topla araba aynasi kirmak

1.

mahalle arasında sokağa parketmiş otomobilin aynasına topun isabet etmesiyle zuhur eder. buradan tüm suçun çocuklarda olmadığını söyleyebiliriz çünkü şimdiye değin garajdaki herhangi bir arabanın aynasının top darbesiyle kırıldığına rastlanmamıştır.

ilkokulda en sevdiğim hüviyet sabahçılıktı. sabahçı olunca okuldan öğlen çıkıp tüm öğleden sonrayı karşıdan karşıya oynayarak geçirebiliyorduk. karşıdan karşıya iki erkek, sümüklü, ilkokul öğrencisinin dar bir sokakta ve belli bir mesafede topu birbirlerine doğru bütün güçleriyle attıkları kale male barındırmayan salakça bir oyundur.

okulda son ders zili çalmıştı. her zamanki gibi koşarak üstümüzü değiştirecek ardından da ekrem'le karşıdan karşıya oynayacaktık. biz de çok sevmiyorduk bu oyunu ama çok arkadaşımız olmadığı için dolayısıyla maç yapamadığımızdan bu oyunu oynuyorduk.
koşadururken 3-b den yavuz'la sinan'ı gördük anneleri dışarı çıkmalarına izin vermişti nasıl olduysa. top oynamaya çağırdık geleceklerdi. ''herkes bozukları atsın da bir kavucuk top alalım'' dedim. üçünden toplam bir simit parası ederini oluşturan 500 lira çıktı. çok çakaldılar. neyse 2500 lira da ben koydum. ''siz topu alın gecerken ben de üstümü değişip geleceğim'' diyerek uzaklaştım.

döndüm hemen yemek yemeden. topu almışlardı oynaya oynaya geliyorlardı. hemen alıp döndürerek havaya attım. düzgünlük yamukluk kontrolü yapıyordum. top havada parandeler atıyordu, resmen yamuk topu almışlardı. neyse elime aldım baktım sübabın yanında sabun var. benden kaçar mıydı? günde 10 saat karşıdan karşıya oynayan biriydim. daha gelene kadar patlatmışlar topu, inmesin diye de sabun sürmüşler. yine de kızıp giderler diye bir şey söylemedim ayda yılda bir karşıdan karşıya'dan başka oyun oynayacaktık.
ortada sıçanda karar kılmamız uzun sürmedi. ortada ekrem vardı ilk olarak. en az o saydırmıştı çünkü. yavuz'la sinan genelde pasları birbirlerine atıyorlardı. çok sıkışmadıkça bana dönmüyorlardı. ekrem'i ortada adeta bir sıçan gibi koşturuyorlardı. bir süre daha bana top gelmedi. ortadaki sıçanlar sürekli değişiyordu ama bana top gelmediğinden ortaya da geçmiyordum. bu sakinlikten istifade bez mendilimle burnumu silmeye yeltendiğim an topu bana doğru sertçe attı yavuz, beni ortaya geçirmeye çalışıyordu ibne. çok ters yakalanmıştım. elim burnumda gelişigüzel bir vuruş yaptım. tam isabetti. remzi abi'nin aynası aynen yerde. aynanın içindeki kesme kısım yere düştü ortadan çatladı. endişeyle gidip aldım kırık aynayı emaneten koymaya çalıştım yerine. yine düştü. remzi abi hemen yanımızda bitiverdi. aynayı yerine takmaya çalışıyordu. acayip sessizliği yavuz bozdu. ''ortada kim vardı lan'' gergin bir ortam hakim olduğundan kimse bir şey söylemedi. ısrarcıydı ama ''ortada kim vardı olm''. diğerleri konuşmayarak kaşlarını kaldırdılar. hala ibnelik peşindeydiler. ben zaten ortada değildim topa vuran bendim.

''geçen ki gibi ortak verelim'' dedim ayna parasını. hiç siklemediler. hem yamuk topu alıp aynayı kırmama vesile oluyorlardı hem de siklemiyorlardı. gidip kahveden babamı çağırdım. remzi abi'ye ayna almaya gittik. tek tek de satmıyorlar... bir çift ayna satın aldık. birini remzi abi'ye verdik diğeri her zamanki gibi bize kaldı. evde 4-5 farklı ve tek ayna var koleksiyon gibi. ben küçükken babamın paraları hep aynalara gitti.

   trilli   15.10.2008 00:11
   #1056289
2.

dayak veya eşek yüküyle para ödememize denen olabilcek olay..

   ry cooder   15.10.2008 00:28
   #1056305
3.

<bkz: topukla topukla topukla>

   rakibalikayvalik   15.10.2008 00:30
   #1056306
 
reklamı kapat

yazdır