yoklugun sen hali

1.

duygularımı kaybettiğimin farkındayım uzun zamandır. ellerimi boşluğa her uzattığımda içimde kanayan bi yara yok. sen yoksun!

insanlardan nefret etmeyi öğrendiğimde çok da küçük sayılmazdım oysa. önce yürümeyi öğrendim, sonra nefret etmeyi! ayakta kalabilmekse yaptığım en olgun davranıştı, sen bilmezsin...

bahsi geçen 'sen'ler hayatımın hangi dönemine ait bilmiyorum, bilmek de istemiyorum belki de. bu da öyle bir yazı olsun...

yazmayalı uzun süre olmuş.. parmaklarım birbirine dolandı ve bu yazı saturnus all alone dinlenirken yazıldı.

yok şimdi.

bulantım yok misal. sanırım çok sevgili bakterilerim benden vazgeçmek üzere... ne üzücüü! yalnızlığımı anlatabileceğim biri de yok. yalnızlık da yok. garip değil mi? ama bunu bana sorabilecek bri de yok.

yazılarımı her sabah okuduğum 'can dostlar' da yok son zamanlarda. bambaşka yürekler, bambaşka nefesler var etrafımda. büyük ve bi o kadar küçük...

küçüklüğümde biriktirdiğim 'şıp sevdi' sakızlarının o çok sevdiğim karikatürleri de yok artık ceplerimde. annem hala onlarla uğraşsa çıldırırdı sanırım.

eskiye ait yeni şeyler var. bi kaç fotoğraf karesi belki, kendimi bulmakta zorlandığım... o kadar!

var olan herşeyi birbir tükettiğimdendir belki bu yokluk hali.

sen bana bakma, her kimsen! canımı sıkan herşeye karşı göğüs gerip yoksayabilmeyi becerdim ben, bi bu aptal yazılardaki 'sen' karakterini yoksayamadım!

olmasan daha güzel belki...

yazılarımın 'sen' kısmına her kimi yerleştirmeye çalışsam üzerine bol geldi.

sanırım olmayışının sağlam hayranlarından biriyim ben! olsan çok da umrumda değil.. nasılsa yokedebilirim ben seni.

son sözüm de bu olsun o vakit:

'ben nasıl yok olurum anlayamıyorum: dünya yokolabilir belki.'

   bosmisra   27.04.2010 21:57
   #2042317
 
reklamı kapat

yazdır