tarihi olmayan millet

1.

*
*

eski insanlar yani şu bizden birkaç yüzyıl önce yaşamış, görmüş (geçirmiş) insanlar, onlar da çok akıllıymış. yani bu kıt aklımla vardım böyle bir kanıya. aslen düşünmekte fayda var, düşünsenize evet düşünsenize tarih nelere, kimlere, kimlerin saçmalıklarına ya da devrim niteliğinde icatlarına (soyut ya da somut) şahit olmuş. şimdi tarih falan dedim, tarih nedir ki? tarihi neye göre yâd edebiliriz ki? bir kimselerin başarılarını veya başarısızlıklarını tarih olarak netleştirmek doğru mudur? muhtemelen gelecek nesiller de doğru bulacak bugünü. tarih olacak değil mi bugün? vay be yaşadığım şu günler tarih olacak. akıl alır gibi değil, neyin tarihi olacak ki, kimin tarihi, o çocukların tarihi ve bizim tarihimiz olmuşlar. komik gülüyorum, neden gülüyorsun deme bana, bu seni ilgilendirmez.

beni ilgilendirmezse bende okumam deme, zaten bu tarih denen bilmem ne konusunu bu yüzden açtım. şimdi bir dur düşün, ben düşünüyorum yazıyorum, diyorum ki; tarih, çok önceleri, çok önceleri yaşayan insanlar, senin büyük büyük dedenin portakala bile meyve demediği zamanlar, onu tarif ederken, tekerleğin yuvarlaklığından baz alıp işaret parmaklarının ve baş parmaklarının uçlarını dikey bir şekilde birbirine birleştirerek bir yuvarlak olarak gösterdiği zamanlar. ya ne kadar zor muş değil mi?

bir portakalı tarif etmek için nelere katlanmışlar! biraz salaklık varmış, şimdi ki zamana göre tartıp biçmiyorum, elbette şimdi televizyonu, televizyonun ekranında dönenleri bile rahatlıkla tarif edebiliyoruz, elbette portakalın suyunu çıkartabiliyoruz ve elbette onu kimyasal bir hale getirip c vitamini olarak kıçımızın kılcal damarına kadar yayabiliyoruz.

fakat bu söylediğim sadece anlaşılır bir örnekti. şimdi örnekleri geçelim, çünkü örnek dediğim zaman pek inandırıcı yanı kalmıyor ama başka türlü anlatamıyorum, zira sizin önünüze engizisyon mahkemesini getiremem.

her neyse, tarih derken bunları göz önüne aldık, belki anladık belki anlamadık ama devam edeceğim. benim bugün kullanabildiğim birçok şey çok eskiye dayanan hırdavatlar değil. taş çatlasa 50 yıl. 50 tarih mi? tabi ki de değil. peki bugün bunlardan faydalanıyorsak, bunlarla bir çok işimizi evirip çevirebiliyorsak, bize üç yüz, beş yüz yıl öncesinin ne faydası var? bilmiyorum! bakınız; beş yüz yıl öncesine saygı duymaya “çalışıyoruz” sadece büyüklerimize, şöyle belirteyim, bizlerden yaşça büyük olan kişilere saygı edalarında yaklaşıyoruz. elbette gereği vardır bu saygının, gereği olan, gösterilmesi gereken kişiler vardır, fakat gösterilmesi gerekmeyen, hiç gereği olmayan bir takım şeylere saygı göstermek mide bulandırıcı. belki benim midem sağlam değil ya da sizde ki mide değil!

diyorum ya saygı, işte saygı göstermeye çalıştığım şeyler sadece bugünümde bana faydası dokunan şeyler, ben inanmıyorum ki, birkaç yüzyıl ötesinden faydalandığımız şeylerin olduğuna. günbegün yenileniyoruz, geride kalanlar sadece yaşadıkları zamanı idame ettirmekle meşgullerdi, hiçbirisi bizim onlardan bahsedeceğimizi düşünerek, göz önünde bulundurarak savaşlara girmedi, birtakım düşüncelere kapılmadı, icatlar yapmadı. sadece ve sadece kendi çıkarları doğrultusunda ilerlediler. bugün telefonu icat edecek olsam ilk arayacağım kişi sevgilim olurdu. onu da arayamazdım, zira bi’ tane daha gerek. nedir ki yani, bir düşünün telefonu icat edip, herhangi bir gece programına bağlandığımı? (alo, alo,) alo mu derdim? ne diyeceğimi bile bilmezdim. (eüüü,ıııı merhaba, ben bir şey icat ettim ilk sizi aradım) çüş! bir dakika hatta bekleyin! bakın onlar böyle demeyecekler, onlar çok şaşıracaklar aslında, hatta bulundukları yeri terk edecekler, kendilerini yukardan gören büyük güçlerin onlarla iletişime geçtiğini sanacaklar. yani bir tane daha gerek sevgilimi arayabilmem için. fakat bugün öyle değil. hatta bekliyorum bugün, bugün o telefon başında bekletiliyorum, o kadar acımasızca bir durum ki. yıllar öncesi o gün bu aletin icadına hitaben belki o adam büyücü diye asılabilirdi bile, fakat bugün hattayım. bu tuhaf değil mi? bu tuhaf değil, bu büyük bir gerçek ve bazı gerçekler komik olmuyor. yani tarihi yaşarken aslında bir tarihin olmadığını fark edemiyoruz. tarih yok bugün var ve bizler bugün için yaşıyoruz, yarın için uyuyoruz, kalktığımızda ise o günü düne gömüyoruz. hiç kimse bizim bir önceki gün düşündüklerimizle ilgilenmiyor, bizlerde birkaç yüzyıl önceki düşüncelerden biraz ilerlersek, tırnak içine alacağımız, aldığımız anda kendimizi aşağılayacağımız günler biter akabinde birçok virgülle devam edebiliriz, nokta olmadan(.)

tanım: tarih kitaplarında yemek tarifi olan millettir. geçmişi olmayan millettir. tırt millettir zırt millettir. bu gün koyun ve kurt olmak üzere kutuplara ayrılmış millettir. yani ders alacak kendilerine pay çıkaracak bir tarihleri olmadıklarını bilirler ve buna inanırlar. tarih? işte ırkçılık işte mezhep ayrımı. tarih bundan ibaretse, böyle tarih kabul edilemez.

   nothing just happens   11.07.2009 20:31
   #1485582
2.

<bkz: tarihini bilmeyen milletin coğrafyasını başkaları çizer>

   sleepy   12.07.2009 17:36
   #1486582
3.

<bkz: amerika birleşik devletleri>

   interpret   12.07.2009 17:40
   #1486586
 
reklamı kapat

yazdır