suzan avci

1.

1935'te bursa'da doğan suzan avcı, bursa'ya göç eden bir ailenin kızı. annesi kırımlı, babası ise kazanlı; yani tam bir tatar kızı. babası yusuf 40 yaşında sirozdan öldüğünde suzan henüz 6 yaşında. 24 yaşındaki annesi üç kız çocuğuyla yapayalnız kalır. çiftçi olan babası ölmeden önce iflas ettiğinden paraları da yoktur. behiye hanım, bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlar. suzan zar zor ilkokulu bitirir. ilkokulla ilgili hatırında kalan tek şey, sınıf arkadaşlarıyla birlikte gittikleri sessiz sinemadır. ''edison'un hayatı'' isimli filmi seyrederken, ''ben burada oynayacağım'' der. henüz 9 yaşındadır ve sinemada oynamak saplantısıdır artık.

suzan okulu bitirir bitmez aile istanbul'a yerleşir. suzan da annesiyle bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlar. anne ve kızı diğer iki kız kardeşe bakabilmek için gece ve gündüz vardiyasında çalışır. daha sonraları ''sarışın vamp'' olarak tanınacak suzan avcı, o sıralar esmer kara kuru bir kızdır. dikişte çok başarılı olduğu için bir süre sonra annesinden daha çok para kazanmaya başlar ve annesini işten çıkartarak, kardeşlerine bakması için ikna eder.

atölyesindeki en iyi arkadaşı ayşe abla'dır. suzan'ın sinema merakını bildiğinden ona sürekli filmler anlatır. suzan'ın ayşe abla'sından en severek dinlediği film, ''rüzgar gibi geçti''dir.

13 yaşındayken yıldız mecmuası'nda gördüğü bir ilan dikkatini çeker. metin erksan, bir filmde oynatmak için 14-15 yaşlarında esmer bir kız aramaktadır. suzan, mecmuaya bir mektup yazar ve ona ulaşabilsinler diye bakkalın telefonunu verir. beklediği telefon gecikmez, suzan o gün işi asar ve o sıralar istanbul'un öteki ucu mecidiyeköy'e görüşmeye gider. suzan'ı beğenirler ama ''annenin izni var mı'' diye sorarlar. ''tabii ki var'' diyerek yalan söyler. zira annesi duysa kıyameti kopacaktır. ama eninde sonunda annesi öğrenir ve o filmde oynamasına engel olur.

daha onbeşinde yuva yıkan kadın oldu

15 yaşında, samatya sahilinde denize girerken, 20 yaşlarındaki alp adındaki bir genç ''bacakların ne güzel'' diyerek suzan'a laf atar. suzan koşarak soluğu evde alır ve aynanın karşısında bacaklarını seyreder. yaz tatili için akrabalarının yanına gelen alp, yaz bitiminde izmir'e döndüğünde, suzan kanlı gözyaşları döker. alp daha sonra heybeliada'ya bahriyeli olarak askere gelir ve suzan'la flörte devam ederler. fakat suzan'ın arkadaşlarından biri ''ben alp'in parmağında alyans gördüm'' der. suzan inanmaz. ilk buluşmalarında alp'e, ''ceplerinin hepsine bakacağım'' der. pantolon cebinde alyansı bulduğunda, kızılca kıyamet kopar. altı ay boyunca görüşmezler ama alp onun peşini bırakmaz. altı ayın sonunda suzan'ın yolunu keser ve ''benimle postaneye gel, yüzüğü izmir'e postalayalım. annemler bu işi bitirsinler. seninle evlenelim'' der. postaneye gidilir, yüzük postalanır. 15 yaşında evlenemeyeceği için yaşını büyütmesi gerekir. annesiyle birlikte mahkemeye gider. artık 18 yaşındadır. bir yılbaşı günü, suzan ve alp akşiray evlenir ve izmir'e yerleşirler. alp'in ailesi suzan'ı ''yuva yıkan kadın'' olduğu için hiç sevmez. ta ki, torunları mete doğana kadar.

suzan evlenmiş, çocuğu olmuş ama aklı hálá istanbul'da ve sinemada kalmıştır: ''her gün her gece sinema diye diye adamı kahrettim. en ufak bir şeyi sorun edip, başının etini yiyordum.''

