universitede ilk gun

1.

<bkz: hoca sınıfa girince ayağa kalkmak>

   ecetemelkuran   01.08.2008 20:36
   #990055
2.

abuk subuk seminerlere katildiginiz bir gün olarak tarihteki yerini alir. okulda kaybolmayasiniz diye elinize kagitlar tutusturulur. ders secimini seminerlerden sonra yapmaniz istenir özellikle. seminerde yaninizda oturanla konusmaya calisirsiniz.
"o dili onun kadar iyi konusamayan biri" olarak kendinizi biraz da ezik hissedersiniz, lanet olsun. hemen savunmaymis gibi "baska ülkeden" geldiginizi söylersiniz.

ders bittiginde hocayi tebrik etmek icin masaya tiklamaniz gerektigini ögrenirsiniz. "garip" adet der, gecersiniz...5000 kisilik okuldaki 58 yabanci bayan ögrenciden biri de sizsinizdir...istatistiklere bu sekilde girmegi garipsersiniz...kocaman yerde kücükmüssünüz gibi gelir.

eve gittiginizde "iyiydi" diye gecistireceginiz gicik bir gündür.

   cemkirik limon dilimi   01.08.2008 20:57
   #990064
3.

ıslanmıştım, yağmurdan. keşke kurumasaymışım...

   spatzle   01.08.2008 22:45
   #990149
4.

liseyi bitirdiğim günden beri 2 kez dershanede ilk gün olarak yaşadığım ve bu sene yaşamama kesin gözüyle bakılan gün...

deneme sınavları ne zaman başlıyo diye sormazsam iyidir...

   trakian   01.08.2008 23:07
   #990170
5.

kötü bir gündür. mal gibi ordan oraya koşturur, inek gibi hiç birşeye anlama veremezsin. ya da ben çok salaktım.

   apeas   01.08.2008 23:10
   #990172
6.

kötüdür, yalnızsınızdır, kimseyi tanımazsınızdır. ama yine de, kesinlikle üniversitede son gün kadar kötü olamaz.

   raphael   01.08.2008 23:26
   #990188
7.

benim bi arkadaş var zil çalmasını beklemiş, 45 dakka olmuş hala zil çalmayınca hocasına da küfretmiş hatta.

bi arkadaş: enigmatic.

   zibidigibi   01.08.2008 23:29
   #990191
8.

talebeler evlerinden bilumum kek, kurabiye, yemiş, likit gibi ihtiyaçları getirirler. masalar birleştirilir. ondan sonra yeme-içme-sohbet-muhabbet faslına geçilir. günün sonunda herkes birer altını gün sahibine verir ve ikinci gün için bir hafta daha beklenir.

   ramiz   01.08.2008 23:29
   #990192
9.

hiç çekinmeyin hoşunuza giden ilk kıza teklif edin, zaten onunda ilk günü.

   annuit coeptis 13   01.08.2008 23:31 ~ 23:31
   #990193
10.

her gece yatmadan önce" acaba ilk günüm nasıl olacak oradakiler ne yer ne içer" diye stresli düşüncelerle başbaşa kalmamı sağlayan hadise.*

merakla beklediğim ilk gün.

   gumsizhayat   01.08.2008 23:34 ~ 23:36
   #990196
11.

insanin hayatinda birden fazla yasayabilecegi durum.

