the fall

1.

bazen şimdiye kadar yapılmış en iyi şey olduğunu düşünüyorum. aklıma geldikçe gözlerim doluyor. tarsem singh sinemaya gönül vermiş biri. oyunculuk, hikaye, görsellik...
anlatamıyorum bir türlü.

http://www.otekisinema.com/?p=553

<bkz: catinca untaru>
<bkz: lee pace>

   pedesa   15.09.2008 12:07 ~ 20.04.2009 15:46
   #1030960
2.

aynı gün içerisinde iki kez izlediğim ender filmlerden.2006 yılında hakkettiği ilgiyi bulamayan ve çeşitli girişimlerle 2008 de vizyona sokulan bir masal. pan's labyrinth ini seven buna bayılır diyeyim anlayın.küçük oyuncunun tatlılığı kadar başarılı oyunculuğu da kendinden söz ettiriyor.ettirmeli...

   basur cicegi   17.02.2009 01:26
   #1200831
3.

10 numara dedirten filmlerden bir tanesi..

   erxan   25.03.2009 00:38
   #1272797
4.

yönetmen efendinin baraka adlı belgeselden oldukça beslendiğinin farkedildiği filmdir.
ha çok iyidir o ayrı. görsel olarak muazzamdır. fakat sanırım bunda baraka'nın etkisi yadsınamaz.
özellikle çocuk oyuncunun, çocuk özelliğinin itinayla korunması, onun elleri, ingilizcesi... pek sevimli kerata.

öylesine bir not: pedesa adlı yazarı hayli kızdırdığım entrydir. napalım, olur böyle.

   beynim_zonkluyor   27.04.2009 02:18 ~ 09.05.2009 02:07
   #1343893
5.

iyi film bulamamanın verdiği sıkıntıdan beni bir gecede çıkarmış filmdir.masal ve gerçek birlikteliğidir.şiir gibidir.

   bohemia   17.07.2009 13:57
   #1494895
6.

ilk filmi the cell fiyaskosundan sonra biraz da david fincher ve spike jonze'un yapımcılık katkılarıyla ortaya çıkmış tarsem (singh) filmi. filmin görüntü yönetimi hatta renk kullanımı, ışık ve denge çekimlerini de düşünürsek tüm bir sinematografisi ve sanat yönetimi tam bir usta işi. sıradan bir sette çekileceğine birçok ülkeyi birarada kullanarak sabır ve emek kokan bir ürün olduğunu gösteriyor film.

fakat her ne kadar masal boyunca atıfta bulunulan hint efsaneleri ve sessiz sinema döneminin aksiyon janrının ivme kazandıran öğeler var olsa da yine de işin "masal" kısmı daha iyi yazılabilirdi diye düşünüyorum. alexandria'nın roy'un her ruh hali değiştiğinde masalı roy'un da anlattıklarını dikkate alarak yeniden kurgulaması filmin kendisine de zaman zaman zarar veriyor.

metaforlarıyla günümüz 21. yüzyıl masallarının içerisinde büyüyen toplumun giderek masumiyetini yitirmesi "düşüş"ün en büyük sembollerinden biri.

7/10

   estar abi   10.09.2009 03:07
   #1593002
7.

pan'ın labirenti ile kıyaslamadığım film :
ikisi birbirinden çok farklı ve çok güzel çünkü.

the fall, görselliğiyle ön plan çıkıyor ve küçük kızımızın masalını, yetişkin bir adamın hayal kırıklıklarıyla el ele tutuşturuyor.
pan'ın labirenti ise, küçük ophelia'mızın gerçeklerden masala geçiş serüvenini anlatıyor..

sonunda gözlerim doldu, etkileyici bir oyunculukla küçük kızın duygularını derinden hissetmemek mümkün değil..

   perilousness   21.09.2009 17:13 ~ 17:19
   #1620525
8.

