turkiye de ikinci resmi dil olarak kurtce

1.

bir devlette iki resmi dil, dünyada bir çok versiyonları(üçüncü resmi dil ve hatta dördüncü resmi dil) ve farklı pratiği bulunan, türkiye özelinde de kürtçe ana dilde eğitim başlığı altında incelenebilecek en önemli yöntemlerden birisi...

anayasal olarak tamamen eşit değerde tutulan birden fazla resmi dil versiyonunu uygulayan ülkeler var olduğu gibi(isviçre, belçika gibi), federetif özelliklerinden dolayı ikinci resmi dili yerel(etnik) olarak benimseyen ülkeler de vardır(ispanya gibi).

şurası bir gerçek ki ikinci resmi dil tartışmalarının en azından başlayabilmesi için türk usulü üniter-ulus devlet zihniyetinin törpülenmesi gerekiyor. daha önce de ifade ettiğim gibi m.k.atatürk'ün "bir milleti millet yapan onun dilidir." veciz sözünü şiar edinen türk milletinin, kürt açılımı sürecinde kürtler nazarında dil faktörünün önemini teslim etmesi gerekiyor. "kürt realitesini tanıyoruz." deyip kürtçeyi ancak evde konuşturmak, çelişkinin daniskası olur. evet, bir milleti millet yapan onun dili ise ve kürtleri bir millet olarak ediyor isek(artık yani geri dönmeyelim şu konuya; kart, kurt falan) kürtlerin ancak kürtçe ile millet olabildiklerini de kabul etmemiz icabeder.

bunun bölücülükle alakası yoktur. hatta varsa bile bir ters orantı söz konusu olabilir ancak. evet, bir ülkede demokratik özgürlükler genişleyip toplumun her katmanına yayıldıkça o ülkenin her kesimden ve etnik temelden gelen vatandaşlarının o ülkeye daha da yaslandığını ve bağlandığını görüyoruz.
örneğin zamanında iskoçya'da ve galler'de referandum yapıldı fakat iskoç ve galli insanlar, britanya'nın avrupa'daki benzer şartlara sahip ülkelere göre çok daha ileri düzeyde olan nimetlerinden birlikte yararlandıkları için ayrılmayı reddetti. şurası unutulmamalıdır, insanlar devletinden rahatsız olduğunda ayrılma yolunu arar. dolayısyla "aman kürt'ün ismini bile anmayalım; haklar ve özgürlükler tanındıkça daha bölücü olacaklar" mantığıyla geldiğimiz nokta, 30 yıldır 50.000 insanın ölümüne neden olan işte bu noktadır. sadece şunu kabul etmemiz yeterli; kürtlerin varlığını kabul etmemiz, türklerin yok olacağı anlamına gelmez.

denildiği gibi dünyada birkaç farklı devlet uygulamalası vardır ve bunların türkiye'ye uygulanabilirliği ancak consensus yoluyla ortaya konacak bir meseledir.

örneğin belçika, isviçre gibi ülkelerin pratiğini ele alalım:
bu iki devlette de tamamen eşit uygulamaya sahip resmi diller söz konusu. hatta isviçre'de üçten de fazladır. ben isviçre'de almanca, fransızca ve italyancanın resmi dil olarak kabul edilmiş bulunduğunu biliyorum. bunun haricinde sanırım bir dördüncü dil daha varmış.
ha evet, isviçre'de nüfusun yüzde 1'ini(evet, yüzde 1 !) oluşturan "romanşlar" için de romanşca dili resmi dil olarak kabul edilmiş ve devlet her türlü yazışmasında bu dili de kullanmak zorundaymış.

belçika'da ise valonca, flamanca ve almanca olarak üç resmi dil söz konusu. burda şu nüans ilginç: almancayı konuşanların nüfusa oranı yüzde 1'miş. buna rağmen resmi dil olarak kabul edilmiş.

"hukuken eşit resmi diller" babında bir de kanada örneği var. kanada, aslında bir federasyon olmakla birlikte bu federasyon etnisite temelli değil, sadece yönetim bazlıdır. evet yani normalde federasyon bir yönetim şeklidir ama demem o ki kanadalıları federasyona iten saik etnik unsurlar değil, sadece böyle bir yönetim tarzının daha pratik olacağı noktasında oybirliğine varmışlar.
bu açıdan bakıldığında kanada, amerikan tarzı federasyon ile benzeşir fakat etnik temelli federasyon olan ispanya'dan ayrışır.
kanada'da da tamamen eşit kanuni değerde iki resmi dil uygulanır(ingilizce ve fransızca).

