u.l.a.s

1.

izmirli gelecegi parlak rap ci.

underollu isimli albumu ile dikkatleri uzerine cekmis rap ci.

   darbeli komutan   27.12.2009 02:00
   #1819103
2.

aşırı bilgili ve mütevazı rap müzisyeni.

   sherlock holmes   16.04.2010 23:13 ~ 20.04.2010 14:17
   #2025846
3.

kendisiyle bir röportajda bulundum. gerçekten uzun ve güzel cevaplar aldım. işte burada:

cbit:

u.l.a.ş kısaca kimdir?

u.l.a.s:

u.l.a.ş kısaca izmir / karşıyaka doğumlu ve yaklaşık 13 senedir aktif olarak müzik ile uğraşan ve yaptığı müziğin kitle dışı kulaklar ve beyinler tarafından da kabul edilmesini sağlayan, alışılmışın biraz dışında bir müzik adamıdır. çok kısa ve net bir tasvir oldu, ancak bu denli kapsamlı bir soruya ya çok uzun bir cevap ya da çok net bir cevap vermek gerekirdi, ben ikinci olanı seçtim...

cbit:

rap müzik ile nasıl tanışmıştır?

u.l.a.s:

u.l.a.ş rap müzik ile 1996 senesinde dinlediği ve dinlemeye başladıktan çok kısa bir süre sonra faili meçhul bir cinayet olarak kayıtlara geçecek 2pac sayesinde başlamıştır.

içine kapanık ve sakin bir çocukluk geçirdim, hiç bir müzik ve hatta sanat, spor vs... dalı ilgimi çekmiyordu. hepsi riyakar ve sahte geliyordu. bir gün bir arkadaşımın dinlettiği me agaınst the world albümü kararımı oldukça değiştirdi. çok samimi gelmişti albüm ve içerikteki derinlik. o yüzden kendim de denemeye başladım henüz çocuk denecek yaşlarda. sonrada, bilirsiniz işte, ben kovaladım, o bana alıştı, bir şekilde bir dinamizm ve uyum yakaladık rap ile aramızda, sonra konserler, albümler ve gerisi malumunuz işte. başladık ve gidiyoruz...

cbit:

ilk kayıtlarını nasıl aldın?

u.l.a.s:

sony marka bir müzik setimiz vardı. 2 adet kaset yuvası vardı ve ilkinde play'e basıp, ikincisinde kayda basınca, ilk yuvadaki kasette yer alan müziği ve o an bağladığım ucuz ve sıradan bir mikrofondan söylediklerimi aynı anda diğer, ikinci yuvadaki boş kasede kaydediyordu. ilk kayıtlarımı 1996 senesinde bu şekilde gerçekleştirdim ki o kayıtlar birer hatıra olarak saklıdır bende hala.

cbit:

etkilendiği müzisyenler kimlerdir?

u.l.a.s:

çok fazla isim var, frank sinatra'dan, 2pac'a, dre'den, norah jones'a, erkin koray'dan, zülfü livaneli'ne ve daha burada sayamayacağım bir çok isime uzanan bir yelpaze bu. ama aslında dinlediğim her şeyden etkileniyorum.

etkilenmeyi sadece olumlu etkilenmek olarak algılamaz ve etkisi ile kendini geliştirmek ve şekillendirmek olarak alırsak, olumlu ya da olumsuz, dinlediğim herkesten etkileniyorum. ancak ilk paragrafta olumlu olarak etkilendiğim sayısız isimden ilk aklıma gelenleri paylaştım.

cbit:

yeni isimlerden kimleri beğenir?

u.l.a.s:

aslına bakarsan çok fazla takip edemediğim için cevaplamakta çok zorlandığım bir soru bu. ama eminim çok yetenekli yeni isimler vardır. bu sorunun cevaplama hakkı saklı kalsın bende, şu yoğun dönemi atlatınca bu soruya ayrıca cevap veririm.

cbit:

ailen senin yaptığın müzik hakkında ne düşünüyor?

u.l.a.s:

