turgut uyar

1.

şiir sevmeyen insanlara bile şiiri sevdirebilecek çok ön plana çıkmamış ama çok iyi bir şair.

üç kere üç dokuz eder
bilirsin
birin karesi birdir
kare kökü de
bilirsin
"mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda ya da dışarda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
nedendir bilinmez
garip bir biçimde
hep sonsuzdur

   hagakure   06.12.2006 11:15
   #132860
2.

sevgim acıyor
kimi sevsem
kim beni sevse

diyen şair.

   hagakure   06.12.2006 11:16
   #132861
3.

cemal sureya'nın

"o olunce hepimizi isten attılar" dedigi buyuk ustad.
2.yeni ve hale ilk gun ki gibi simsicaktir.akillara zarar dizeleri ile insanlari carpanlarina ayirir ve dusunce olimpiyatina iter.


ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı

bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı

geldim gittim geldim bir şey bulamadım
üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı

   askselimi   18.02.2007 10:19
   #222889
4.

"kimi sevsem
kim beni sevse
eylül toparlandi gitti işte
ekim falan da gider bu gidişle
tarihe gömülen koca koca atlar
tarihe gömülür o kadar" dizeleriyle beni carpanlarima ayirmis ustad

   askselimi   01.03.2007 10:36
   #242214
5.

salihatı nisvandan saffet hanımefendiye

hatırlarım bir akşam bir yokuşa durmuştum
iri atlarınız macardı dantelleriniz alman
ne göksuda bülbül dinlemek ne abdülhak şinasi bey
ıpılık bir sevgi geçerdi içimden o zaman
siz ne zaman öldünüz allahaşkına yani ne zaman
kirli karlar bile erimemişti haber yoktu nisandan
rüştü paşaydı deli rüştüye çıkmıştı adı osmanlı ordusunda
o zaman hamitti padişah kocamın bıyıkları kocaman
o günlerde her şey akıp giderdi biz de yaşardık
hürriyet meşrutiyet otuzbir mart falan filan
gemiler de öyle boğazdan aşağı boğazdan yukarı
bıyıklarını burardı umursamazdı paşa kocam o zaman
rüştü paşaydı sakallıydı belki sadece sakallıydı
ki sakallar geçmişinde herhalde bir orman
bir oğul bir kız iki gelin bir damat isviçre lozan
nasıl ağlarım ben bilirim bir yangının ardından
uykularım bölünüyor artık şu konağı bekliyorum
söyle ey muhabbet kuşunun tüyü söyle ölüm ne zaman
hep bir şeylere baktım bir şeyleri korudum kızdım
kızgındı haremi vardı sakallıydı rüştü paşa o zaman
hatırlarım bir akşam bir yokuşa durmuştum
iri atlarınız macardı dantelleriniz alman
bahriye nazırı tevfik paşa mütarekeler filan
dünya nasıl çekilirdi ayaklarımın altından
annemin sonsuz giysileri bir telaşı bileyen tramvay
ben ne güzel çocuktum yalnızlıkların ardından
yeniköyde bir yalı fatihte evler ayışıklı bir zaman
rüştü paşaydı adı yıldızda ve dömekede kahraman
herkes ne zaman ölür elbet gülünün solduğu akşam
aldı anlayamadım öldüm anlayamadım almadığım akşam
daha önce hiç ölmedim temmuzum ve incilerimle
göksuyu ışıklarla teşrif ettiğimiz akşam
ne zaman gülüm solar ne zaman deniz ne zaman akşam ne zaman gemilerdi ne zamandı paşa kocam
artık başucum dinlendirir bir şamdanın süsünü
söyle ey göksu akşamı hafız burhan ölüm ne zaman
mevlût okunur dalgalar kalır bir geminin ardından
öldüm ben saffet hanımefendi salihat-ı nisvandan.

   serguzest   02.03.2007 01:28
   #243464
6.

