tevfik fikret

1.

türk yazar, şair ve eğitimcidir...
<bkz: aşiyan>

   yasakani   27.07.2006 16:14
   #18232
2.

sen acıyıp bana versen bir kavuşma sözü
ben talihimin dönüşüne ağlasam
...
ah ağlasam seninle dudak dudağa ağlasam
bir kez olsun bunda sevinçle ağlasam.

   zosimos   08.10.2006 23:00
   #73920
3.

aslen çankırı kurşunlu'ludur.

   dusersem hatirla   23.03.2007 08:28
   #280042
4.

yeryuzu vatanim, insansoyu milletimdir benim,
ancak boyle dusunenin insan olacagina inandim.

seytan da biziz cin de, ne saytan ne melek var;
dunya donecek cennete insanla, inandim.

yaradilista evrim hep var, hep olmus, hep olacak,
ben buna tevrat'la, ıncil'le, kuran'la inandim.

tekmil insanlar kardesi birbirinin... bir hayal bu!
olsun, ben o hayale de bin canla inandim.

ınsan eti yenmez; oh, dedim icimden, ne iyi,
bir an icin dedelerimi unuttum da, inandim.

kan siddeti besler, siddet kani; bu dusmanlik
kan atesidir, sonmeyecek kanla, inandim.

elbet su mezar hayati zifiri karanligin ardindan
aydinlik bir kiyamet gunu gelecek, buna imanla inandim.

aklin, o buyuk sihirbazin huneri onunde
yok olacak, gercek disi ne varsa, inandim.

karanliklar sonecek, yanacak hakkin isigi,
patlayan bir volkan gibi bir anda, inandim.

kollar ve boyunlar cozulup, baglanacak bir bir
yumruklar sangirdayan zincirlerle, inandim.

   neseytannemelek   26.05.2007 18:37
   #424450
5.

<bkz: ferda sana vediadır>

   404notfound   26.05.2007 18:41
   #424456
6.

oğlu amerikalara gidip papaz olmuştur. bu olaydan sonra oğluna yazdığı bir şiir vardır ki her gencin muhakkak okuması gerekmektedir. *

   dusersem hatirla   26.05.2007 18:43
   #424461
7.

kimseden bir medet ummam dilenmem kol kanat
kendi boşluk kendi gökkubbemde kendim gezginim
bir eğik baş bir boyunduruktan ağırdır boynuma
fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim

son dizeden de anlaşılacağı gibi atatürk'ün örnek aldığı büyük türk şairlerinden biridir. ınandığı yoldan odun vermeyen ender şairlerden biridir. "hak bildiğin yola yalnız gireceksin" sözünü yaşamı boyunca kendisine ilke edinmiştir.

   bir avuc gokyuzu   01.07.2007 16:27
   #513560
8.

allahsızlıkla itham edilen kişi.

   kirkikindi   01.07.2007 16:28
   #513561
9.

<bkz: büyük adam>

   tikulti ninurta   07.07.2007 22:39
   #528478
10.

çok büyük bir vtan hayinidir ikinci abdulhamit gibi yuce birzatı oldurmek için hazırlanan süikastçilere şiirlerinden destek vermiştir.mezarı neredeyse bulunup imha edilmelidir.

   ziyan_adam   07.07.2007 23:02
   #528524
11.

26 aralık 1867 tarihinde istanbul'da aksaray'da doğdu. asıl adı mehmed tevfik'dir. toplumsal içerikli şiirleriyle ilerici düşüncelerin simgesi haline gelmiş, türkiye'de batılı sanat anlayışının yerleşmesinde büyük rol oynamıştır.

oniki yaşında öksüz kalan fikret, mahmudiye rüştiyesi'nde okudu. 1888'de mekteb-i sultani'yi birincilikle bitirdi. birincilikle bitirdiği bu okula daha sonra türkçe öğretmeni (1892)ve müdür olarak hizmet verdi. 1891 yılında mirsad dergisinin açtığı şiir yarışmasında birincilik kazanınca, edebiyat çevrelerinde adını duyurdu.