çok uzun ve sosyolojik dinamikleri de katarak yine çok uzun bir cevap verilecek soru bu da, ancak yine kısa ve öz olanı tercih edeceğim; eskiden inanmıyorlardı, şimdi inanıyorlar...

cbit:

bu müziğin sana maddi olarak katkı sağladığını düşünüyor musun?

u.l.a.s:

ekmeğini yedim, yiyorum, nankörlük edemem ama şu an sıradan bir pop müzik sanatçısının kazandığının milyonda birini kazanmıyorumdur herhalde. mesela bu müzik yüzünden bir araba almışlığım yok. müziğe bizlerden çok daha az hakim bir çok isim ise koltuğuna kola döküldü, yıkatmaya değmez diye jeep değiştiriyorlar.

ama mühim bir detay, müzik, hele ki alternatif müzik para odaklı yapılmaz. bu bir sevdadır. sevginin olduğu yerde para sadece araçtır, amaç değil.

cbit:

tr'de politik olarak rap müzik piyasasında sağcıların egemen olduğu düşünülüyor. sence doğru mu?

u.l.a.s:

ama nedense sol odaklılar unutulmaz isimler oluyor. deniz gezmiş'in son mektubundan bir alıntı yapacağım "...insanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler. mühim olan çok yaşamak değil, yaşadığın süre zarfında büyük işler yapabilmektir, o nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum..." yani mühim olan kimin egemen olduğundan çok, kimin büyük işler yaptığı meselesidir belki de...

kaldı ki, müziği sol ve sağ şeklinde daraltmak da doğru bir yaklaşım değil. müzik siyaset üstü bir kavramdır. bu yüzden evrenseldir zaten. yani ben müziğe sağ - sol, müslüman - hristiyan, türk - amerikan, fener'li - galatasaray'lı gibi sığ limitlemelerle yaklaşmıyorum ve böyle bakmıyorum. ancak bir üst paragrafta sen soruyu bu doğrultuda sorduğun için bir çıkarım ve tespit paylaştım. yoksa müzik evrensel bir ikondur, sağı - solu belli olmaz!

cbit:

bazı dinleyiciler senden ulusalcı diye bahsetmekteler. onlara ne diyorsun?

u.l.a.s:

doğru bahsetmekteler o halde. ben ulusalcıyım. iyi bir atatürkçüyüm. ama burada atatürkçülük kavramını da açmak lazım. çünkü tıpkı '68 kuşağının lider gençlerine yapıldığı gibi, atatürk'e de kılıf ve kap biçme sistemi çok uygulanmaktadır. yani bir kökten dinciye sorsanız atatürk'ü başka anlatır, bir aşırı sağcıya sorsanız başka anlatır, bir liberale sorsanız başka anlatır. halbuki tek ve bir tane atatürk vardır. herkes kendine göre yontar onu.

ulusalcı, halkçı, devrimci bir liderdi mustafa kemal. keza aynı yakıştırmaları tüm atatürkçüler üstlenmelidirler. ulus bilincinin önemi, hele ki komşuları iran, ırak, suriye gibi devletler olan bir ülke için çok önemlidir. hele ki ortadoğu planlarını türkiye merkezli odaklayan emperyalist devletlerin leş kokan nefeslerini ensesinde hisseden bir ülke için ulusalcı yapı kat ve kat önemlidir.

kurtuluş savaşı işte bu ulus bilinciyle kazanılmıştır. yoksa belkide sen bu soruları bana şu an fransızca ya da ingilizce soruyor olabilirdin. sadece bu bile tek başına ulusalcı yanın öneminin somut ve bilimsel bir sağlamasıdır.

cbit:

zamanında seni gerek olympos ile gerek saian/patron kardeşler ile
gördük. bu arkadaşlarla nasıl tanıştın?

u.l.a.s:

bu sektörel bir durum. eğer ressam olsaydım, bedri baykam'la filan tanışırdım. aynı mesleği yapanlar birbirlerini tanırlar. bu çok doğaldır ve birbirlerinin duruşunu ve işlerini beğenenler yer yer ortak projeler içinde bulunurlar. bu böyle bir durumdan ibarettir.