şiir kitapları

arz-ı hal(1949)
türkiyem(1952-1963)
dünyanın en güzel arabistanı(1959)
tütünler ıslak(1962)
her pazartesi(1968), divan (1970)
toplandılar(1974)
kayayı delen incir(1982)
dün yok mu(1984)

şiirleri

acıyor
akşam üstü rüyası
arz-ı hal
bıktım böyle...
binlerce
bir gün sabah sabah
bir intihar akşamı üstüne söylenti
denizi anlatıyor
federico garcia lorca için üç şiir
göğe bakma durağı
hazırlandın diyelim
ilkin
kan uyku
senfoni
sulardan ürkü
şaşıyorum gözyaşına
tut ki ben
uzak kaderler için

   coldcolours   02.03.2007 01:37
   #243505
7.

4 ağustos 1927 ankara-22 ağustos 1985 istanbul.
istanbul'daki ilköğreniminden sonra, konya askeri okulu, bursa ışıklar askeri lisesi ve askeri memurlar okulunu bitirip posof, terme ve ankara'da personel subayı olarak görev yaptı. 1958'de askerlikten ayrılarak türkiye selüloz ve kağıt sanayii'nin ankara şubesinde çalışmaya başladı. emekliliğinden sonra istanbul'a yerleşti.

hece ölçüsüyle yazdığı ve toplumsal konuları işleyen ilk iki kitapı arz-ı hal(1949) ve türkiyem(1952)'den sonra, dünyanın en güzel arabistanı 'yla bireyin iç dünyasına yönelerek yalnızlığın ve çıkışsızlığın peşinde olmuştur. tütünler ıslak(1962) ve her pazartesi(1968) 'de koruduğu bu çizgiyi, divan(1970) 'la geleneksel şiirin kalıplarına, toplandılar(1974) ve kayayı delen incir(1982) 'le söz konusu dönemde yaşanan sınıfsal mücadelenin yansımalarına yerini bırakmıştır.

   sakalli   01.04.2007 13:33 ~ 13:34
   #298050
8.

acinin en belirgin halidir kendisi.nitekim su siirinde bunun en guzel ornegini vermistir bizlere;

"sevgim aciyor kimi sevsem,kim beni sevse"

   akraba evliligi   21.04.2007 10:59
   #338637
9.

ayrıntılı tahlillerine girmeden okunası, dinlenesi, sevilesi şiirlerin insanı.

<bkz: geyikli gece>

   itaatsiz   13.05.2007 18:57
   #392838
10.

cemal süreya $iiri:

ak odada oturur
kapısı penceresinden çok

gözlerinde yıldızlar
serin yerde durur

bir elinde kadeh
öbürünü yarasına bastırır

inşaattan ses gelir
bir şeyi okşar gibidir

uzanıp durmuş mahçup
ışığagöçerin şarkısı

dönülmez dizeler içinde
onunkiler gülaçılır

öldüğü gün
hepimizi işten attılar

   sosyopathetic   29.05.2007 06:15
   #431389
11.

<bkz: senfoni>

önce sesin gelir aklıma
çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
sonra cumartesi günleri gelir
sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.

kırk kere söyledim bir daha söylerim
savaşta ve barışta, karada ve denizde,
düşkünlükte ve esenlikte
zamanımız apayrı bize göre
yanyana olduk mu elele
aç kalsak ağlamayız biliyorum.

içim güvercinleri okşamış gibi rahat
sen yanımdayken ister istemez
geniş meydanlarda akşam üstleri
üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar.

sen yanımdayken ister istemez
uzak ırmakları hatırlıyorum.

arasıra düşmüyor değil aklıma
yabancı kadınların sıcaklığı
ama allah bilir ya, ne saklıyayım
yanında ihtiyarlamak istiyorum...


ah üstat olsan da dağıtsan herşeyi...

   donmanoktasi   11.07.2007 12:54 ~ 12:55
   #536218
12.

ikinci yeni şairlerinden biridir.

