sağlığı ve esenliği için geliştirdikleri ve kuşaktan kuşağa devamını sağladıkları son derece olağanüstü kadim tekniklerin koruyucularıdır.

arkeolojik ve etnolojik kanıtlar şamanik yöntemlerin en azından yirmi yada otuz bin yaşında olduğunu bildirmektedir. şamanik varsayımlar ve yöntemlerle ilgili dikkate değer şeylerden birisi, bunların avustralya yerlileri yani aborjinler, kuzey ve güney amerika, sibirya ve orta asya, doğu ve kuzey avrupa ve güney afrika'da dahil olmak üzere dünyanın birbirinden ayrı ve uzak bölümlerinde olmasına rağmen çok benzer olmasıdır. ortaçağ ve rönesans batı avrupa'sında aynı temel şamanik bilgi engizisyon tarafından yok edilmiştir.


ruhlarla ilişki kurmak yalnızca şamanlarda bulunurdu. böylece şamanlar törenlerde insanlarla ruhlar arasında aracılık yaparlardı. iyi ruhların yararlı etkilerini sürdürürler ve kötü ruhların zararlı etkilerini önlemeye çalışırlardı. insan ruhunun ölümden sonra göğe çıkabilmesi için parlak cenaze törenleri yapılır, kurban kesilir ve mezarlara kıymetli eşyalar konurdu. tören sırasında çalınan davulun içine ruhların toplandığına inanılırdı.

şamanist türk ve moğol boylarında "oba kültü" denilen bir kült çok yaygındır. oba, steplerde toprak, dağ geçitlerinde taş yığınlarından meydana getirilen yapay tepeler yani höyüklerdir. bu obalar steplerde mukaddes dağ ve tepe yerini tutar. şaman, filan oymağın koruyucu ruhunun filan yerde bulunduğunu söyler; boy veya oymak oraya bir höyük yapardı. bu oba, o boyun tapınağı olurdu. burada kurbanlar kesilir, dini törenler yapılırdı. obanın yanından geçen her yolcu atının kılından veya elindeki paçavralardan bir parçayı adak olarak ağaçlara ya da taşlara bağlardı. bu uygulamaya müslüman türkler'de de rastlanmaktadır.

   perilousness   16.02.2009 20:13
   #1200255
10.

bizim anladığımız anlamda sistemli bir din değil, aslında şamanizm ismi bile modern toplumlar tarafından uydurulmuş. ilahi dinlerin ve uzakdoğu dinlerinin ortaya çıkmasından yüzyıllar önce, yeryüzündeki bütün toplumların şamanları vardı. işin ilginç tarafı, avustralyadaki şamanla sibiryadaki şaman aynı rüyaları görüyordu.
şaman olmanın ilk koşulu, sırra erme denilen bir dönemden geçmekti, bu dönemde genç şaman adayı bir çadıra ya da bir odaya kapanır, veya doğada kendi iç sesini dinlerdi. uyanıkken çeşitli düşler görürdü, atalarının ruhları ve hayvanlar bedenini parçalar, bu şekilde şaman adayı ölmeden ölürdü. hayvan kılığına giren ruhlar, bedenine çeşitli işkenceler yaparak ona ölümden korkmama gücü verirlerdi. ardından şaman kendi iskeletini görürdü, kemikleri yeniden etle, sinirle ve kanla dolmaya başlar ve yeniden dirilirdi. daha önce de dediğim gibi, ilginç olan bütün dünyada, orta asyada, amerikada, afrikada, avustralyada şamanların aynı rüyaları görmeleri.
sırra eren, yani ölüp yeniden dirilen şaman artık hazır sayılırdı, göklerde seyahat edebilir, tanrıların karşısına çıkabilir, etrafındaki insanlara şifa dağıtabilirdi. şamanlar hakkında az bilinen bir nokta da, dönemlerinin doktorları olmaları, tıbbın fazla gelişmemiş olduğu bütün toplumlarda, şaman bir şifa dağıtıcısıydı.

   uykusuzsabahlaraskina   04.09.2009 21:44 ~ 21:48
   #1581359
11.