yil 2005.ciciler alinmis,baba ile okulun yoluna koyulmusuz.cantam bile var yeni.yandan asmali...arabadan iniyorum ve okula söyle bir bakiyorum.babam da "adamlara bak dükkandan okul yapmislar serefsizler" diyor.o an aldirmiyorum ne de olsa hazirlik siniflarinin binasi o.neyse okula hizli ve icten adimlarla yürüyorum.kapi var haliyle binada.ben ona bakiyorum o bana bakiyor.iceri giren cikan var sürüyle.anasi babasi yedi ceddiyle gelen var,ferrari ile gelen var,otobüsle gelen var, var oglu var.iceri girince bi kalabalik oldugunu görüp,babamla vedalastiktan sonra o kalabaliga dogru ilerledim.oryantasyon seysi vardi.o bitti.bir pano vardi üzerinde liste olan.sinif seviye listesiymis.hemen buldum ordan kendimi zira cok manyak ingilizce bilgim * ile zaten iyi bi sinifa cikmisim.listede yazan sinifi aramaya basladim...koridorlara daldim...benimle beraber gelenler vardi ve sanirim onlar benim potansiyel sinif arkadaslarimdi.sinifa girdim en arkaya oturdum her ezik ilk güncü gibi.siniftakilerin bazilari tanisiyorlardi ve bu beni cok rahatsiz etmisti.millet araba anahtarlari,i-podlar koymustu sirasinin üstüne...ben ise yandan asmali cantamla havalarda ucuyordum.hoca geldi tanisma fasli icin...sira sira herkes anlatti,fakat ingilizce! o an boku cuvalla yedigimi anladim.cm oynamaya benzemez bu is,metallica sarkilarina da benzemez.hocaya kendini tanitcan uzunca bahsetcen,sorularina cevap verceksin.yani hoca; " what do you do in your free times" dediginde "obey your master!master!" diyemezsin.lack of self-confidence oldum cm hesabi.herkes sakir sakir konusuyordu.hatta amerikaya bilmemnereye gidip dönmüsler vardi.sira bana gelmisti.adimi söyledim.may neym iz dedim.sonra i play basketball dedim.sonra bi ara costum nasil kurduysam o cümleyi "i have been called by national basketball team" dedim.hoca oh may gat dedi.fakat "i am injured.i cant play" derken gözyaslarim teker teker damlamaya basladi.tüm kazma arkadaslarim yildizdan genc takima ciktilar milli takima cagrilip oynadilar.aglama sebebim iki bilegimin de burkuk olmasimiydi yoksa ingilizce konusmada zorlanisim miydi? en azindan hoca ve arkadaslar sakatliktan dolayi yas döktügümü sandilar.halbuki basketi birakali zaten olmus 1 yil.elbette ingilizcede yusufladim ondan damladi o göz yasi.ama onlar sakatliktan sandiklari icin bana sevgiyle yaklastilar.hatta ilk ay herkes durumumu sordu.ben "iyiye gidiyor" diyordum.halbuki bi sikim yok he.neyse ilk güne döneyim.teneffüs icin ara verdigimizde kantini merak edip indim.süslü hatunlar ve ciks abiler vardi.elde araba anahtari sallar.kulaklik ile gezer,redbull icerlerdi.o ortam bana uygun degildi,cok net belli olmustu ilk teneffüs ile.

derken yil 2006.baska bi ülke,baska bir dil,kültür.yine dil kursu icin hazirlik okunan bi okul...ammaaa acayip tarihi 1365 te yapilmis "vay mina koim" dedirtiyor.mimari manyak.kurs dönemi bitip okula gecildiginde "ben dili ögrendim ogluaam!" der bazi bünye.fakat derse bi girdim...! anam! orda konusulan almanca,benim hazirlik kursunda ögrendigim almanca degil!hic bi bok anlamadim ve ders sonunda kosarak ciktim.hemen bir internet kafeye gidip tüm istanbulda bulunan universitelere mail attim.istegim cok acik ve netti. "beni geri aliiiiiiin!!!" cesitli cevaplar geldi ama dönmedim geri.derken bünyedeki sanatci yön agir basti.zaten sanatsal olan bölümüm yani sira isin özüne inme ve hayatimi o yönde cizmek icin ikinci bi üniversiteye daha girdim.