----- spoiler -----
kanada haklar ve özgürlükler beyannamesi belirtir ki:

fransızca ve ingilizce resmi diller olarak birbirine eşittir;
parlamentoda her iki resmi dilde de tartışma yapılabilir;
kanunlar her iki resmi dilde de eşit otoriteyle yazılacaktır;
parlamento tarafından kurulan herhangi bir mahkemede iki resmi dilde de işlem yapılabilir;
herkes federal devletten iki resmi dilden istediği ile hizmet alma hakkına sahiptir;
yeterli sayıya ulaşıldığı takdirde, içinde bulunulan eyalete göre azınlık resmi dili konuşanlar (fransızca çoğunluğa sahip eyalette ingilizce konuşanlar, ya da tam tersi) çocuklarının eğitimini iki resmi dilden istedikleriyle almasını sağlayabilirler.
----- spoiler -----

insanın tüyleri diken diken oluyor değil mi, "kanada haklar ve özgürlükler beyannamesi"... "türk-kürt haklar ve özgürlükler beyannamesi neden olmasın?" diyor insan kendi kendine.

bu devletlerde yaşamış olup da veya yaşıyor olup da şu an sözlükte yazar olan arkadaşlarımız var mı acaba? bu arkadaşlarımız vasıtasıyla bu ülkelerdeki resmi diller olayının ortaya çıkardığı avantaj ve dezavantajları daha yakından öğrenebiliriz. örneğin ülke içi ve uluslararası resmi yazışma ve irtibat hallerinde eşgüdüm nasıl sağlanmaktadır, ben gerçekten merak ediyorum. "aman hacı, boşver yav. karışıklık çıkar, bölücülük olur" falan değil bu. insanlar yapmış, insanlar yapıyor demek ki. üstelik bu tür "ortaklıklar" yaptıkça daha da seviyorlar birbirilerini; görünüyor ki gül gibi geçiniyorlar.

bu arada resmi dil(ler) açısından tamamen sui generis bir yapıya sahip olan ispanya örneği hakkında bildiklerini ve öğrendiklerini sözlükten bir arkadaş şuraya yazsa daha nefis olur tabi ki ispanya örneği, şu an şartlar itibariyle türkiye'ye en uygulanabilir örnek görünümünde kanımca. geçenlerde ispanya içişleri bakanının türkiye'ye davet edilmesinin ana sebebiydi bu hatta.

   paulie gualtieri   09.09.2009 17:54
   #1591798
2.

<bkz: alice harikalar diyarında>

   bart simpson   09.09.2009 17:55
   #1591801
3.

sadece kendi kendinize konuşun.
hadi bokunu çıkarmayın reca edeceğim.
olmuyor ki efendim.
sonra çift bayrak, çift milli marş falan. doymayı planlıyor musunuz bi ara?

   prometheus   09.09.2009 17:56
   #1591802
4.

biz kürtçe öğreniriz. türkçeyi de kaldıralım resmi dilden. bi tek kürtçe resmi dilimiz olsun.

   safiyane   09.09.2009 17:57
   #1591805
5.

<bkz: homurdanma hakkı>...

   escold   09.09.2009 17:59
   #1591810
6.

birinci resmi dilin canı mı çıktı?
ikinci yok öyle bi şey.

   pitrak otu   09.09.2009 17:59
   #1591811
7.

evvela başlığın şahsında öneriye verilen reaksiyonlar hakkında bir şey yazmalıyım: "yok artık lebron james" şeklinde tepkiler vermeden önce bunların sadece örnek düzeyinde tartışma konusu olduğunu unutmamak gerekir. ilkin bu tür pratiklerin hepsine göz atmaya çalışacağız; ondan sonra da türkiye özelinde uygulamaya geçirilmesinin müsait olup olmadığını ileriki entrylerde anayasa'ya ve ilgili kanunlara bakarak hep birlikte tartışacağız.
kaldı ki ortaya konmuş bir teze karşı antitezle gelmek gibi bir durum da söz konusu değil başlığa entry giren yazarlarda. sadece şikayet var.
hayır yani, bir karşıt fikriniz, düşünceniz olur, yazarsınız; biz de burda ayrıntılarıyla tartışırız. her fikre karşı olup hiç fikir üretememek biz türkiyelilere özgü bir hastalık herhalde.

neyse, görünüşe göre ispanya örneği de bana kalmış.

ama birden fazla resmi dil kullanan ülkeler içerisinde ispanya, gerçekten sui generis bir özelliğe sahip..

