sezai karakoc

1.

monarosa

mona rosa siyah güller, ak güller
geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
kanadı kırık kuş merhamet ister
ah senin yüzünden kana batacak
mona rosa siyah güller, ak güller

ulur aya karşı kirli çakallar
ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
mona rosa bugün ben de bir hal var
yağmur iğri iğri düşer toprağa
ulur aya karşi kirli çakallar

açma pencereni perdeleri çek
mona rosa seni görmemeliyim
bir bakışın ölmem için yetecek
anla mona rosa ben bir deliyim
açma pencereni perdeleri çek

zeytin ağaçları söğüt gölgesi
ben de çıkar güneş aydınlığa
bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
seni hatırlatır her zaman bana
zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

zambaklar en ıssız yerlerde açar
ve vardır her vahşi çiçekte gurur
bir mum ardında bekleyen rüzgar
işıksız ruhumu sallar da durur
zambaklar en ıssız yerlerde açar

ellerin, ellerin ve parmakların
bir nar çiçeğini eziyor gibi
ellerinden belli olur bir kadın
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin, ellerin ve parmakların

zaman ne de çabuk geçiyor mona
saat on ikidir, söndü lambalar
uyu da turnalar girsin rüyana
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
zaman ne de çabuk geçiyor mona

akşamları gelir incir kuşlari
konarlar bahçemin incirlerine
kiminin rengi ak, kiminin sarı
ah beni vursalar bir kuş yerine
akşamlari gelir incir kuşlari

ki ben mona rosa bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o sakin bakışlar bir su kenarında
ki ben mona rosa bulurum seni

kırgın kırgın bakma yüzüme rosa
henüz dinlemedin benden türküler
benim aşkım sığmaz öyle bir saza
en güzel türküyü bir kuşun söyler
kırgın kırgın bakma yüzüme rosa

artık anla beni muhacir kızı
anla ve kabul et itirafımı
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı etrafımı
artık anla beni muhacir kızı

yağmurdan sonra büyürmüş başak
meyveler sabırla olgunlaşırmış
bir gün gözlerimin ta içine bak
anlarsın ölüler niçin yaşarmış
yağmurdan sonra büyürmüş başak

altın bilezikler, o korkulu ten
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
bir tüy ki can verir gülümsemene
bir tüy ki kapalı geceye güne
altın bilezikler, o korkulu ten

mona rosa siyah güller, ak güller
geyvenin gülleri ve beyaz yatak
kanadı kırık kuş merhamet ister
ah senin yüzünden kana batacak
mona rosa siyah güller, ak güller

sezai karakoç

   techmedia   27.07.2006 00:03
   #18058
2.

ikinci yeni akımının büyük ustası. türk şiirinin yüzakı.
kültür ve sanat büyük ödülü sahibidir.

   acemi tenekeci   23.03.2007 23:12
   #281390
3.

monarosa şiiriyle duygulara tercüman olan şair.

edit:internette dolanan monarosa efsanelerine son noktayı koyulmuştur.

http://www.sonsaniye.net/haber8114.htm

   cloudy   23.03.2007 23:23
   #281418
4.

balkon şiiri mükemmeldir.

balkon

çocuk düşerse ölür çünkü balkon
ölümün cesur körfezidir evlerde
yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların
anneler anneler elleri balkonların demirinde

içimde ve evlerde balkon
bir tabut kadar yer tutar
çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
şezlongunuza uzanın ölü

gelecek zamanlarda
ölüleri balkonlara gömecekler
insan rahat etmeyecek
öldükten sonra da

bana sormayın böyle nereye
koşa koşa gidiyorum
alnından öpmeye gidiyorum
evleri balkonsuz yapan mimarların.

sezai karakoç.

   persona non grata   11.07.2007 18:02
   #536821
5.

edebi anlamda yüzlılımıza kapsamlı eserler bırakmıştır. ölümünden sonra okunacağı mutlaktır. lakin siyasi düşüncesi tam bir fiyasko olmuştur. hatta bir konferansında kendisi şöyle demişti. benim siyasi oluşumumu engellemek için bir takım dış mihraklar necmettin erbakan'na parti kurdurmuşlardır.bana muhalif olması için diye. hani duyunca çok güldüm ve kendi kendime dedimki bu edebiyatçılar siyasete atılmasın bokunu çıkarıyorlar.

   kirkikindi   11.07.2007 18:17
   #536849
6.

maverünnehir’i , mezopotamya’yı bir medeniyet rüyasını bize seyrettiren şair.güneyli çocuk,gelin duvağından çıkan bir rüzgarla uçurtması yırtılan adam,diriliş neslinin muştucusu,doğunun yedinci oğlu.yazıyorsa,yaşıyorsa kuracak düşlerimiz, görecek güzel günlerimizvar...

   saranbula   19.05.2008 22:39 ~ 22:42
   #924589
7.

ikinci yeni şiirinin piri.
şiirlerindeki imgesel yoğunlukla ve yerine göre kullandığı serbest vezinle edebiyat dünyasının en güçlü ve güzel meyvelerinden biridir. en son tüm şiirlerini bir kitapta toplamıştı.
karakoç şiirdeki ustalığını nesirde de gösterir.
baş yapıtı kuşkusuz mona roza şiiridir.

   japokintaro takahashi   20.05.2008 08:55
   #924963
8.