<bkz: beethoven symphony no 7 in a major op. 92 - allegretto>

filmi izleyemeyenlerin besteyi dinlemesini salık veririm. dinlerken dali nin eserlerine göz gezdirin. işte size the fall

   elleme bozacaksin   21.09.2009 17:19 ~ 17:30
   #1620547
9.

http://www.youtube.com/watch?v=ldfnto_o-3k
karajan-berlin filormani

http://www.youtube.com/...aynext_from=pl&index=11
film müziği...

   elleme bozacaksin   21.09.2009 17:25 ~ 17:35
   #1620566
10.

o nasıl bir filmdir ya! görsellik oyunculuk mükemmeldi cidden kesinlikle izlenilmesi gereken bir film.ufak kıza ayrıca bayıldım yok böyle bir sevimlilik.tekrar tekrar hiç sıkılmadan izleyebilirim adamlar yapıyor işte.

   mathilda-26   22.09.2009 21:26 ~ 21:26
   #1622929
11.

her karesi özenle çekilmiş fotoğraflar kadar kusursuz, müthiş film..

   yokcanimdahaneler   22.09.2009 22:08
   #1623016
12.

bazen hersey kötü gider.ne yaparsan yap farketmez.sanki sonu bellidir herseyin, sen de akintiya kapilmis gidiyorsundur.böyle zamanlarda daha cok uyursun,hayal kurarsin.bir kacistir tabi bu.artik geceyle gündüz yer degistirmistir.gündüzleri aylak aylak gezinirken, geceleri artik rüyanda uyaniksindir.ama kimi zaman bu senin kurtulusun olur.rüyanda sana gelecek tek bir isik, hayalinde sana elini uzatacak tek bir kisi...

the fall da böyle bir hikaye iste. roy un alexandria ile paylastigi hikaye onun kurtulusu olur.ve tabii alexandria...hersey basit onun dünyasinda.yalanlari, heyecanlari...tam bir cocuk iste.demek ki hersey kötü giderken böyle bir ruh halinin kurtariciligina ihtiyacimiz var.o dünyanin karmasasini basitlestirecek,herseye yeniden baslayacak safliga sahip bir ruh haline.hani hayata atildiktan kisa bir süre sonra bilerek yada bilmeyerek öldürdügümüz ruh haline.

   comatose   10.10.2009 18:33
   #1657740
13.

tek kelime ile bir modern zaman masalı.

   mygoodness   17.01.2010 14:30
   #1860234
14.

''bu hikayeyi sevmedim.'' *

   nymqh   22.01.2010 01:06
   #1876253
15.

gerçekten abartıldığı kadar iyi bir film değil. enayi gibi biriyim bu konular da zırt diye her bir sanat eserini takdir ederim ama bu filmi sevmedim. oraya baktım şukela, burayı kokladım u la la tek olması ilginç geliyor sanırım. görsellik iyi, çocuk sevimli, ama işte ı ıh. ben filmde "hayıııırr" diye bağırma varsa sevemiyorum ben, gerçekte böyle bir şey hiç görmedim, film geliyor bana. mına koyyim atilla dorsay mısın be, yılan gibisin yemin ediyorum.*

   okkes   05.02.2010 00:03 ~ 00:04
   #1916201
16.

<bkz: norah jones>'un 4. stüdyo albümüdür. 17 kasım 2009'da piyasaya çıkmıştır. prodüktörlüğü, kayıtları ve miksajı jacquire king tarafından yapılmıştır. klasik norah jones tınıları eski albümdekiler kadar yoğun bulunmasa da şu anda 4 saati geçen bir süredir dinlediğim albümdür kendileri. yine her zamanki gibi özel ve özenilmiş bir albüm olmuş. norah jones yine pamuk şeker sesi ile kulağıma fısıldıyor. çok seviyorum ben bu kadını. öhömm. neyse..

bunlar da albümdeki şarkıların listesi, buyrun efendim:

1. chasing pirates (norah jones)
2. even though (norah jones/jesse harris)
3. light as a feather (norah jones/ryan adams)
4. young blood (norah jones/mike martin)
5. ı wouldn't need you (norah jones)
6. waiting (norah jones)
7. ıt's gonna be (norah jones)
8. you've ruined me (norah jones)
9. back to manhattan (norah jones)
10. stuck (norah jones/will sheff)
11. december (norah jones)
12. tell yer mama (norah jones/jesse harris/richard julian)
13. man of the hour (norah jones)

   astrakancafe   16.04.2010 01:55 ~ 01:56
   #2024457
17.

