y ol

1.

birhan keskin'in eksik dünya ve taç parçalarının bir arada olduğu kitabı,

"sunu(ya da bir parça matematik)

her gün bir kez bu kitabın başına geçtim. her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp, yüzümü yere eğdim. her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. her gün bir kez "neredeyim" diye sordum kendime. her gün bir kuzey kışı indi içime. her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. belki de her şey. her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm.güvercinleri yolculadım. her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. gördüğüm her "cümle" bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. her gün bir taş parçası söktüm içimden. her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. ayrılık günlerini sonradan niçin bir sisli perde gibi hatırlarız diye sordum.öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde. her gün sana içimden bir kez "sevgilim"diye seslendim. her gün sana bir kez "zalim" diye seslendim. her gün, yan yana oturup birbirine rikkatle bakan iki yaşlı kadını düşündüm. her gün o kadınların bu fotoğrafı yırtıldı dedim. her gün "ah" ettim bir kere, bir kere o ahı geri aldım. her gün "yol arkadaşım" dedim, kahırla kapladım sözlerimi. her gün acını tattım. her gün unutmak için değil, unutmamak için ağu kattım kalbime. her gün insan olmak ne çok kusur içeriyor diye düşündüm. her gün bir kilidi açmaya çalıştım. başka bir şey vardı, başka bir şey; ben sana dünyanın değil yer yüzünün diliyle seslenmiştim. çile nedir, günah ne? bana ne bunlardan. dünyanın merkezi sendin her gün ben senden uzayan uçsuz bucaksız bir kara. karrrrrrrrrrraaaaaaaaaa."

<bkz: birhan keskin>

   green accidents   23.01.2010 02:06 ~ 02:07
   #1878904
2.

taş parçaları'nın yedincisi var bir tek, şöyle:

"dünya ne ki sevgilim,
benim sana yaptığım kubbe yanında?
düşsün, olsun, bırak,
içinde yıldızlar patlıyor.
kolaydır inanmak kadar inanmamak da.
ister sal kendini dünyaya, ister kal yanımda.
her şeyden öte öyle sevdim ki ben seni
yoluna baş koymak diyoruz
biz barbarlar buna"
...

gerisini okumanıza gerek yok. ha, kim bağışlayacak beni'nin içinde 20 lak tablet diye bir kitap var. (toplu basıma dahil, tekini bulmak zor) gidin onu okuyun, şiir diyebilirsiniz içindekilerin çoğuna. heves kırarım ulan. akıllı olun.

   luigi arnalds   23.01.2010 02:17
   #1878928
 
reklamı kapat

yazdır