"anayasal olarak tamamen eşit değerde tutulan birden fazla resmi dil versiyonunu uygulayan ülkeler var olduğu gibi(isviçre, belçika gibi), federetif özelliklerinden dolayı ikinci resmi dili yerel(etnik) olarak benimseyen ülkeler de vardır(ispanya gibi)." demiştim. işte ispanya, 10'dan fazla özerk yönetime sahip bir federasyondur. fakat, tek bir resmi dili vardır, ispanyolca. geriye kalan özerk toplulukların ana dilleri de kanunidir, hukukidir; yani devlet anayasasınca tanınmıştır fakat resmi dil statüsünde değiller. etnik(yerel) düzeyde kabul edilen bu ana dilleri konuşan topluluklar devlet okullarında bu dilde yani ana dillerinde eğitim alıyorlar ve otonom bölge içerisindeki resmi yazışma ve irtibatı yine ana dilleri marifetiyle sağlıyorlar.

otonom bir bölgenin diğer otonom bölge ile ve/veya direkt merkezi yönetim ile olan resmi yazışmaları ise ana resmi dil olan ispanyolca kullanılarak yürütülüyor. yani ülke içerisindeki dil eşgüdümü, tek bir resmi dil kullanmak suretiyle sağlanmış görünüyor.

örneklendirecek olursak misalen iki özerk bölge olan baskonya ve katalonya'nın kendi milli marşları, kendi bayrakları ve kendi resmi dilleri vardır. fakat bu marş, bayrak ve dil sadece bu otonom bölge sınırları dahilinde kullanılabilir. yani baskça, örneğin sadece baskonya'daki devlet okullarında resmi dil olarak kullanılabilir. baskonya'nın misal bir diğer özerk bölge olan valencia ile olan resmi irtibatı ispanyolca ile sağlanmak zorundadır. sonuç olarak ispanyolcanın her özerk bölgenin de ana resmi dili olduğunu söyleyebiliriz. buna göre örneğin baskonya'da etnik ana dil olan baskçanın yanında anayasal resmi dil olan ispanyolca da resmi dil olarak kabul edilir.

kendi içişlerinde bağımsız olan ve kendi başkentleri olan bu özerk bölgeler, dış politikada merkezi ispanyol hükümetine tabidir.

kendine özgü bir yönetim inşası bulunan ispanya'da hatta bazı özerk bölgelerin kendi idari yapılarını bile federasyon olan tanımladıkları görülmektedir. görüldüğü gibi özel bir federetif yapı içerisinde olan ispanya "tek resmi dil, birden fazla etnik dil" versiyonunu son derece başarılı bir şekilde idame ettiriyor.

unutmamak gerekir ki ispanya'da baskça konuşan nüfusun genel nüfusa olan oranı sadece 1.6'dır. 2 milyonluk bask nüfusu ile kıyaslandığında 20 milyona yakın devasa bir nüfusa sahip oldukları görülen kürtlerin buna rağmen basklıların sahip oldukları hakların yanından bile geçemiyor olması tek kelimeyle acıdır. hatırlamak ve hatırlatmak gerekir ki an itibariyle türkiye'de ne anayasa'da ne de hiçbir kanunda "kürt", "kürtçe" ismi geçmemektedir. devletimiz kürt'ü tanımamakta ve üstüne onu türk olarak tanımlamaktadır.

   paulie gualtieri   10.09.2009 16:39
   #1594345
8.

<bkz: hadi ordan>
<bkz: şöyle arkamızı da dönelim mi?>

   sleepy   10.09.2009 16:43
   #1594356
9.

niye bu kadar ağlanıp sızlandığını anlayamıyorum açıkçası. bir sürü birden fazla dili resmi dil kabul eden ülke var. hiç birisi de bölünmezken sıra türkiye'ye gelince mi bölücülük oluyor birden fazla dilin resmi dil olması.

biraz sakinleşin be.

   nicholai alexandrovic hel   10.09.2009 16:44
   #1594362
10.

