sirinevler tekstilkent minibus hatti

1.

nefret ettiğim hat.
sabahları kullanıyorum bunu ben. bir saati geçiyor normalde yirmi dakikayı geçmeyen yol. sabahları kullanıyorum bu hattı. akşamları midem kaldırmayacağı için binmiyorum.

şirinevlerden çıkıyorsun, yenibosnanın içini, mahmutbey in dışını ve üstüne bir de ikitelli nin kenarlarını geziyorsun.
ben yenibosna dan çıkmadan uyurum genelde.

bütün nefretime rağmen, her sabah çoşkuyla minibüse binmemin bir nedeni var.
şirinevlerden kalkan minibüsün, yenibosna metro istasyonuna geldiği zaman beni heyecanlandıran bir yanı var.
bazen bir kız biniyor minibüse oradan. hani şimdi görsem veya başka bir durakta binse belki de tanımayacağım. yüzünü hatırlamıyorum bile.

arabaya biniyor, gülümsüyor boşluğa. pozitif ilme sahip sanki hatun kişi. her bindiğinde bir saliseliğine göz göze geliyoruz hepsi o. bağlar diyor parayı uzatıyor ve en arka koltuğa oturuyor.

hayır hayır, aşk meşk meselesi değil bu. herkesin hayatında olması gereken, "dışarıdaki mutlu eden insan" sanırım.
nedensiz yere, o binince minibüse mutlu oluyor bünye.
saçma sapan bir ızdıraba dönüşen yolcuğulumu ve günümün geri kalanına neşe saçan bir melek.

asosyal bir adam olmasam da, keşke teşekkür edebilsem gidip yanına.

sağol ya desem.
hayatımın bu kadar dışında olup bana pozitif ne varsa enjekte ettiğin için sağol...

ama yok, göt yok bende.

ayrıca, sabahın 7.30 unda, tutup biri bana dese pozitif falan diye... sapık mısın lan derim adama.

   prometheus   03.11.2010 16:28
   #2225617
 
reklamı kapat

yazdır