suzan bütün bunları yaparken, yıldız mecmuası'nın bir sinema güzeli yarışması düzenlediğini görür. oğlunu kucakladığı gibi iki valizle birlikte istanbul'a annesinin yanına döner. annesi de artık suzan'a laf geçiremeyeceğini anladığı için sesini çıkarmaz. suzan yarışmaya katılır. leyla sayar birinci, pervin par ikinci, suzan ise üçüncü olmuştur. havalara uçar, herkesin ona ''şu filmde oyna, bu filmde oyna'' diyeceğini sanır. ama öyle olmaz. bir, iki gazete röportajı yapılır o kadar. ama onun beklemek için ne sabrı ne de parası vardır. ''sinema olmuyorsa tiyatroya gireyim'' der ve muammer karaca tiyatrosu'na başvurur, hemen kabul edilir. üç ay boyunca küçük rollerde oynar. tiyatro yazın turneye çıkmak zorundadır ve suzan'ın oğlunu bırakıp turneye gitmesi mümkün değildir.

tiyatrodakilere, ''turneye geleceğim'' der ama gitmez. bu kez toto karaca'nın tiyatrosuna gider. orada da, ''turnelere geleceksin değil mi?'' diye sorarlar. ''aaa tabii'' der, ama yine gitmez. bu arada ufak ufak sinemaya da başlamıştır. bütün derdi neriman köksal'ın yerini almaktır.

hedefi neriman köksal'ın yeriydi

toto karaca'nın tiyatrosunda metres rolünü oynadığı bir sırada, tiyatrodan arkadaşı alev sururi, ''gel seni sarışın yapalım'' der. o zamanlar kim novak modası vardır. kuaförden çıkıldığında suzan başka bir kadın olmuştur. suzan avcı efsanesinin başlamasına çok az kalmıştır. daha önce suzan'ı fark etmeyenler etrafında pervanedir. yıllar sonra sarışınlıktan bıkıp, evde gizlice saçını kızıla boyadığında ortalık birbirine girecek ve kızıllığı sadece bir gün sürecektir. renk değiştirmeye bir daha asla teşebbüs etmeyecektir.

sinema teklifleri arka arkaya gelir. beş tane iyi kız rolünde oynamıştır ama o bu role bir türlü ısınamamıştır. çünkü neriman köksal dövüşmekte, kırmakta, dökmektedir. iyi kız olursa neriman köksal'ın yerini nasıl alacaktır?

1962, suzan avcı'nın yılı olur. ''şehvet uçurumları'' filmiyle patlar. erkekler suzan avcı'nın peşini bırakmaz, teklif üstüne teklifte bulunurlar. aldıkları cevap ise kafalarına inen sivri topuklu ayakkabı darbeleridir. başı yarılarak yanından ayrılan adam sayısı hiç de az değildir. hepsine şunu söyler: ''ben bir günlük kadın olamam.''

elıa kazan'ı neden reddetti?

1966'da türk sinemasının kültlerinden ''turist ömer''in çekimleri almanya'da yapılacaktır. sadri alışık'ın rol arkadaşı sevda ferdağ olacaktır ama ferdağ'ın sevgilisi tamer yiğit onun almanya'ya gitmesine izin vermez. yapımcılar yana yakıla onun yerine oynatacakları birini arar, sonunda suzan avcı'ya hemen almanya'ya gelmesini teklif ederler. suzan'ın almanya'ya gitmesi, ikinci evliliğinin de başlangıcı olur. turist ömer'in senaristi erdoğan tünaş ile üç yıl sürecek bir flörte başlarlar. 1970 yılında evlenirler ve bir yıl sonra da kızları binnaz doğar.

sinema sanatçılarının 3-5 şarkı ezberleyip sahneye çıktığı dönemdir o yıllar. suzan avcı da 10 şarkı ezberler ve lunapark gazinosu'nda sahneye çıkar. gönül yazar'ın ilk assolistlik devridir. suzan avcı onun altında sahneye çıkar. bunu öğrenen gönül yazar, ona bir haber gönderir: ''sakın yırtmaçlı elbise giyme.'' suzan avcı bu not için, ''adam benim bacağımı görmek ister haliyle, ama tamam giymem'' cevabını verir.