şiirlerinin toplandığı, tuğla biçiminde ~700 sayfalık bir kitabı elime geçti. ilginç yanı şu; sayfa doldurmak için yazılmış basit şiir yok arada. yememiş, içmemiş yazmış. ama çok güzel yazmış.

   meczup   13.06.2008 16:21
   #945556
9.

<bkz: rüzgar >

   saranbula   13.06.2008 16:53
   #945587
10.

münevver diye bir şey varsa budur.

   meczup   25.08.2008 23:27
   #1015581
11.

artık anılarını yazsa ve türk edebiyatı müthiş bir kaynağa kavuşsa dediğimiz şair, bilge..

   lafburger   22.01.2009 11:41
   #1169575
12.

liliyar

bu kuklaların kukla olmadığı besbelli
ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli
altın saçlarını yana atışı yok mu lilinin
lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı
lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu
kuklalar titremesin ne yapsın
adam konuşmasını bilmezse ne yapsın
kuklaların kukla olmadığı besbelli
lilinin çekip gideceği besbelli
lilinin dönüp geleceği besbelli

ekmek ha bakkalın olmuş ha cabaret de paris'nin
sen herhangi bir ekmek yiyeceksin işte lili
ekmek ne kadar allahınsa lili de o kadar allahın lili
yüzün ruhun kadar aydınlık ya lili
gönlün soğuk sular güzel aynalar gibi ya lili
anladın ya kutunun içinden çıkan mendil
olamaz üsküdardan geçeriken bulduğun mendil

-bizi bırakıp nereye gidiyorsun lili
demek bizi bırakıp gidiyorsun lili
sen daima güzeller güzelini bulursun lili
sen istesen de taş yürekli olamazsın
sen daima güzeller güzeli olursun lili
demek gideceksin arkana dönüp bakmayacaksın
hangi kuş hangi şafakta ölecek görmeyeceksin
öyleyse al bu kürkü bu veda kürkünü lili
tüyleri şiirler olan bu mahcup kürkü
sen daima sultanlar sultanı olursun lili
demek sen gidiyorsun lili
bizi öpmeden mi gideceksin lili

lilinin güneşin altında duruşu yok mu
perdeleri sıyırıp çirkin adamı burnundan yakalayışı yok mu
eline bavulunu alışı yollara koyuluşu yok mu
çirkin adamın güzel adam oluşu yok mu
yaklaşıp onu saçlarından yakalayışı
uzaklaşıp yollarda yol oluşu yok mu
lilinin bir tavşan gibi koşuşu
keklik gibi dönüp bakışı ve yıldırım gibi koşuşu yok mu
adam da tam o zaman kapıdan çıkmaz mı dışarı
lilinin adamın boynuna çocukça ve çılgınca atılışı yok mu

ben konuşmasını bilmem lili

   khyresee   12.07.2009 21:57
   #1487007
13.

<bkz: sezai karakoç belgeseli>

   lafburger   17.09.2009 22:28
   #1613316
14.

"saatlerini çabuk tüket ey ulu gece,
kurban bayramıdır, en derin bayram bence." *

   pitrak otu   26.11.2009 22:15
   #1758631
15.

http://www.dunyabizim.com/video.php?id=81

   lafburger   18.01.2010 09:24
   #1862435
16.

anneler ve çocuklar
anne ölünce çocuk
bahçenin en yalnız köşesinde
elinde bir siyah çubuk
ağzında küçük bir leke

çocuk öldü mü güneş
simsiyah görünür gözüne
elinde bir ip nereye
bilmez bağlayacağını anne

kaçar herkesten
durmaz bir yerde
anne ölünce çocuk
çocuk ölünce anne

   soni   26.01.2011 01:30
   #2287507
17.

..çizdiğim resmin
saat kulesi ağlıyor
ağzım o çeşit yok
şişe bu çeşit var..

..sen bir gece gelsen
güneş doğmasa
gitmeden yine gelsen..

..kemana veda

yağmurda şeytan ve şapkası
silahın ölümünü kutluyorum

tren kaçırmış gibiyim

sana veda..

s.karakoç
veda

   perilousness   18.03.2011 19:59
   #2320846
18.

sağ tandanslı şairler içinde bana en samimi geleni sezai karakoç'tur. bazı şiirlerinin şifresini çözemediysem de* içten duygularını anlayabiliyorum. sağ olsun, var olsun..

   safinaz   19.03.2011 12:31
   #2321187
19.

"ve güldün rengarenk yağmurlar yağdı
insanı ağlatan yağmurlar yağdı
yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı

sen geldin benim deli köşemde durdun
bulutlar geldi üstünde durdu
merhametin ta kendisiydi gözlerin"

sezai karakoç

   perilousness   04.04.2011 20:08
   #2329418
20.

''yıllar geçti sapan olumsuz iz bıraktı toprakta
yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
çatı katlarında bodrum katlarında
gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
hep kanlıca'da emirgan'da
kandilli'nin kurşuni şafaklarında
seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
af dilemeye geldim affa layık olmasam da

ey çağdaş kudüs (meryem)
ey sırrını gönlünde taşıyan mısır (züleyha)
ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
sevgili
en sevgili
ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim''
...
dizeleri ile şiiri şaha kaldırmış büyük üstad..

   esad demirci   04.04.2011 20:41
   #2329446

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

yazdır