<bkz: hee suraya da uzanayim ciplak>

   penceremden gir iceri   10.09.2009 16:46
   #1594366
11.

olması gerekendir. eninde sonunda olacak olandır. olmazsa memleketin parçalanmasına sebebiyet verecek şeydir.

faşist faşist konuşmayın lan.

   nicholai alexandrovic hel   10.09.2009 16:47
   #1594371
12.

<bkz: peki zeki müren de bizi görecek mi>

   ecelin olurum   10.09.2009 16:49
   #1594372
13.

<bkz: hay hay başka bir emriniz var mı ?>

bak aga, türkiye cumhuriyeti topraklarında devlet de kuramazsınız, resmi dil olarak sağdan solan çalıp çırpıp dil diye yutturduğunuz şeyi de kabul ettiremezsiniz. bi siktirin gidin.

evinizde sokağınızda konuşmanıza bişey demiyoruz. ama burası türkiye cumhuriyeti. yani türk toprağı. bu devlet; türk olmak zorundasınız, kafatasını ölçecez türk değilseniz sizi kesecez gibi bir tutum içine girmedi hiçbir zaman. rahat batıyor tabi. siz de "yüz verdik ali'ye geldi sıçtı halıya" misali tepemize sıçıyorsunuz. bu ülkenin tek bir resmi dili vardır o da türkçe'dir.

hadi şimdi dağılın.

   erkekfatma   10.09.2009 17:01 ~ 17:12
   #1594399
14.

<bkz: ikinci resmi dil> *

   klavyemi kullanmaktan cekinmem   10.09.2009 17:02
   #1594400
15.

batı'nın yönetim tarzı, özerklik, farklı etnik dillerin tanınması, sadece batı'ya özgüdür.. elin gavuru rahattır..

burası ise, her yerden parçalanılmaya çalışılmış, türlü türlü ekonomik sıkıntılar çekmiş, yıllarca teröre bilmem kaç bin şehit vermiş, entrikalarla dolu bir ülke olan türkiye'dir.. hassas yerdir..

kaldı ki kürt evladı, bu hakkı isteyebilmek için, biz türklerde bile olmayan avrupa kafa yapısına sahip olmalı ve avrupalı gibi vatanını tanımalıdır.. böyle birşey mümkün olamayacağı için, kürtçe azınlık bir dil olarak kalacaktır..

biz elimizi, siz parmağınızı... olmaz o iş.. olmamalı..

   dieu   10.09.2009 19:19 ~ 19:20
   #1594621
16.

dünyada en çok konuşulan ilk 3 dilden biri olduğu için çok gereklidir. olmazsa insanlar iletişim kuramaz.

   geophysicist   10.09.2009 19:20
   #1594624
17.

demokratik açılım sürecinde kürt sorunundan bahsederken ben, kürtlerin iki talebi olduğunu iddia etmiştim. bu taleplerden biri "kimlik", diğeri "dil"dir. açılım sürerken dil konusunu tartışmaya açmak üzere kürtçe ana dilde eğitim başlığını açmıştım. bu başlıkta kürtçe ana dilde eğitimin üç değişik yolla sağlanabileceğini ifade etmiştim. şöyle ki,
1- iki ayrı resmi dil
veya
2- azınlık statüsü
veya
3- resmi dil - eğitim dili ayrışması .

bu yol ve yöntemlerden biri olan "iki ayrı resmi dil" seçeneğini ayriyeten tartışmak üzere de işte şu an bu entrynin yazıldığı başlık olan türkiye'de ikinci resmi dil olarak kürtçe başlığını açtık.

ülke içerisinde birden fazla resmi dilin kullanıldığı ülkelerden bahsederken "anayasal olarak tamamen eşit değerde tutulan birden fazla resmi dil versiyonunu uygulayan ülkeler var olduğu gibi(isviçre, belçika gibi), federetif özelliklerinden dolayı ikinci resmi dili yerel(etnik) olarak benimseyen ülkeler de vardır(ispanya gibi)." demiştik.

biraz toparlayayım istedim.