şiirle düz yazı arasındaki ayrımı ortadan kaldırdırmıştır.
büyük kent yaşamının bütün karmaşıklığını ve sarsıntılarını bulabiliriz şiirlerinde.ayrıca;

<bkz: üçyüzbin>

   yesil66   13.07.2007 13:02 ~ 06.04.2008 00:18
   #540239
13.

şimdiye kadar okuduğum şairlerden kendime en yakın hissettiğim şairdir. şiirlerinde yaptığı benzetmelerle size yepyeni bir pencere açar hayatta.okuyup sokağa çıktığıınızda bambaşka görürsünüz hayatın öğelerini.

akşam üstü rüyası

şimdi gemiler geçer uzaklardan
gönlüm güvertede sereserpedir.
ışıklı geceler,saz sesleri, peynir ekmek
ne biletim ne param ne dostum var
pır pır eder yüreğim bakındıkça...
-uyan turgut um, garibim, uyan
bura terme'dir.

terme köprüsünden kamyonlar geçer,
ırgatlar üç orada beş burada konuşurlar
bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı
cigaramı yakar evime dönerim...
-gidin gemiler, gidin
vardığınız yerlere selam edin
gün olur bütün kaygılardan uzak
ben de gelirim...

   kimsebilmez   15.08.2007 01:51
   #611344
14.

sezen aksu'nun "adı bende saklı" albümünde "denge" adıyla yorumladığı "tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatır şiirdir" dizelerinin sahibidir.

sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
tanrınız büyük amenna
şiiriniz adamakıllı şiir
dumanı da caba
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

bütün ağaçlarla uyuşmuşum
kalabalık ha olmuş ha olmamış
sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
ama ağaçlar şöyleymiş
ama sokaklar böyleymiş
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

aşkım da değişebilir, gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yangelmişim dizboyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle döğüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız...

   huzunkovankusu   14.09.2007 22:17
   #670529
15.

agustos 22 dediler ustan olmu$
cok guluncsun azrail
turgut uyar olur mu..

ferhan sensoy

   henry flower   11.09.2008 20:17
   #1027589
16.

durup durduk yerde özlenen adamlar vardır. bunlar ne derviş ne ermiş ne de makam mevki sahibi insanlardır.

bizim kadar normal ve kusurlu durdukları halde yazdıkları ile sıradan zamanların kısa filmini çeken tuhaf bir adamdır turgut uyar. özlenen, dertleşilen, omzunda ağlanandır.

"şiir" okumaya ilk başladığım şairdir. ki yaşıtlarım özdemir asaf ve ümit yaşar oğuzcan arasında "sen" "ben" kavgasına tutuşmuşken hem en ilkel hem de en derin tutkuların şairini keşfetmiştim ben.

şiiri ile hikaye anlatmayı ve bunu da "şiir gibi" değil "şiir" olarak yapmaya muktedir şair. sade mısraların, alelade göndermeler içindeki saklı mızıkanın şairidir.

bütün mağlup bünyelerin namağlup duruşlarında sadece şiirdir. ideolojiden, plastik kokulu artistik kaygıdan, hormonlu çağrışımlardan ve janjanlı etiketlerden uzak göğün altında şiir söyleyendir:

"sen beni seversin
atlar öldüğünde
ve şapkam başka olsa bile"

şiirini şiirim gibi seviyorum bu adamın.

<bkz: dünyanın en güzel arabistanı.>

   deplasmandir bu dunya   18.09.2008 23:13
   #1034420
17.

dünyanın en güzel arabistanı'nı görebilmiş tek insanevlâdı'dır. koşar o, aşağ'lara koşar. ondan sonra şiir yazan herkes, ona illa ki biraz borçludur. ama cevval alacaklı gibi davranmaz. sokağın köşesinde, elinde şemsiyesiyle bekleyen kalender alacaklıdır o. büyük bir saat'i vardır. canı sıkılınca bakar; rivayet o ki, dakika başı o saate bakmaktadır. büyüklüğü bundan.

   guzel mahkum   12.03.2009 11:54
   #1246229
18.

