yuzyilin kadini

1.

tugba ekinci'nin kendisini anlatan şarkısı.

kiriklarimi aldirdim
biraz uzayan saçlarimin
giyindim, hazirlandim, çok güzel oldum
sildim gereksiz numarani
yaktim fotograflarini
çöpe attim esyalarini
layigini buldun, dag gibiyim, tas gibiyim
artik yep yeniyim
film yeni basliyor
sonunu görecegim
sen kaybettin adamim
artik çok rahatim
bundan böyle seyret beni
yüzyilin kadiniyim.

   ramiz   29.08.2007 12:57
   #641025
2.

<bkz: hande yener>

edit: eksiyi bile göze aldım bu hatun için. *

   irtifakaybi   29.08.2007 13:16 ~ 13:23
   #641059
3.

"eskiden kadın olmak daha kolaydı. kadınlar sadece evde olur, yemek yapar, çocuk bakarlardı. sadece esinin geliri düşükse kadın çalışırdı ve çalışan kadına acınırdı.

kadın çalışıyorsa, evine bakamayacağı düşünülürdü,zaten kadın bekarken çalışıyor idiyse bile evlenince evinin kadını olurdu.

90'li yıllara gelindiğinde kadın sadece evde olmak istemedi, artık çalışmak ekonomik olarak özgürleşmek istiyordu.

önce üniversite okumaya ,sonra çalışmaya başladı. bu kadının hoşuna
gitmişti. çalışıyor, istediği gibi harcıyor, geziyordu.

artık çalışan kadın evli olmak değil bekar olup gününü gün etmek istiyordu.

yaşasın özgürlük...

çalışan kadın artık işkolik olmuştu, çalışıyor ve yükseliyordu.

zirveye ulaşmıştı. birçok şirkette önce orta kademe, sonra üst kademe yönetici kadın oldu.

doksanların sonuna gelindiğinde şirketler yalnız ve işkolik 30lu yaslarında kadınlarla doluydu.. bu çalışan kadına yetmedi, çıtayı biraz daha yükseltti.

artık hem evli ve hem de başarılı çalışan kadın olmalıydı. çalışan kadın etrafına bakındı. başarılı, paralı koca adayları gözden geçirildi. adaylardan kel, şişman ve kısa boylu olanlar hemen elendi. ince ruhlu, şaraptan anlayan, 14 şubat’ta müthiş sürprizler yapabilen, kimsenin bilmediği yerlerde baş başa tatillere götüren,yaşamayı seven ve bol bol espri yapanlar hemen kapışıldı. yurt dışından gelinlikler getirtildi. otellerde muhteşem düğünler yapılıp,maldivler'e ya da bali'ye balayına gidildi.

balayından sonra çalışan kadın hızla is başı yaptı.

gündüzleri toplantıdan toplantıya koştururken artık aksam yemeğini de düşünmeye başlamıştı. aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin gömlekleri, pantolonları ütülü mü, kıyafetleri kuru temizlemeciye gitti mi geldi mi, marketten alınacakların listesini çıkar, is çıkışı git al, eve gel, aksam yemeğini hazırla....

çalışan kadın artık mutluydu. gece yatağı sıcacıktı. üzülünce derdini paylasan, hastalanınca ona bakan, ağlayınca destek olacak bir omuza, göz yaşlarını silecek şefkatli ellere sahipti. 15 saat koşturmak kadına vız geliyordu. etraf bu şekilde koşuşturan, ev ile is arası çift vardiya çalışan kadınla doluydu.

zaman geçiyordu. çalışan kadın 35 ine yaklaşıyordu. biyolojik saati "be-bek, be - bek" diye uyarı vermeye başladı. evet çalışan kadın hemen çığlıklar atmaya başladı "kariyer de yaparım bebek de" diye... çalışan kadınlar hemen sosyetik kadın doğumcuların randevularını
doldurdular. çalışan kadınlar ajandalarına ve islerinin temposuna uygun zamanı seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya başladılar. kimi tek, kimi ikiz ,kimi üçüz istedi. 1-2 ay sonra güzel haberler sırayla gelmeye başladı, çalışan kadınlar hamileydiler.

çalışan kadın hem hamile, hem güzel olmak istedi. hemen diyetisyenlere koşulup, özel hamile diyetleri alindi, bol bol kivi yenmeye başlandı. eskisi gibi tatlı, tursu, börek, erik aşerilmiyor,karpuz,kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarısı eslerden.

çalışan kadın çocuğunu eski usul büyütmeyecekti.hemen onlarca hamilelik, bebek büyütme kitapları alindi, bir çok internet sitesine üye olundu, yoga ve anne-baba kurslarına yazılındı.çalışan hamile kadın artık gün gün takip ediyordu bebeğinin gelişimini. bugün 43. gün, bebeğim üzüm tanesi gibi... 59. gün, parmakları oluştu... 89.gün, bugün ilk defa hıçkırdı... 210 uncu günden sonra artık bebeğin matematik zekasının artması için mozart dinletilecek...

sonunda mutlu gün geldi. çalışan kadın artık anneydi. 3-4 aylik izinden sonra çalışan kadın öldürücü diyetlerle zayıflayarak incecik bir şekilde işbası yapmıştı.

artık basarili bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat çalışıyordu. bebek büyüdükçe, sosyalleşmesi için çalışan kadın cumartesilerini çocuğuna ayırdı. artık tüm anneler topluca etkinliklere katılmaya başladılar. yas günü partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol, tenis ve yüzme kurslarının biri bitiyor, diğeri başlıyordu.

çalışan kadına bu da yetmedi. artık hem çalışıyor,hem iyi bir es olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapıyordu. çalışan kadın çıtayı bir kez daha yükseltti.

o artık evinde katkısız, sağlıklı ekmekler, reçeller yapmalı, organik gıdalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazırlamalı, çocuğuna ve esine özel günlerde pastalar yapabilmeli, bu pastaları çok güzel süsleyebilmeliydi.

bütün çalışan kadınlar yemek yapma kurslarına koşmaya başladılar. evlerine ekmek yapma makinaları aldılar, toplantı aralarında bir birlerine yemek tarifleri vermeye başladılar, "dün nefis bir çavdarlı ekmek yaptım, istersen tarifini vereyim" "ben de hafta sonu harika bir pasta yaptım. evdekiler bayıldı. bir aksam gelin de size de yapayım"


bakalım çalışan kadın bundan sonra çıtasını nereye yükseltecek?

gelelim erkeğe...

bu süreç içerisinde çalışan erkek ise çıtasını hiç yükseltmedi.

80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep tv izliyordu..."

not: e-posta yoluyla alıntıdır.

   sherry   29.08.2007 14:15
   #641155
4.

<bkz: anne>

   helen   29.08.2007 14:19
   #641160
5.

<bkz: ajda pekkan>

   powerpufff   29.08.2007 14:21
   #641162
6.

<bkz: ben kimselere yar olmam> * *

   neldock   29.08.2007 14:22
   #641164
7.

inanilmaz guzelligi ile <bkz: monica belluci>dir. kocasina hostellere dusesin,halkalar a gelesin diyerek dualar edilir.

   huayi   29.08.2007 14:22
   #641165
 
reklamı kapat

yazdır