murat bardakci

77.

tarihin arka odasından girip yatak odasından çıkan zattır. okulda tarih adına öğrendiğim onca güzel bilgiyi tazelemek adına ve hatta zat-ı şahanelerinin bilgi birikiminden faydalanmak adına gece saatlarce ızdırapla (sebebini aşağıda anlatacağım) izlediğim programından (ki 3 hafta dayanabildim) deyim yerindeyse kayda değer bir şey öğrenemediğimle birlikte vakti zamanında okulda öğrendiklerimin de murat bey sayesinde sağırlaşmasıyla ve yerini osmanlıdaki hamam tasının nakkaşından, boncuğun hangi diyardan geldiğinden, atın eğerinin bilmem kaç tane boncukla süslendiğinden müteşekkil bir hal almaması adına kendisine gıyabında teşekkür edip bildiklerimi korumak adına programı izlemekten vazgeçtim. bilmek ve öğrenmek için iyi bir kaynak arıyorsanız o kaynak murat bardakçı değil kitaptır.
alakasız da olsa: "kitap gibi hatun" vardır ama kitap gibi erkek yoktur*

ızdırabın sebebi: murat bey'in nasıl bir yapısı varsa artık, sanki ilkokulda hiç kız arkadaş edinemeyen, kız arkadaş edinmek için sataşan gürbüz çocuklar gibi; programdaki kızcağızları (eskiden pelin, şimdilerde selin) sözlerini keserek, bazen çemkirerek, bazen de alenice aşağılayarak, "böyle bir kitap yazılmamıştır, yazıldıysa da ben yazdım" minvalinde şişkin egoyu gözümüze gözümüze sokması, tevazu denen olgunun kendisine uğramaması programı izlerken çektiğim bütün ezaların sebebidir.

   tukenentukenmezkalem   21.03.2012 15:02
   #2497624

başlığın devamı

 
reklamı kapat

yazdır