-yil 2008.bir arkadasin "ben sinava girdim gectim,kayda gidiyorum.sen de gel ögren giris icin ne gerektigini" demesi üzerine konservatuvara gittigim ilk gün.sadece bilgi alma amacli gitmis iken kendimi gayet hazirliksiz bir sekilde hocanin karsisinda sinav durumunda buldum.ne oldugunu anlamadan kaydim oldu ve hemen basladik.cok keyifli bi gündü.ezikler hala master of puppets,attila vs caliyorlardi bos anlarinda.güldürüklü bir ilk gündü.12 parmakli profesör ile tanismis,etrafimdaki japon ögrencilerin cokluguna sasiriyordum.okulun icin olabildigince 1700ler kokuyordu.bir an orada mozarta rastlayabilecegimi düsündüm.sürekli terliyordum,telefon elimde babami arayip " dehelelelelelele babaao girdim!tehelelelele" demek icin gözyaslarimin kurumasini bekliyordum.eve geri döndüm ailemi arayip haber verdim.

artik bi daha ilk gün eblekligi yasamak istemiyorum.bu maymun istahla daha cok yasarim gibi duruyor.

edit: ahhahha! anona yoyim eksi vermisler.hahhaha gercek lan bunlar.seviyorum sizi.töbe töbe ahhahha gece vakti koptum.

   petrucci   02.08.2008 01:33 ~ 01:46
   #990312
12.

fazla gerizekalı değilseniz okulun yerini biliyorsunuzdur ve hatta biraz şanslıysanız bir kaç hafta önceden ders programını edinmişsinizdir. her neyse...

ilk gün spiralli oldukça kalın bir defter, bir kalem ve silgi ele alınır (ve varsa ders programı) okula gidilir. olmadı okulda sora sora edinirsiniz ders programını. daha sonra etrafa saçma sapan bakılır. yüzünüze bakar insanlar çünkü çöm olduğunuz bellidir. hatta yazık lan diyenler bile oluyordur.

biri bana gelip bütün hocaları anlatıp gitmişti. ders programını ben bi kaç gün önceden edinmiştim. kampüse girdim. ders programına baktım trs 203 falan filan bişeyler yazıyor ordan tek anladığım 203 tü 203 nolu odaya gittim.

ders başladı ama hiç 1. sınıf dersine benzemiyordu adam döşedikçe döşüyordu. neyse sonunda rezil olmayı göze alarak yanımdakine sordum. bilağder hangi bölümdesin sen diye... adam makina deyince biraz rahatlamıştım aslında ama bende diyemedim. sonra bi'şey sorcam ama utanıyorum dedim sor dedi. ben hangi sınıfta derse gircem yeniyimde dedim trs teknik resim salonu anlamına geliyormuş... ve oraya gitmem gerekiyormuş neyse 4. sınıfların dersine ilk gün giren bi çöm oldum sanırım...

yine şanssızlıklar devam edecekti ben hala 1. rezilliğin şokunda tarif edilen teknik resim salonuna gittim ve oturdum... millet geldi yine bi'şeyler karışıyor. ters giden bi'şeyler olmalıydı çünkü bir sürü kız vardı bu sınıfta. e makinada hani kız olmazdı ağbi...

gel görki trs 'nin yeri o sene değişmiş ve benim gittiğim yer kimya bölümü lab'ı olmuş... neyse bu birazda şans oldu sanırım kızlarla tanışmış olmuştum...

tavsiyem şudur ki rezil olcam diye kendi kafanıza göre iş yapmayın unutmayın ki herkes bir gün çöm'dü...

   ugug   02.08.2008 02:01
   #990326
13.

elimde kalemim ve siyah defterim ile kantinin önünde oturmuş beklerken üzerimde bulunan my dying bride tişörtüyle haddinden fazla dikkat çekmiştim. hayatımın çoğu evresinde ''dikkatleri üzerine çeken çocuk'' olarak anılsam ve bu durum zerre hoşuma gitmese de sigaramı yakarak uzaktan bana bakan elindeki sigarayla oynamayı alışkanlık haline getirmiş bira göbeği olduğuna bahse girebileceğim ve metal müzikten hoşlandığını tişörtüme bakıp göz kırptıktan sonra yanıma yaklaşmaya başlayan, kendinden emin yürüdüğü besbelli adamı gördüm. elindeki dosyayı özenle tutuyor olması çekmişti dikkatimi. ayrıntılara dikkkat ederim.