en kökeni belli ve en özet haliyle; nuh aleyhisselamın üçüncü oğlu yafes, yüzlerce torunları ile asya’nın ortalarına yerleşti. orada çoğalarak, doğu asya’ya ve o zaman mevcut olan kara yolları ile, okyanus adalarına yayıldılar. yafes öldükten nice yıllar sonra, insanlar azmaya, nuh aleyhisselamın ve yafes’in dinini, nasihatlerini unutarak, hayvan gibi yaşamaya başladılar. yıldızlara, aya, güneşe, heykellere, cinne tapınmaya koyuldular. çeşit çeşit yollara ayrıldılar.

böyle, uydurulan, meydana çıkan sapık yollardan biri, şamaniliktir. avrupalıların chamanisme dediği bu bozuk yol, vakti ile doğu asya’da kâfirlerin uydurduğu bir din olup, bugün sibirya’daki ve okyanus adalarındaki vahşiler arasında yayılmış haldedir. bunlar, güneşte bulunuyor dedikleri bir tanrıya ve cinne ve meleklere tapınır. en büyüğüne şeytan derler. şaman dedikleri papazları bir at kuyruğu takar. güya cinni kovmak için boyunlarına bir davul asarlar. bu davulu ara sıra çalarlar. sihir, yani büyücülük, bunlarda keramet sayılır. bu da, berehmen ve buda dinleri gibi, peygamberlerin getirdiği hak dinlerin, asırlar boyunca, cahiller, zalimler tarafından bozulması, değiştirilmesi ile meydana gelmiştir.

   gencodevrim   29.11.2009 02:16
   #1762033
12.

çoğu kendine semavi diyen ibrahimi dinlerden daha eskidir.

   nicholai alexandrovic hel   29.11.2009 02:17
   #1762034
13.

samana tapma. öküzlük.

   bosveeer   29.11.2009 02:17
   #1762035
14.

şamanizmden hayatımızda kalıntılar
türklerin inanışlarında bugün bile şaman geleneğinin izlerini görmek olası. matem töreninde ölünün bindiği atın kuyruğunu keserek kurban etmek, ağacı kutlu saymak, uzun ömürlü olması, daha önce ölen çocuklar gibi ölmemesi için çocuklara yaşar, durmuş, duran, satılmış, satı gibi isimlerin konması, türbelere adak adanması, dilek ağaçlarına çaput bağlanması gibi adetler ve nazar değmemesi için tahtaya ya da bir zemine vurmak bu kapsamda değerlendirilir.

kurban törenı
şamanizmde törenler genel olarak ikiye ayrılmaktadır. belirli günlerde yapılanlar veya önceden belirlenmemiş törenler. bu törenlerde, çeşitli halkların inanç, gelenek ve göreneklerine göre farklılıklar olmakla birlikte mutlaka kurban adeti vardır. at ve koyun dışında kan akıtılarak sunulan kanlı kurban bilinmemektedir. kutsal sayılan bir yere, bir değere bir şey sunmak, eşya adamak, şamanın davuluna, kutsal ağaçlara bez bağlama, çeşitli maddelerden yapılan tanrı tasvirlerine yemek sunma, ateşe içki dökme ya da atma kansız kurbandır. kansız kurbanların bir başka biçimi de ruhlara adanıp kırlara salıverilen hayvanlardır.

*

   perilousness   27.12.2009 17:19
   #1820219
15.

şamanizm en eski inanç sistemidir. türklerin, moğolların ve asya göçebelerinin eski dinidir. inançlarına göre bir yanda gök yüzünü mesken tutmuş iyilik tanrıları, bir yanda yer altının karanlığına gömülmüş kötülük tanrılarının ve ağaçta, taşta, dağda, suda, ateşte, ayda, güneşte uyuyan ruhların varlığına inanırlar. bu tanrı ve ruhlarla insanlar arasında aracılık yapan kişilerdir şamanlar. eski türklerde iyi ruh "bay ülgen", kötü ruh "erlik" diye adlandırılmıştır. "bay ülgen" aynı zamanda iyi ruhların başında bulunan, onlara emir veren bir tanrıdır.
tanrı ve en büyük semavi ruh, semanın en üst tabakasında bulunan insan şeklinde bir varlık olarak tasavvur edilmiştir. gökte yaşadığına inanılan bu en büyük ruh, insanları, ovaları, ateşi, yeri, güneşi, ayı, yıldızları yaratmış, kainatın nizamını saşlamıştır. yine şamanist kavimlere göre, gökte ve yerde meydana gelen çeşitli tabiat olayları, birtakım ruh ve tanrıların eseri idi. hastalık gibi ölüm de, onlara göre, kötü ruhların bir eseri sayılıyordu.