-2006'dan-

turgut uyar,

icimdeki charles milles manson..

kucukparmakkapi sokak'in onunde bir arkada$imi bekliyorum..
parmaklari kesilmi$ eldivenlerin sigara icenlere kolaylik sagladigini ogrendigim ya$tayim. meftun olmaya ali$maya ba$ladigim zamanlardan biri oldugunu du$undugumdendir ki, onumden gecen ve ah, ruzgarin darbesiyle ka$kolu bogazinin soluna dogru du$mu$ olan kumral kizin gozbebeklerine dogru deruni bir glans yolluyorum ancak o, reaksiyon vermemeyi tercih ediyor.. takmiyorum elbet. hani bazen insan a$ik olmak ister ya, kalbini pır pır ettirecek minik heyecanlarin pencesine du$mek icin kasar; susar ya en konu$acagi yerde, tam o ya$tayim. bakiyorum saate.

neyse, 45 dakika gecikmi$ti. poetika cafe'nin aurasi beni çağırdı o ân. girdim. uzun beyaz saclarını yele olarak nitelendirebilecegim heybetli bir adam yakinima geldi ve bana, "cay icer misin dostum?" dedi. tirstim ama kabul ettim. sonrası malum edebiyat payla$imları.. yazarlar, $airler, ele$tirmenler, muharrirler derken konu her zamanki gibi benim ve kar$imdaki efsunlu adamın favorilerine geldi.

ben,
nazım hikmet ran, edip cansever, sunay akın, kucuk iskender, paul eluard, rabindranath tagore, cemal süreya, can yucel, nevzat celik, yilmaz odaba$i, murathan mungan, akgun akova falan derken adamin soyledigi isimle irkilmem ve daha sonra ona, "evet ben bu ismi bir yerden hatirliyorum!" demem ve ardindan o isim hakkinda uzun uzun konu$an adamin goge bakma duragi demesi ile dudaklarimdan cikan harbi bir "hassiktir" ile dogrulmam, yani bu bahsettigim olay orgusu ile aklima kazinan ismin turgut uyar olu$u ile kendime kufretmem, sigligima rucu etmem, komplekslerimden arinmam.. ah!

ben goge bakma duragi demi$ bir adamin, kacak ya$ama yergisi gibi bir $iiri yazabilmi$ bir adamin, hizla geli$ecek kalbimiz diyebilmi$ birinin varligini gec farkettiğim icin kendimi asla affetmedim.

munis bir kedi gibi hayalbaz, gozya$larından ta$an akvaryumunun zemininde yoga yapan japon baligi kadar mazo$ist, kulagini kesen van gogh'un siklameni kadar da betimlenmeye musait bir canli formu halinde, yagmur yemi$ ortancalarina baktim bahcemizin.. yeat s grave caliyordu, odamda huzun yerine hinc ve utanc vardi. evet kendimi affetmeyecektim, evet salak olacak ya$taydim, evet akd i mebhusunanh'a sadiktim ama yine de gec kalmi$ sayilmam diyerek turgut babanın $iirlerinin icine attim kendimi. tuzlu bir yutkunma, buruk bir tad hissediyordum ama;

bahceye ciktim. buldugum tum cicekleri koparttim.

-2009'da-
baba.

   henry flower   30.03.2009 22:58 ~ 23:01
   #1286743
19.

<bkz: nedense>

   cemkirik limon dilimi   03.04.2009 02:39
   #1294133
20.

insan anlamadığı şeylerden korkar. eğer o şeyler içinde bir öz, bir değer sezinliyorsa korkusu saygıya çevrilir." demiş 1956 yılı basımlı şairler yaprağı dergisi'nde. ne de güzel demiş. anlam veremediğimiz bütün her şeyde o anlam verilemeyene bir saygı varsa onda bir değer gördüğümüzün işaretini bu kadar güzel anlatmak ta böyle büyük bir isim tarafından gerçekleşebilirdi zaten.

   callem   18.06.2009 00:32
   #1447173

123  

 

sayfa

 / 3 

reklamı kapat

yazdır