yanıma gelen adam çöm olduğumu anlamış olacak ki sigara isteyecekti ve daha o istemeden sigaramı uzattım, şimdi söndürdüm, eyvallah dedi. yuvarlak plastik masaya birlikte oturduk. gözlerindeki yorgunluğu görebiliyordum. 2.dünya savaşında nazilere karşı savaşmış, anne frank'ın sevgilisi olmuş fakat o üzücü yıllardan sonra yalnızlığı ciğerlerinde hissetmiş gibiydi. nerelisin diye sorduğunda türkiye'nin en güzel yerinden geldiğimi söyledim, tebessüm etti, ben de diyerek karşılık verdi. herkesin vatanı herkese güzeldi. söze yeni olduğunu diğerleri gibi farkettirmiyorsun, bi'yaşanmışlık var diyerek bitirdi. ilk günleri sevmediğimi belirttim, ben de sevmem ama ilk güne özel duygular oluşmasını istediğim için gitmiştim deyince gözlerimi gözlerinden alamadım. aynı sebepten ötürü aynı masada buluşmuştuk, kesin dost olmalıyım dedim kendi kendime. elinde sayısal lotodan imzalı büyük ikramiye zarfını taşıyorsun öyle sıkı sıkıya tuttuğunu göre dedim. 7 yılımı verdim ben bu kağıt parçasına, diplomam dedi. daha önce kesinlikle karşılaşmış olmalıydık, yoksa o gözleri gördüğüm belliydi ama çıkaramıyordum.

cebinden çıkardığı sigarasını dudaklarına götürürken sana bi'sır vermemi ister misin? diye sordu. olur dedim gelişine. bu adamdan duyulacak her kelime her cümleye merak duyuyor on dk. önce gördüğüm adamı yıllardır tanıyor, birlikte içiyor gibi hissediyordum. sigaramı yakarken sustu, bekledi ve anlatmaya başladı:
bi'kızı arkada bırakıp gelmişsin canın acıyor, gitmek istiyorsun ama gitme. o kız seni aldatacak. yine canın acıyacak ama unutacaksın, hatta çok daha iyisini bulup diego diye seslenecek, nişanlanacaksın. bu konuşmamız sonunda okulu unutup, beni unutmak için alkole dayanacaksın, seni uyuşturmak için ne yapılabilirse yapacaksın, yapma. ölümü göreceksin. 4 dost kazanacak ve bu insanlara kendi hayatından daha fazla değer vereceksin embesil. embesil mi? adımı söylememiştim ama. konuşmayı ben yaparım burada sen dinlersin. ilk azarımı yemiş oluyordum hem hayattan hem kendisinden. ama yılma, çalış. seni seven insanlara kavuşmak için çalış, 7 sene sonunda da olsa başaracaksın dedikten sonra konuşan kişinin gelecekten gelen ben olduğunu anlamıştım. diploması elinde yorgun ve mutlu gözüküyordu, ama yılların yaşlandırdığı su götürmez gerçekti. ölecek kişiyi sormaya cesaret edemedim. sevgilimle ayrılacaksın demesini de umursamadım. hiç isim vermeden konuşmuş, benimle dalga geçmeye çalıştığını anlamıştım. ama son kez sigara yakarken çakmağını gördüğümde gözümden bir damla yai için kafamı öbür yöne çevirdim, sigaramdan nefes aldım. kimin vefat ettiğini öğrenmek için başımı çevirdiğimde gittiğini anlamıştım. bir de not bırakmıştı:

hayatını yaşa, doya doya.

   embesil   16.12.2011 18:33
   #2462779
14.

vermeyin.

   tiriviri   16.12.2011 18:34
   #2462780
15.

salak salak en öne oturursun amfide. sonra hoca sana pat diye soru sorar.. ara olur tam o esnada..sonra uçarak dördüncü kata çıkarsın..''ahmeeet.. hocanın sorduğu şu soruyu..''* cevabı alır amfiye dönersin.. sonra bakarsın ki hoca unutmuş soruyu moruyu.. ohh be! dünya varmış..*
en öne oturmayın!

   zelisa   16.12.2011 18:50 ~ 18:51
   #2462794
16.

