metiano

metiano
şu anda çevrimdışı
kayıt: 16.07.2007 21:08
son giriş: 10 yıl önce
son online: 10 yıl önce
son entry: 10 yıl önce
 

son yazıları

· saatli maarif takvimi

· bu sabah mahmut var istanbul da

· sen kuskudarsin buyuk dusun

· ismail rap yapan grubumuza ismail araniyor

· islami rap yapan grubumuza gotik bayan vokal araniyor

· adeta on sekiz on sekiz on sekiz on sekizmis

· manita yapinca arkadaslarini satmayi gayler bile yapmaz

· 15 subat dunya adeta bloglar gunu

· gectigimiz ay evlenmek

· karniyarik

martinin sessizligi

 

insanların hiç aklına gelmez; karnı doymuş türk martısı püfür püfür deniz havasında boğaza karşı bir sigara tellendirmek ister mi istemez mi diye. halbuki martı da olsa insan insandır. ayrıca bu durum için yeşilaycılık yapmanın gereği de yok çünkü sigara kullanmıyorsa zaten izmariti kapmaz ama çoğu kasımpaşa çocuğudur bunların, içer.

deniz havası iyidir her zaman. önemli olan ise insanın havası, o iyi olsun. bu martının havası pek iyi değil gibiydi. kanat çırpışı hayatın tüm yükü görünmez iplerle yorgun kanatlarına bağlanmış, onu boğazın derinliklerine çekiyor gibiydi. tanıyordum onu.

bir sigara yakıp simitten sonra iyi gider diye ona attım. simit attığımda bu kadar sevinmemişti. sigarayı havada yakalayıp, ayağımı koyduğum yere denizi seyredebilecek şekilde kondu.

kuş gibi hafif konmasını bekliyorken dertleri ile birlikte taş gibi ağır çöktü. "neden tüylerin beyazlamış arkadaş? sana da benim gibi çektiren mi var?" diye soracaktım ama gövdesinde beyaz tüy kalmamıştı. o beyaz parlak tüyleri bu şehirle birlikte grileşmiş, solmuştu.

gagasında yarısı içilmiş sigara ile soğuk, siyah-beyaz bir istanbul sabahında kısık gözlerle uzaklara bakıyordu. bu haliyle tam fotoğrafı çekilecek gibi görünüyordu. o ise nasıl göründüğünü değil neyi görmek istediğini düşünüyordu o an.

hayali, karayı gösteren tropikal iklim martısı olmaktı. her gün uzak kıtalardan gelen farklı gemileri görmek onları şen kahkalarla graaklayarak karşılamak isterdi. oysa hayallerinden binlerce deniz mili uzak, onlarca derece soğuktaydı. gerçek, sabahtan akşama kadar karın tokluğuna aynı şekilde kanat çırpmaktı onun için. tüm hayatını tek bir fotoğraf ile anlatabilirdiniz. o kadar aynıydı hayatındaki herşey.

oturduğum yerden gördüğüm kadarıyla, gagasının kenarında hayatı boyunca yaşadığı hayal kırıklıkları ile şekillenmiş alaycı bir "sçayım böyle hayata" gülümseyişi vardı. fakat birine denk gelirde bu kişi bunun üzerine piyango bileti alırsa ve bu bilete büyük ikramiye çıkmazsa küfür yerim diye gerçekleştirmemişti hiç. isyanını, büyük abdest yapıp başka insanlara kağıttan umutlar olarak dağıtamazdı. o karakterde bir martı değildi.

sigarasını bitirdi. gerçeğe dönmek için silkelenip kanatlarını olduğu yerde çırptı. sonra biraz tereddüt ederek kafasını bana doğru yarım çevirdi. boş bakışlarla başını "sigara için sağol" der gibi öne eğip tüm boşvermişliği ile simit yavanlığındaki hayatına kanat çırpmaya devam etti.

canım sıkılmıştı. bir sigara da kendim için yaktım. derin bir nefes çektim. uzaklara takıldı gözüm. bu sefer sıra bendeydi...


etiketler: marti simit sigara vapur deniz hayal gercek

   metiano   09.01.2008 14:30 ~ 14:41

yorumlar (0)

 

laflog

rss.xml