sirf dudugu oldugu icin mahalle maclarinda hakem olan cocuk

1.

bu tür çocukların içinde olduğu halet-i ruhiye bambaşkadır. fifa amblemini görünce içi bir hoş olur. her maç izlediğinde hakemin hareketlerini hayranlıkla izler. hep birine kırmızı kart çıkarmanın hayaliyle yanıp tutuşur. ibne hakem tezahuratına maruz kalmak bile şereftir onun için.

işte bu çocuklar mahalle maçlarında hep forvet olup en çok golü atan yıldız oyuncu olsa da içlerindeki o hakemlik fenomeni galip gelir. evdeki oyuncak düdük onda bir anda maçlarda hakem olma arzusunu uyandırır. sonra gider kırtasiyeden sarı ve kırmızı elişi kağıdı alır onlarla kart yapar. eline de düdüğünü alır ve maç saatini beklemeye koyulur.

takımın en önemli oyuncusudur, olmazsa olmazıdır. arkadaşları kapısına gider onu çağırır ve maçın oynanacağı alana doğru gidilir. maç öncesi takım kadroları kurulurken çıkar ve;

"ben hakem olcam olm" der.

- ne hakemi lan manyak mısın!
- manyak mısın olm sen oynamazsan eksik oluyoruz. fark yeriz lan!
- ne hakemi olm yaa dünya kupası maçı mı bu hakemin ne işi var!


ama tepkiler nafiledir. o kafasına koymuştur. boşuna mı giydi o kadar siyah tişörtle siyah şortu? boşuna mı koydu cebine o kartları? hakemlik aşkıyla yanıp tutuşan bünye maçta fifanın bütün kurallarını harfiyen uygular. bütün oyuncular üzerinde otoritesini kurar. herkes de ona saygı gösterir. kendini fifa kokartlı hakem seviyesinde görür. esame listesini hazırlar, maçta istatistikleri tutar, maçtan sonra raporunu yazar. kırmızı kart görenleri de bir dahaki maçta oynatmaz.

hatta mhk başkanı gibi yapılandırmayı oluşturursa ilerleyen maçlarda iki kişiyi de -sopaya bez bağlayıp ellerine vererek- yan hakem yapar, bütün direktiflerine uyması için de kızar, fırçalar.

mahallede fifanın temsilciliğini üstenir. öyle futbolun kurallarıyla yanıp tutuşan çocuklardır bunlar.

   tsigalko   10.07.2008 20:55
   #971356
 
reklamı kapat

yazdır