http://thefall-locations.blogspot.com/

   umbilicus   26.08.2010 13:44
   #2131207
18.

gugli gugli gugli kaybol


bir küçük portakal kaçkını!
alexandria…
(dişlerinin arasında masal yolu kadar geniş düzlükler.
babadan yadigarsa ağız içinde uzayan, bir masala en çok baba yakışmakta! bir hikaye içinse harflerin sonunda üç; bir çocuğa en çok çalmak)

baş parmağını tutan ellerin kimden aşırdı bunca sevgiyi alexandria?
kim öğretti sana haydutlar evreninde melek olmayı?
duvara düşmüş dilinin gölgesi, oynatma çeneni böyle,
bir adama intihar işbirlikçisi olacak kadar büyümedin daha!
düşüne yakıştırdığın tanıdık yüzler bir bir ölürken,
bir şişede şeker kadar ol ne olur!
masalı uyut, kaç ordan.
o pencere kabus olmalı gözlerini aç.
bir annenin titrek ses tonundan, gövdene sığmayacak kadar büyüyen korkularını def et başından.
korkma! tekrar et alexandria!
gugli gugli kaybol!
gugli gugli kaybol!
kızgın adamlardan ateşlerini çal.
düştüğün yerlere yay.
senin suçun değil biliyorum…
korkma alexandria!
bu masalda en çocuk sensin.
toprağında açtığın çukura gizle masalından devşirdiklerini
korkma alexandria! tekrar et, korkma!…
gugli gugli kaybol…
gugli gugli kaybol…

***

başkasının yaşamını ödünç alanlara öfke bir adam!
roy…
(en olmadık karelerde kendine dönderdiğin yine hep kaçmak.
bir çocuğun sır kutusuna masaldan düşen maske ise, bir adama en çok kaçmak yakışmakta.
bir masala en çok ağlamak…)

anlat roy!..
neden hep öldürmektesin?
bakasının yerine ölmek mi istemektesin?
dublör ruhuna bir öğüt ver roy!
“bir çocuk bir masala inanırsa, masal artık onundur”
seni böyle gördüğüm için, bana bir özür borçlusun roy!
kendini bir çocuğun masalına bulaştırma…
ruhunu sağıltacak haplar mı aramaktasın?
o’nun ellerinde değil roy! uzak dur kırılmış çocuk kolundan…
haydi, çık o ıslak zeminden,
izin ver…
kendine, yaşamak için izin ver…

***

kaçarken yakalayan bir masal!
the fall…

bir düşten bir portakal düşer,
bir adam bir çocuğun döşüne..
“ama onu seviyor”…
sevecek kadar büyük olan, aldırmayacak kadar küçük sayılabilir mi?
“kızının yanına gitmeli, artık yeter!”
bahçede büyüyenler mistik dişlerle gülümser.
elleri portakal kokanlar, kaçak adamların yüzleri için, defalarca aynı sahneyi izler…

   ebemgari   26.08.2010 14:01
   #2131214
19.

----- spoiler -----

<bkz: catinca untaru>

bu dünya tatlısı benden değil '' don't kill him '' - kalk dünyanın bi ucundan su getir dese gider getiririm. bu bir.

bu da film değil, başka bi'şi. barcelona'nın oynadığı futbolsa bizim ligde oynananlar ne ? klişesine benzer bi'şi diyeceğim, bu filmse diğerleri ne, diğerleri film ise bu ne ? ben çıkamadım işini içinden. öyle güzel bi'şi. bu da iki.

bu film, bu ufaklık korkuların alayından gugli gugli gugli go away diye kurtulan bi adamla daha tanıştırdı, sırf bunun için bile eyvallah.


----- spoiler -----

   zibidigibi   19.01.2011 00:16
   #2281054
20.

masalla gerçek hayat arasındaki ince çizgide denge bulan bahsi geçen zamana gitme isteği uyandıran harika film. müziği desen hüzünle huzur karışımı farklı duygular uyandıyor, insanda dinledikçe dinleme isteği doğuyor.

   urania   15.04.2011 16:38
   #2338975

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

görseller

yazdır