şamanist türk ve moğol boylarında "oba kültü" denilen bir kült çok yaygındır. oba, steplerde toprak, dağ geçitlerinde taş yığınlarından meydana getirilen yapay tepeler yani höyüklerdir. bu obalar steplerde mukaddes dağ ve tepe yerini tutar. şaman, filan oymağın koruyucu ruhunun filan yerde bulunduğunu söyler; boy veya oymak oraya bir höyük yapardı. bu oba, o boyun tapınağı olurdu. burada kurbanlar kesilir, dini törenler yapılırdı. obanın yanından geçen her yolcu atının kılından veya elindeki paçavralardan bir parçayı adak olarak ağaçlara ya da taşlara bağlardı. bu uygulamaya müslüman türkler'de de rastlanmaktadır..

*

   perilousness   27.12.2009 17:20
   #1820222
16.

şaman'ın hasta tedavisi
şaman dizleri üzerinde kendi güç şarkısını söylemeye başlar ve emme işleminde kendisine yardımcı olacak ruhları çağırır. aynı zamanda içinde kum ya da su olan hastadan çıkarttıklarını tükürmek için hazırladığı sepet ya da kabı kendisine doğru çeker. çıngırağını hastanın üzerinde sallayarak güçlüce sarkı söyler ve kendisine emme işleminde yardım edecek ruhları çağırmak için konsantre olur. diğer grup üyeleri de bir çember oluşturarak onun çabasına güç şarkısını söyleyerek katkıda bulunurlar. şaman hastanın içindeki zararlı, istilacı güçlerin yerini bulmalıdır. bunun için bir kehanet tekniği kullanır. gözleri kapalı olarak elini hastanın bedeni ve kafası üzerinde ileri geri gezdirir, hastanın bedeninin belirli bir yerinden gelen özel bir ısı, enerji, titreşim hissi olup olmadığını yavasça keşfeder. bir başka teknikse herhangi bir titreşimi hissetmek için hastanın üstünden bir tüy geçirmektir. şaman belirli yeri hissettiğinde ya sessizce ya da şarkıyla çıngırağını hastanın üzerinde aynı tempoda çalarken iki yardımcı ruhu çağırır. gözleri kapalı olarak yardımcıların yaklaştığını gördüğünde şaman onlardan ağzının içine girmelerini ister. onlar burada şamanın hastadan emeceği güç istilasını hapsedecek ve içlerine alacaklardır. ve şaman hastanın bedeninde zararlı istilayı hissettiği yeri bütün gücüyle emer. bu elbisenin üzerinden yapılabilir ama elbisenin o bölümünü açmak ve deriyi fiziksel olarak emmek çoğunlukla daha etkilidir. şaman bu işlemde gördüğü kötü yaratığın ağzından ve boğazından geçerek midesine gitmemesi için çok dikkatli olmalıdır. eğer kazayla onu yutarsa onu çıkartmak için başka bir emen şamanın yardımı istenir. bu şamanların partnerlerinin olmasını istemesinin başka bir nedenidir. şaman gerekli olduğu kadar tekrar tekrar emer ve kuru kusar. bunu bazen istemsiz şiddetli bir öğürmeyle yaparlar. şaman her kuru kusuştan sonra işlemi yineleyecek kadar güçlü olana kadar konsantrasyonunu güç şarkısını söyleyerek ve yardımcı ruhlarını canlandırmak üzerine odaklanarak yeniler. bu devreleri elini hastanın üzerinde ileri geri hareket ettirdiğinde ısı, enerji ya da titreşim yayıldığını hissetmeyene kadar sürdürür.