cbit:

belki daha önce soruldu ama sperman'dan bahsedebilir misin? kimdir bu şahıs?

u.l.a.s:

sperman aslında amerikan süper kahraman misyonerliğiyle kafa bulan bir mantığın ürünüdür.

hep şöyledir ya, kahramanımızı bir şey ısırır, bir şey sokar, bir ışına maruz kalır ve birden süper kahramana dönüşür ve amerikan bayrağı renkli taytıyla dünyayı kurtarır...

ben de bize uyarladım. üniversitede okuyan ama babası emekli bir memur olan, bu yüzden ek bir işte çalışmak durumunda olan karakterimiz sonunda bir kimya laboratuvarında işe girer. bir gün sperm kıvamında bir sıvıya düşer ayağı kayınca ve hızla bir değişime uğrar, çok iri ve ultra esnek bir penise kavuşur. bir süper kahraman olmaya karar verir ve kötüleri esnek penisinden çıkan spermlerle etkisiz hale getirmeye başlar. bu kez dünyayı amerikalı bir süper kahraman kurtarmaz yani :) işte biz bu kahramana sperman diyoruz ve onu çok seviyoruz...

cbit:

müziğin dışına çıkarsak gerçek hayatta ne gibi aktiviteler yaparsın? ne işle uğraşırsın?

u.l.a.s:

işim müzik. aslında bu şöhreti televizyondan taşmayan sanatçılara sorulan abes bir sorudur. bunu geçte asıl işin ne şeklinde. e işim müzik işte. ne demek ne işle? işte bu soruları bana sormana neden olan müzikle uğraşıyorum ve asıl işim de bu. bunun dışında aslında bir muhasebeci ya da avukat değilim yani. işim; müzik.

bunun dışında yine müziğimin doğrudan etkisiyle bu aralar başladığım bir tiyatro maceram var, 1923 adlı bir oyunla tüm yurdu geziyoruz. oyunun tüm özgün müzikleri kendi ekibim olan peak müzik prodüksiyon'a ait ve bir çok u.l.a.ş şarkısı var oyunun içinde.

tiyatro ve müzik dışında da yer yer ve zaman zaman çeşitli akademik dergilerde ya da haftalık, aylık dergilerde yazıyorum ama bu düzenli bir yazı işi değil. yer yer ve zaman zaman.

işte hepsi bu...

cbit:
hobilerin nelerdir?

u.l.a.s:

kitap, film, ps3 oyun arşivi ve teknoloji...

cbit:

ileride büyük bir hayalin var mı?

u.l.a.s:

hayalleri olmayanlar yaşayan ölülerdir. hepimizin hayalleri ve ki benim de oldukça çok irili ve ufaklı hayallerim var. ancak bunları açıklamak istemem tabi ki, sadece var diyebilirim ki soru da "var mı?" odaklı bir soru zaten. yani elbette, var.

cbit:

aslen nerelisin?

u.l.a.s:

izmir - karşıyaka

cbit:

ailen acaba ismini ulaş bardakçı'dan etkilenerek mi koydu?

u.l.a.s:

evet, babam '68 kuşağından birisi. ulaş bardakçı'dan esinlenerek koymuşlar adımı.

cbit:

son olarak eklemek istediğin bir şey?

u.l.a.s:

güzel söyleşi için sizlere çok teşekkür ederim ve başarılar dilerim. u.l.a.ş hakkında tüm şarkılara, kliplere, tiyatro oyunu ve/veya konser tarihlerine kadar tüm bilgilere ulaşabileceğiniz adres olan www.ulasonline.com bu hafta içinde yeniden aktif oluyor. ben de sizleri oraya beklerim.

tekrar iyi çalışmalar.

cbit:

selam göndermek istediğin bir kişi?

u.l.a.s:

özel bir kişi yok, ön yargılarından kurtulmuş tüm ilerici gençlere selam olsun...

cbit:

röportajımız sona erdi. vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. saygılar ve sevgiler...

   cay bardaginda ice tea   26.12.2010 13:49
   #2262935
 
reklamı kapat

videolar

yazdır