şimdi gelelim, bu örneklerin türkiye'ye uygulanıp uygulanamayacağına; şartlar dahilinde böyle bir uyarlamanın mümkün olup olamayacağına.

evvela "iki ayrı resmi dil" konusunun anayasa ile direkt olarak bağlantılı olduğunu maalesef belirtmek gerekir. dil, milletler açısından en hayati konulardan biridir ve bu konunun o milletin anayasasınca hükme bağlanması kadar doğal bir durum olamaz. ve tabiki aynı mantıkla ve aynı usulle milletler, istedikleri zaman anayasalarını değiştirip onu yeni koşullara ve ihtiyaçlara uyarlayabilirler. fakat işte türkiye'deki sorun tam da burda baş gösteriyor. bizim anayasamızda değiştirilemeyecek ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek hükümler bulunmaktadır.

anayasamızda devletin resmi dilini düzenleyen 3. madde de işte bu değiştirilemeyecek hükümlerdendir ve o madde şöyle demektedir:
" türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. dili türkçedir.

bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

milli marşı "istiklal marşı"dır.

başkenti ankara'dır "

"değiştirilemeyecek" şeklinde nitelendirilmiş olmak hariç, buraya kadar içerik olarak aslında ispanya örneği ile birebir benzeşir şekilde gidiyoruz. evet, ispanya'da da devletin tek resmi dili vardır, ispanyolca.
fakat ispanyol anayasasının geçici maddeleri, otonom bölgelerdeki resmi dillerden bahseder. ayrıca otonom bölgelerin kendi anayasaları da özerk bölgenin kendi resmi dilini açıkça hükme bağlarlar.
bir federasyon olan ispanya'daki resmi diller konusu, işte bu noktada(özerklik statüsü ve getirileri) türkiye'den ayrılır. türk anayasası "dili, türkçedir." demiş ve orda kesmiştir. bir daha hiçbir hükmünde resmi dil konusunda dönüş yapmamıştır ve hatta bu konuya geri dönülmesini değiştirilemeyecek hüküm koymuş olmak suretiyle yasaklamıştır da.

böylece belçika veya isviçre türü iki ayrı resmi dil seçeneğinin hayata geçirilmesi durumunun hali hazırdaki anayasal şartlardan dolayı mümkün olamayacağını söylemek yanlış olmaz.

ispanyol usulünün hayata geçirilebilmesi içinse evvela kürt bölgelerinde otonom yönetimler inşa etmek gerekir ki bu yöntem, ana dilde eğitim konusunu aşar; artık siyasi ve idari bir konu olur. türkiye'nin federetif bir yapıya bürünmesini sağlayacak olan bu özerk yönetimler meselesi, tam mütabakat sağlanması durumunda bile referandum falan derken çok karışık, çetrefilli ve sürüncemeye müsait bir konudur. dolayısıyla bir an önce halledilmesi gereken bir konu olan ana dilde eğitim konusunu, federasyon tartışmalarına mahkum edip çözümün gecikmesine neden olmak tercihe şayan en son hareket olmalıdır. öyleyse "kürtçe ana dilde eğitim" başlığındaki "iki ayrı resmi dil" tartışmasından çıkan "türkiye'de ikinci resmi dil olarak kürtçe" konusunu burada donduralım ve diğer seçeneklere bakalım.

özetle şu an için kenan evren ve içtimai torunlarına yenilmiş olduğumuzu farzedelim ama ilerde resmi dil ile eğitim dilinin ayrışması seçeneğini işlerken hep beraber bu anayasaya geri döneceğiz ve onu biraz daha sıkıştırıp, çimdikleyip kürtçe ana dilde eğitime doğru bir patika bulmaya çalışacağız, otoyol olmasa da.

tabi 12 eylül döneminin-ki bugün yıldönümünü kutluyoruz(!?)- aşırı milliyetçi, inkarcı ve totaliter zihniyetinin ürünü olan ve şimdiye kadar tamamen değiştirilmesi konusunun da defalarca gündeme geldiği bu anayasayı gerçekten toptan değiştirebiliriz. böyle bir yol da en başından beri mevcut.. fakat bunun için evvela elini taşın altına koymaktan çekinmeyecek bir hükümet ve tabiki hükümete bu yolda destek verecek toplumsal bir consensus lazım.

   paulie gualtieri   12.09.2009 17:48
   #1599973
18.

<bkz: almanya da ikinci resmi dil olarak türkce>

   hitlerrr   12.09.2009 17:59
   #1599995
19.

<bkz: bildiği yabancı dil kısmına türkçe yazmak>

   damdakipabuc   12.09.2009 18:03
   #1600000
20.

<bkz: türkiye de ikinci resmi dil olarak lazca>

   az pilav az kuru   12.09.2009 18:18 ~ 18:27
   #1600022

12 

 

sayfa

 / 2 

reklamı kapat

yazdır