edebiyat-ı cedide'nin en önemli temsilcisi olan şair, 1894'te malumat dergisini çıkaranlar arasında yer aldı.
1895'te hükümetin memur maaşlarından kesinti yapmasına tepki olarak mekteb-i sultani'deki görevinden ayrıldı. 1896'da servet-ı fünun dergisinin yazı işleri müdürlüğüne getirildi; dergi onun yönetiminde edebiyat-ı cedide akımının yayın organı durumuna getirildi. aynı yıl türkçe öğretmeni olarak robert kolej'e giren tevfik fikret o dönemde aydınlar üzerindeki yoğun baskılar sırasında birkaç kez gözaltına alındı, evi arandı. bir süre sonra dergideki görevinden ayrıldı. 1906'da robert kolej'in hemen yakınında bir ev yaptırarak aşiyan(*) adını verdi, eşi ve oğlu haluk'la birlikte buraya yerleşti. 1908'te ıı. meşrutiyet'in ateşli savunucularından biri oldu. meşrutiyet'ten sonra hüseyin kazım kadri ve hüseyin cahit (yalçın) ile birlikte tanin gazetesini kurdu.
gazete ittihat ve terakki'nin yayın organı durumuna getirilmek istenince buna karşı çıktı ve tanin'den ayrıldı. daha sonra mekteb-i sultani müdürlüğüne getirildi. o günlerde çıkan 31 mart olayı'nı protesto etmek amacıyla bu görevinden de ayrıldı; ama öğrencilerinin ve maarif nazırı nail bey'in ısrarlarıyla geri döndü. sekiz ay sonra yeni maarif nazırı emrullah efendi ile anlaşamayarak görevinden bir daha dönmemek üzere ayrıldı. ittihat ve terakki iktidarına karşı çıkarak aşiyan'a çekildi. ağır bir şeker hastalığına tutulmuştu. kolundan olduğu bir ameliyattan sonra öldü.

küçük yaşlarda yazmaya başladığı ilk şiirlerinde iç dünyasından gelen sesleri yansıtmaya çalışan tevfik fikret, muallim naci ve recaizade mahmut ekrem'in şiir anlayışları arasında uzun bir arayış dönemi geçirmiştir. daha sonra fransız şiiriyle tanınmış ve özellikle françoıs coppe'den etkilenerek kendi şiiri aramaya başlamıştır. fikret'in fransız edebiyatındaki "şiirsel yazı" türünün etkisiyle dize sonlarını değişik eylem kipleriyle ya da eylemsiz bağladığı şiirleri, beyit bütünlüğünü kırıp dizeyi özgür bırakması aruz ölçüsünün katı kalplarını genişletmiştir. fikret aşırı titiz tutumu ve en küçük ayrıntılar üzerinde durmasıyla kendine özgü bir üslup yaratmış ve çağına damgasını vurmuştur. biçimsel kaygıları hiçbir zaman bırakmamış, sürekli yenilik aramıştır. rübab-ı şikeste'de (1900,1984), toplumsal konulara ağırlık veren şiirlerinin yanı sıra günlük konuşma diline yakın şiirlerinde vardır. betimlemelerindeki ayrıntı ustalığı ressam kişiliğiyle de ilgili olan fikret'in doğa şiirlerinde, doğayla neredeyse örtüşmeye varan bir uyum görülür. oğlu haluk'un, onun şiirlerinde büyük etkisi olmuştur. ikici şiiri haluk'un defteri'ndeki (1911, 1984) şiirler en iyimser ve umutlu şiirlerdir. bu şiirlerinde fikret oğluna ve osmanlı gençliğine çalışkanlık, yurt sevgisi, hak ve hukuktan yana olma gibi erdemleri öğütlemiştir. rübabın cevabı'ndaki (1911, 1945) "sis" şiirinde acı, zorbalık, baskı ve haksızlıkları anlatmış, "tarih-ı kadime zeyl" şiirinde de mehmet akif'in (ersoy) suçlamalarına karşılık vermiş, din ve doğa konusundaki görüşlerini ortaya koymuş, kendisinin de doğanın bir izleyicisi olduğunu söylemiştir. şermin ise (1914, 1983) fikret'in, yalın bir dil ve kısa dizelerden kurulu dolaysız bir anlatımın egemen olduğu şiirlerinden oluşur.

