styx nehri

1.

styx yunan mitolojisinde ölümsüzlük nehri anlamına gelir.

yer ile gök en eski titanları, yaşlı tanrıları ortaya çıkarmadan önce hiç kimsenin bilmediği bir yer yaratmışlardı. dinlerin cenneti olan aden’ den çok daha görkemliydi orası. gecenin hiç gelmediği yerin ismi “ölümsüzlük şehriydi”. hiç uyunmazdı orada. gecenin beslendiği şey oraya hiç uğramazdı. çünkü şehrin tam ortasından “ölümsüzlük nehri” geçerdi… ama ilk başlarda o nehrin olmadığı ve sonradan öyküye dahil olduğu anlatılır.

insan-tanrılar yaşardı orada, ve ilk ortaya çıktıklarında henüz içlerinden hiçbirisi ölümü yaşamadığından, yer ve gök tanrının onlara anlattıklarından ölümsüz olduklarını düşünmüşlerdi… ölümsüzlüklerinin bedenlerinin ölmesiyle ilgisi olmadıklarını ise yıllar sonra anladılar. aralarından birisi öldüğünde, ki onun ismi styx idi, yer ve gök tanrıya o kadar yakardılar ki tanrılar onların sesini duyup onlar için ölümsüzlük nehrini yüreklerinden çıkardı. oradan tanrıların kendisi akar olmuştu. böylece o nehre girenler ölümsüzlüğün kapılarını aralıyordu… ölümsüzlük şehrinde nehrin içlerinden sesler geldiği söylenirdi ama hiç kimse ne dendiği tam olarak anlayamamıştı.

fakat öyküde asıl ilgi çeken styx adlı gencin yaşadıklarıdır, styx diğerleri ona inanmasa da ölümlü olduğunu biliyordu. bunu diğerlerine her anlatmaya çalışışında onunla alay edermiş şehir halkı. bilgelerden birisinin ona şöyle bir soru sorduğu rivayet edilir:

“sen tanrılardan daha mı bilgesin ki ölümsüz olduğumuza inanmazsın.”

styx, bu cevap karşısında :

“ onların yalan söylediğini tabi ki düşünmüyorum ama ölümsüzlük toprakta olmamak değildir, bedenin yaşlanmaması değildir. ölümsüzlük……” diyecekken onun söylemesine fırsat vermeden onu şehrin kapalı bir köşesine kapattılar. hayatın sonuna kadar acı içinde yaşandığı söylenir.

yer ve gök tanrı bu duruma çok üzülüyorlardı ama kendi tanrısal şimdilerinde insanlığın bütün yazgısını bildikleri için duruma müdahale etmiyorlardı, hatta insanların ölüm karşısındaki zavallığını anlamalarından ve kendilerine yakarmalarından sonra onlara ölümsüzlük nehrini armağan etmişlerdi…

bir gün gecenin olmadığı şehre karanlık çökmüştü, ölüm oraya da girmişti. styx acılar içinde ölmüştü. ölümsüz olmayı en çok hak eden insan ölüme yenik düşmüştü… şehir halkı bunu pek önemsemedi. kendilerinin aynı sonu yaşamayacağından emindiler.

şehir halkı her gün ölümsüzlük nehrine girerdi, aralarında en çok girenlerden birisi bir gün :

“ben artık gülemiyorum, ağlayamıyorum. hiçbir şey hissetmiyor gibiyim.”

bir başkası onu avutmak için hemen atıldı.

“bedenin sapasağlam ışıldıyor, meraklanma yarına hiçbir şeyin kalmaz. biz ölümsüzleriz hatırlasana, bize hiçbir zarar gelmez.”

fakat zamanla tüm halk aynı şeylerden şikayet etmeye başlar. günler geçer. artık hiç kimse birbiriyle konuşmaz olur, kimse ağlamaz, kimse gülmez olur. bedenlerindeki ışıltı tüm saflığıyla devam etmektedir ama duyguları ölmüştür.ruhları onları terk etmek üzeredir,ruhları bedenlerinin ölümsüzlüğünde ölüme yolculuk etmektedir ve bir gün bütün şehir halkı ruhsuz kalır.tüm duyguları yokolan halk ölümsüzlüğe karşı isteğini yitirince nehre girmez olur. bedenleri de çürüyen ölümsüzlük şehri yokolur gider.

geriye sadece bir ölümsüz kalır. ismi nehire verilerek ölümsüzlükle özdeş kılınan ölümlü styx.

nehrin her akışında göklerde, styx’ in söylemesine engel olunan şu sözleri haykırdığına inanılır:

biricik ölümsüzlük ölümlüyken yaşanandır ve hiç ölmez.” *

#1120260

   alon so good   16.12.2008 01:09
   #1120969
2.

nil nehri.
evet bildigimiz nil nehri canim.
ama cok eskiden . yunan' in adi athenian iken.
athenianlarla atlantisli osirianlar dusman iken.

http://img83.imageshack.us/...7378/haritancesi8vk.jpg

bu da tufan sonrasi :

http://img83.imageshack.us/...595/haritasonras4st.gif

200 ' un uzerinde osirian aniti bugun akdeniz tabaninda yani velhasil kelam..

   amaru   23.12.2008 00:45
   #1132670
 
reklamı kapat

yazdır