yalnizlik kederi

1.

fazıl say 'ın doğan kitaptan çıkan anlatı kitabı. piyano başında (adeta) acıdan kıvranarak, beynini patlatırcasına duran adamı görüp, o yalnız görünüşüne, nesnenin piyano oluşuna, öznenin ''dahi çocuk'' oluşuna aldanarak raftan aldıysanız bu kitabı, hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. zira kitapta, kapağında belirtildiği gibi ''bir müzisyenin notları'' ndan çok, sıradan bir insanın a veya b ile ilgili düşünceleri var. fazıl say 'ın düşünceleri değersiz mi, herkesinkinden daha fazla değil kuşkusuz. ancak müzisyen kimliğinin ön plana çıkarıldığı bu kapak fotoğrafı ve kitap açıklamasıyla ister istemez okura başarılı bir piyanist olarak yollarda geçen, etüt yapmak veya konser vermekten ibaret hayatı ile fazıl say vaadediliyor. oysa elimize geçen ne, fazıl.
hadi fazıl'ı da okuyalım, eyvallah. sıradan insan fazıl bu ülkeye nasıl bakıyo, neyi nasıl görüyo, bilelim. ama bakkalını anlat, türkan saylan'ı değil lütfen. dolabını anlat, ne bileyim magnet seviyo musun falan, ama deniz baykal'mış açık mektupmuş, girme bu toplara. hayır efendim, sakıncalı bulunurmuş, alperenlerin tepkisini çekermiş falan diye değil. samimi olmadığı için.
kendisini bu ülkeden kovmaya kalkanlardan ne kadar tiksindiysem, ne kadar nefret ettiysem onlardan, tribüne oynayanlardan, samimi olmayanlardan da o kadar nefret ederim çünkü.
''sen yazı yazma piyano çal'' denmesine de karşıyım bittabi. kimin ne yapacağına karar vermek kimsenin harcı değil. itirazım kapak fotoğrafı vesilesiyle sağ gösterilip sol vurulmuş olmasına.

   spm   12.08.2009 02:45
   #1536002
 
reklamı kapat

yazdır