diğer bir yöntem ise tütün tuzaklarıdır. istilacı ruhların tütünden zevk aldıklarına ve ona çekildiklerine inanılır. bu yöntemde tütün paketleri ya da içinde tütün olan minyatür bez keseleri kullanılır. yerde ya da bir zeminde yatmakta olan hastanın etrafında tütün paketlerinden çember yapılır sonra saman zararlı güç istilasını hastadan çıkartmaya çalışır, zararlı güçler hasta bedenden çıkıp tütünlere geçer ve bu çalışma bittiğinde tütün paketleri bir top halinde yuvarlanır ve derhal uzak bir yere götürülür. orada top açılır ve tütünler ağaç dallarına asılır. böylelikle ruhlar zarar verebilecekleri insanlardan uzak bir yere dağıtılmış olur.

başka bir yöntemse şamanın hastanın hastalığıyla özdeşleşmesidir fakat tehlikelidir çünkü bu yöntemde şaman hastaya zarar veren güçleri kendi üzerine almaktadır. şaman önce hastayla hastalığı ile ilgili konuşur acısını, hissettiklerini kendi içinde hissetmeye başlar. sonra hasta gibi olmanın nasıl birşey olduğunu, hastanın yaşama bakışının nasıl olduğunu ve hastanın sorunlarının, umutlarının neler olduğunu öğrenmeye çalışır. şaman kendisini duygusal olarak hastayla özdeşleşebileceğinden emin olduktan sonra sağaltım çalışmasına başlamaya hazırdır. bu noktada hasta ve şaman insanların yerleşmemiş olduğu bir araziye gider. şaman çıngırağı ve güç şarkısıyla koruyucu ruhunu ona yardımcı olması için uyandırır. hasta bu aşamada onun arkasında sessiz durur. şaman kendini güçlü hissettiğinde o ve hasta yavasça elbiselerini çıkartarak değiştirirler.

saman hastanın elbiselerinin her bir parçasını giydikçe hastanın ağrılarını ve dertlerini üzerine almak ve hastanın kişiliğini almak üzerine konsantre olur. şaman son giysi parçasını giydiğinde artık hasta olduğunu hissetmeye başlamalıdır. şaman ve hasta çıngırak eşliğinde dans eder. hastanın tamamen iyileştiğini hissedene kadar elini hastanın üstünde tutar. eğer çalışma doğru yapılmışsa şaman hastalık ya da acı dalgalarının üzerinden geçtiğini hisseder yani bir nevi katalizörlük yapmış olur. o anda şaman 100 metre kadar koşar, durur ve kollarını öne doğru uzatır tüm kuvvetini hastaya acı veren ve şimdi kendi üzerinde olan istilacı gücü atmaya odaklar ve bu zararlı gücü gökyüzüne uzağa fırlatır. şaman bu işlemin bitişini hastanın derdinin ve kişiliğinin kendi bedeninden alınması hissiyle bilir.

şamanizm günümüzde türkler ve diğer orta asya halklarının hayatını değişik oranlarda etkilemeye devam etmekle birlikte halen orta asya'da başlı başına bir din olarak devam etmektedir. tatarların bir kısmı özellikle hakasya türklerinin hemen hemen tamamı şamanisttir. günümüzde rusya, moğolistan, tacikistan, kazakistan gibi ülkelerde şamanist topluluklara rastlanmaktadır. sayıları gittikçe azalmakla birlikte günümüzde yaklaşık 650.000 kadar şaman olduğu tahmin edilmektedir.

*

   perilousness   27.12.2009 17:21
   #1820227
17.

şamanizm' in köken olarak anaerkil dönemde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir, şaman sözcüğü için dört farklı görüş öne sürülmektedir;

şaman kavramı, hindistan’daki pali dilinde ruhlardan esinlenen kişi anlamına gelen "samana" sözcüğünden türemiştir.
şaman kavramının kaynağı, sanskritçe’de budacı rahip anlamına gelen samana sözcüğüdür.
şaman kavramı, mançu dilinde oynayan zıplayan, bir iş görürken sürekli olarak hareket eden anlamındaki saman kavramından gelir.
tunguz kökenlidir. yuçen (veya yutşen, curşet, vu-şe) dilinde "şan-man" büyücü demektir.

   makyajsiz palyaco   22.12.2010 15:26
   #2260333
 
reklamı kapat

yazdır