aynı yıllar elia kazan türkiye'ye gelmiş ve suzan avcı'nın esmer bir fotoğrafını görmüştür. hemen görüşmek ister. o zamanın tek büyük oteli hilton'da buluşurlar. elia kazan onu hollywood'a götürmeyi teklif eder. ama şartları vardır; amerikan ingilizcesi öğrenecek ve beş yıl tiyatrosunda çalışacaktır. suzan avcı'nın ilk sorusu ''kaç para vereceksiniz?'' olur. elia kazan yanındakilerle birlikte kahkahayı basar. ''dünyanın neresine gitsem, herkes bu teklif için bayılır. sen bir de üstüne para mı istiyorsun'' der. suzan avcı da kendinden emin ''evet'' cevabını verir. elia kazan, ''tamam yarın bir daha görüşelim'' deyip masadan kalkar. suzan avcı ise ''bana ne adamdan, elia kazan, mazan kimse kim. benim para kazanmam lazım'' der ve ikinci görüşmeye gitmez.

suzan avcı, neriman köksal'ın yerini almaya çalışmıştır, peki suzan avcı'nın yerini almak isteyenler yok mudur? işte suzan avcı'nın cevabı: ''banu alkan'la film çekerken, 'ben sizin yerinizi almak istiyorum' dedi. o zamanlar güzel kadındı. tazeydi, belli inceydi, memişi güzeldi. ama hiç mütevazı değildi. 'paris'ten aldığım ayakkabılarımı, zümrüt küpelerimi getirin' diye konuşuyordu. sabah 8.30'da çekimimiz vardı, o öğlen 12'de geldi. geldiğinde 'saçımı kurutuyordum' dedi. o zaman ona, 'sen suzan avcı'nın tırnağı olamazsın, bir daha da seninle film çekmem' dedim.''

oğlu ölünce hayata küstü

suzan avcı'nın ilk evliliğinden olan oğlu mete ile kızı arasında 16 yaş fark vardı ama mete kız kardeşine tapıyordu. binnaz neredeyse abisinin elinde büyümüştü. mete turizm okuyordu. okulunu bitirince alman eva ile evlenerek almanya'ya yerleşmişti. suzan avcı, 1997'de hayatının en kötü haberini aldı. 40 yaşındaki mete, almanya'daki bir alışveriş merkezinde aniden beyin kanaması geçirmişti. suzan avcı'nın, oğlunun ölümünden sonra kendini toplaması ve insan içine çıkması tam dört yıl aldı. bu sürede çok film teklifi aldı ama hiçbirini kabul etmedi.

   resul balay olmak   18.03.2007 19:15
   #272407
2.

yaşına rağmen hala çok güzel olmayı başaran dünya çapında olabilecek kapasitedeki oyuncu.

   allegory   07.11.2007 17:04
   #712377
3.

yeni lafmacun yazarı. ho$gelmi$ diyoruz.

umarız, nickinin anımsattığı sazan avcılığı kavramıyla alakası yoktur, umarız ben çok fesatımdır.

<bkz: lafmacun bando takımı>

   ikiekmekbimaltepe   04.12.2007 00:00
   #754140
4.

kaliteli yazılarıyla tanınan güzel insan, benim canım, kankam. hoşgelmiş, safalar getirmiş. iyi ki gelmiş.

   nuriye alco   04.12.2007 00:02
   #754142
5.

lafmacun bando takımı sayesinde pek bir hoşbulmuş yazarcıktır.

   suzan avci   04.12.2007 22:07
   #755655
6.

sözlükteki akrabamdır.* ya da çıkıp sadece isim benzerliği diyebiliriz. sağlık olsun. ama hoşgelmiştir.

   tiki avcisi   04.12.2007 22:09
   #755658
7.

damak zevkini bilmeyen yazar.

   tsigalko   04.12.2007 22:52
   #755762
8.

sanatçının gerçek ismi suzan bizavcı'dır.

   ugokhan   28.01.2008 14:28
   #838108
 
reklamı kapat

yazdır