şu diyaloglar bolca geçer:

-merhaba.
+merhaba.
-ben mahmut.
+ben de hurşit.
-memnun oldum.
+ben de.
-nerden?
+istanbul'dan.sen nerden?
-ankara.
....

diye devam eder.

ilk başlarda önüne gelen herkesle arkadaş olursun.
sonra yavaş yavaş ayrışmalar başlar.

   delizekali   16.12.2011 19:11
   #2462798
17.

elinde kalemi ve siyah defteriyle kantinin önünde oturmuş beklerken, üzerinde bulunan my diving bride tişörtüyle haddinden fazla dikkat çekmişti. hayatının çoğu evresinde "dikkatleri üzerine çeken çocuk" olarak anılsa ve bu durum zerre hoşuna gitmese de sigarasını yakarak uzaktan ona bakan, elimdeki sigarayla oynamayı alışkanlık haline getirdiğime, bira göbeğimin olduğuna bahse girebileceği ve metal müzikten hoşlandığımı tişörtüne bakıp göz kırptıktan sonra anlayan o çocuğun yanına yaklaşmaya başladım. kendimden emin yürüdüğüm besbelliydi. beni gördü. elimdeki dosyayı özenle tutuyor oluşum dikkatini çekmişti. ayrıntılara dikkat ediyordu.

yanına gittiğim çocuğun çöm olduğunu anlamıştım ki sigara ister gibi yaptım ve daha ben istemeden sigara uzattı. "öğrenci adamsın, ananın babanın dişinden arttırdığı parayı sigaraya yatırmaya utanmıyor musun eşşoleşşek" diyerek ilk silleyi yapıştırdım suratına. güller açmıştı pembe yanağında embesilin. üstüne bir de "uzun uzun yazıp da kasma, cümlenin başıyla kıçı ayrı telden oynuyor" diye nasihat etmeyi unutmadım.

   ramiz   16.12.2011 19:56
   #2462824
18.

simdi dusunuyorum da tamamen bir seyleri kacirdigim gunler. ilk gunden hangisi saylanir onu bilemen ama pazartesi ise uyuyup oryantasyonlarin bazilarini, persembe yani ilk ders gorulen gun ise sabahin korunde kalkip burs isi icin ugrasmaya gittigimden devamsizlik yaptigim...
heyt anasini ya block block girdiydi meret. sonra bir de kolaysa dert anlat millete daha ilk gunden ne gelmiyormusum diye.
zaten burs da cikmadi!..

ayrica girebildigim ilk derste her sey rayina oturmus gibiydi kitaplar alinmis odevler verilmis... birden bir bosluk icimde, aman ya rabbi sanirsin ki yeni ogrendigim bir dilin on dersini kacirmisim gibi bosluklara dusmeler... hoca turk mu degil mi diye cok dusunduydum, adi didem dedi birileri boyle heddi len ordan falan diyorum icimden.

komikti.

   betyl   08.03.2012 02:46
   #2493111
19.

comezler icin ilk gun:
1. etrafa saskin ve salak gozlerle bakilir.
2. okul taninmaya calisilir.
3. ders programlarini ogrenmek icin caba sarfedilir.
4. arkadas ortami olusturulmaya calisilir. vs vs..

kidemliler icin ilk gun:
1. comezlerle alay edilir.
2. yeni gelen kizlara/erkeklere 10 uzerinden puan verilir. vs vs..

   usescrt   08.03.2012 12:45
   #2493168
20.

o günün hiç gereği yoktur , okulda ne bir ders olur ne bir insan . ancak yeni kayıt olmuş hevesli öğrencilerin mükemmel arkadaş ortamlarını yaratmak için hevesle tüketeceği bir gün olma özelliğine de sahiptir. en nihayetinde hevesleri kursakta bırakacak ve oradan geri almayacak bir gündür.

   dinazor bluesu   09.03.2012 01:44
   #2493360
 
reklamı kapat

yazdır