fikret 30 yaşlarındayken çevresindeki olumsuzluklardan etkilenmeye başlamış ve sorunlarına karşılık aradıkça, dünya görüşü yaşadığı dönemin kültür koşullarını aşmıştır. özgürlük ve eşitlik anlayışı ezilen insanların çıkarları doğrultusunda toplumsal bir öz kazanmıştır. sınıfsal çıkarlara dayalı yönetim biçimini eleştirmiş, belli egemen sınıfların koyduğu yasalara ve yönettiği devlete karşı çıkmıştır. ekonomik hak ve özgürlüklerden yoksun bırakılan kitleleri kağıt üstündeki siyasal özgürlüklerinin bir anlamı olmadığını göstermiştir.

özel yaşamında da katı bir ahlak anlayışını sürdürmüş, kusursuz bir aile babası olmuş çevresindeki kaypaklık ve çıkarcılıkları hoş görmemiş, bu nedenle de pek az insanla dostluk kurabilmiştir. fikret'in düşüncesinde en önemli yan insana verdiği önemdir. ona göre bütün sorunların üstesinden gelecek, mutlu yarınları hazırlayacak olan insandır. insanın üstünlüğünü sağlayan duyarlığı ve sezgi gücü değil, düşünme gücü ve aklıdır. öbür yapıtları arasında tarih-i kadim (1905), son şiirler (1952; yay. haz. cevdet kudret) sayılabilir.

   ilelebetmuhalefet   24.08.2007 21:41
   #631609
12.

türk şiirinin doğu şiiriyle bağlarını büyük ölçüde kırarak, dokusunda bir batılılaşmaya can veren türk şairi. yaşayış tarzı ve muhalif tavrı ile döneminin uygar insan simgesi olmuştur. abdülhak hamit tarhan'ın deyimi ile fikret, "büyük bir şair ressamı"dır.

   ilelebetmuhalefet   04.09.2007 04:57
   #651655
13.

<bkz: inanmak ihtiyacı>

   pulluk   21.11.2007 19:26
   #735539
14.

oğlu haluk, yurtdışıne eğitim için gitmiş. orada hristiyanlıktan etkilenmiş ve hristiyan olmuştur. sonra da protestan papazı olmuştur.

   ugokhan   01.04.2008 09:08 ~ 09:08
   #884002
15.

şermin adlı çocuk kitabı dışındaki tüm eserlerinde aruz ölçüsü kullanmıştır.

   cocobatanesi   05.05.2008 04:44
   #912817
16.

<bkz: aşiyan>

   bilinc6   08.01.2009 11:28
   #1153412
17.

ikinci abdülhamid'e düzenlenen suikasttan sonra ermeni taşnak çetelerini övdüğü dörtlük şöyledir:

ey şanlı avcı, damını beyhude kurmadın;
attın.. fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın!..
kanlarla bir cinayete benzeyen bu iş
bir hayr olurdu, misli asırlarca geçmemiş.

vatanseverliği ile övünen bir yazarın içler acısı halidir. aslında o zaman ki bazı aydınlarında tavırları bu şekildedir. abdülhamid'i gericilikle suçlarlar. batının kurduğu tezgaha yöneticilerimizden önce aydınlarımız düşmüştür zaten..

   olur yavru seviselim   15.02.2009 13:11
   #1198490
18.

19 ağustos 1915'te hayatını kaybeden, bu topraklarda nefes almış, bu topraklara nefes vermiş şair.

sen olmasan...
seni bulmak hayâli olsa muhâl
yaşar mıyım dersin?

   meme tembelyazar   19.08.2009 15:11
   #1547368
19.

ülkesi , ikinci abdülhamid gibi bir beladan kurtulduğu için sevinmiştir. eh normal ben olsam bende sevinirim.

   yeeaahh   19.08.2009 15:20
   #1547387
20.

isminin ikinci hecesi, soyisminin ilk hecesi.

<bkz: tevfikret>

   pitrak otu   19.10.2009 12:39
   #1681154

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

yazdır